Koruyucu hekimliğin anlaşılması kimi kültürlerde zordur. Çünkü insanlar o toplumlarda işlerini güçlerini sürdürdükleri sürece sağlıklı olduklarını düşünürler. Ancak bu işlevlerini engelleyecek bir durum söz konusu olduğunda çare ararlar. Hekim bir ilaç verecek ya da ameliyat yapacak sağlık sorunları ortadan kalkacaktır. Bu nedenle hekime başvurduklarında onunla bir sağlık sözleşmesi yaptıklarını varsayarlar. Sistemin hatasına bağlı bir sorun söz konusu olduğunda da hekimi suçlar, ona saldırır hatta canına kastedebilirler.

Bu gibi toplumlarda gerçek bir sağlık sistemi kuramayan politikacılar bireylerin bu yaklaşımını destekleyecek bir yaklaşım içinde bulunurlar. Gerçek koruyucu hekimlik uygulamalarının propaganda gücü yoktur bu nedenle de önem verilmez. Tedavi kurumlarını, tedavi kurumlarının fizik standardını ve teknolojiyi sağlığın temel etmenleri gibi gösterirler. Hekim ve sağlık personeli düşmanlığını alabildiğine körüklerler. Bu gibi politikacılar sağlık yöneticisi olduklarında eski bir öyküdeki 'insanları köprüden atan kişi' gibidirler ve sorunu köprüden atılanlar ve onları kurtarmaya çalışanlar görür:

Bir hekim usta ve öğrencisi ırmak kenarında yürümektedir. Öğrencisi akıntıya kapılmış birinin boğulmak üzere olduğunu görür. Biraz da hocasının gözüne girme çabasıyla hemen suya atlar. Adamı güçbela sahile çıkarır. Gerekli ilk yardım müdahalelerini yapar. Hasta kurtulur. Ama bakar ki ırmakta biri daha boğulmaktadır. Onu da sudan çıkarır. Gerekli yardımı yaparken bir üçüncü bir dördüncü…

Artık iyice bunalınca ustadan yardım beklediğini anlatma telaşına düşer:

-Çok yoruldum, artık bunları kurtarabilecek gücüm kalmadı! Yoksa suya atlamakta bir a bile duraksamam! Irmakta boğulmak üzere olan o kadar çok adam vardı ki… Yeni biri daha olursa ne yapacağımı bilemiyorum…

Hoca sakin bir biçimde ona dönerek köprüyü gösterir:

-O zaman onları köprüden aran adamı durdurmayı denemelisin!

Gerçekten de çoğu sağlık sorununda birileri insanları sürekli köprüden atmakta, birileri de olağanüstü fedakarlıklarla ırmaktan adam kurtarmaktadır. O telaş içinde köprüden sürekli olarak adam atıldığının farkına varmazlar. Kurtarıcıların gücü bir süre sonra tükenir.

Sağlık hizmetini sadece reçete yazmak ve ameliyat etmekten ibaret gören yöneticiler ise köprüden adam atmaktadırlar.