Çevresel etkilenimin özellikleri bir önceki yazımızda verilmişti: Etki gecikerek ortaya çıkmakta yani etkilenimle etkilenim arasında bir gözükmezlik devresi bulunmaktadır. Çok etmenlidir ve özgül değildir. Etkilenim sonuçları kişiden kişiye farklılık göstermektedir.
Etken
Zoretkenleri (stresör) vücuda zarar verme gizilgücüne sahip olan etmenlerdir. Başlıca zoretkenleri fiziksel, biyolojik, kimyasal, mekanik ve psikososyal olabilir. Toksikologlar daha çok kimyasal zoretkenleri ve fiziksel zoretkenleriyle ilgilenirler. Ancak radyasyon, enfeksiyon ve psikolojik zoretkenleri toksik kimyasalların etkisini değiştirebilir.
ABD'lerinde 70 000'den fazla kimyasalın kullanımda olduğu belirtilmektedir. Avrupa birliğinde bu sayı 30 000 kadardır. Bunlar çok değişik etki ve yollarla çevresel dolaşıma girmekte değişik aracılarla insan ve diğer canlıları etkilenim altında bırakmaktadır.
Toksik kimyasallar:
-Hedef bireyle karşılaşana kadar hava, su, toprak gibi çevresel ortamlara değişik derişimlerde girerek hareket ederler.
-Bunlar solunarak, yutularak, deriden ya da enjeksiyonla alınırlar (etkilenim).
-Kan dolaşımına emilirler (alım) ve belirli bir derişime ulaşırlar (kan düzeyi).
-Hedef organa sunumlarının (hedef organ dozu, hedef dozu) yanı sıra, metabolizma, konjugasyon, depolanma ve boşaltım gibi karmaşık süreçlere girerler.
-Ters etkiyi oluşturmak üzere bazı moleküler, biyokimyasal, hücresel, fizyolojik yapı ve işlevleri etkilerler. Bunların içsel dağılımları ve hedef organa, doku ya da hücreye ulaşan doz; taşıyıcı proteine bağlanarak, metabolik etkinleştirme ya da etkisizleştirme, değişik dokularda depolanma ve boşaltımla değişir.
Kimyasallar yapılarına, kaynaklarına, ekonomik rollerine, etki düzengelerine ve hedef organlarına göre sınıflandırılabilmektedir.
Birçok canlı kendilerinin yenilmesini engelleyecek ve düşmanlarından koruyacak kimyasallar salgılarlar. Bunlar doğal ya da biyolojik bileşiklerdir. Bu gibi doğal biyoetkin maddeler toksin olarak adlandırılırlar. Bitkilerde de doğal canlıkıranlar vardır. Bunlar çok yüksek oranlarda da olabilmektedir. Bu doğal canlıkıranlar uzun bir evrim sürecinin ürünüdür. Yani bu bitki ve ürünlerini yiyen canlıların milyonlarca yıl süren seçici bir uyumu vardır. Oysa insan yapımı canlıkıranlar ise onyıllar içerisinde geliştirilmiştir. Bu nedenle bunlar çok yüksek düzeyde zarar verebilmekte, hastalandırmakta, hatta ölümcül olmaktadır.