Genel sağlık tanımı olan bedensel, ruhsal ve sosyal bakımlardan tam bir iyilik hali yaşlılar açısından değerlendirildiğinde önemli problemlerin varlığını ortaya çıkarmaktadır.

Yaşlıların çevre sorunları fizik, biyolojik ve sosyal çevre öğeleriyle bir bütün olarak ele alındığında sorunun boyutları daha da büyümektedir. Sosyal sağlık gelişmekte olan ülkelerde o ülkelerin kültürlerine göre geniş aile içerisinde bir dereceye kadar çözümlenmiş gibi görünmektedir. Özellikle yaşlıların yeni kuşaklar üzerindeki etkisinin sürmesi, onların daha işlevsel bir yaşam sürmelerine neden olabilmektedir. Ancak bununla ilişkili eğitim ve sosyal sorunlar da bulunabilir.

Toplumlar kentleşme sürecinde çekirdek aileye kaydıkça yaşlılarla ilgili problemler ön plana çıkmaktadır. Yaşlı alışılagelen geniş aile içerisindeki işlevlerini yitirmekte, onları yaşama bağlayan bir takım uyartılar ortadan kalkmaktadır. Yaşlıların yalnızlığı, beraberinde sosyal ve ekonomik bir takım stres faktörlerini de birlikte getirmektedir.

Yaşlıların toplumsal açıdan önemli bir sosyal güvenlik grubu oluşturduğu bilinmektedir. İşsizlik vb. gibi nedenlerle erken emeklilik çoğu kez erken sosyal yaşlılığı da birlikte getirebilmektedir. Enflasyon vb. ekonomik zorlar yaşlılıkta sağlanan ekonomik düzeyin giderek aşınmasına neden olabilmektedir. Küreselleşme sosyal devlet yaklaşımının sağladığı birçok güvenceyi ortadan kaldırmaktadır. Yaşlılıkla ilgili birçok sağlık sorununun yaşlanma sürecinden ayırt edilmesi, bunlarla ilgili koruyucu önlemlerin belirlenmesi zordur. Yaşlılığın toplum geleceğinde etki ve rolü tam olarak değerlendirilmiş ve araştırılmış değildir.

1950-1980 arasında Dünya nüfusu yüzde 2'lik artış ve her otuz senede ikiyi katlanmasıyla alarm vermeye başlamıştır. Bu dönemde yıllık 65 yaş üzerindeki nüfus artımı yüzde 2,3, 85 yaş üzerindekilerin artımı ise yıllık yüzde 4, 2 olmuştur.

Kalp hastalıkları, kanser ve inme, KOAH en önemli ölüm nedenleri arasında yaşa bağlı olarak artmaktadır. Alzheimer hastalık sıralamasında belirgin bir yer almaya başlamıştır. 1993 yılında bu hastalıktan 16 bin 753 ölüm olmuştur ve üçte ikisi kadınlar arasındadır(19). ABD de 55-74 yaşları arasındakilerde yapılan bir taramada yarısından fazlasının (yüzde 54) 400 m yürümekte güçlük çektiği, yüzde 62'sinin 12 kg ağırlık kaldırmakta zorlandığı, yüzde 65'inin çömelme, eğilme, diz çökme gibi hareketleri yapamadığı belirlenmiştir.

Gelecekte yaşlılar açısından sağlık uygulamaları, emeklilikle ilgili kamu politikası, toplumun yaşlı bireylerinin çalışmayı sürdürme eğilimi gelecekte yaşam kalitesinin önemli belirleyicileri olacaktır.