'Koşuyor altı yaşında bir oğlan,

uçurtması geçiyor ağaçlardan,

siz de böyle koşmuştunuz bir zaman.

Çocuklara kıymayın efendiler.'

Böyle demiş Nazım Hikmet, 1955 yılında yazdığı bir şiirde...

Ama ne yazık ki, o zamana kadar olduğu gibi o zamandan bu yana da çocuklar 'büyükler'in yarattığı kıyımların, savaşların, bozuk düzenlerin kurbanı olmaya devam ediyorlar.

***

Elbette, saydığımız bozuklukların tek kurbanı çocuklar değil...

Ama haksızlığa uğrayan diğerlerinden onları ayıran bir nokta var...

Kurbanı oldukları haksızlıkları onlar yaratmıyorlar.

***

Biz 'büyükler', hiç birimiz masum değiliz...

Kimi zaman yanlış işler yapıyor ve bunların bedelini ödüyoruz...

Kimi zaman da gözlerimizi yanlışlara yumuyor, haksızlıklara ortak oluyoruz...

Çocuklar öyle değil...

Belki büyük oldukları zaman onlar da bizim yaptıklarımızı yapacak...

Ama çocuk oldukları sürece masumlar.

***

Birleşmiş Milletler (BM) 1989 yılında 20 Kasım'ı Dünya Çocuk Hakları günü olarak ilan etti... Amaç, çocuk hakları ve haklarına ulaşamayan çocuklar hakkında farkındalık yaratmak...

Ne var ki, çocuklar haklarının farkında değil... Farkında olsalar da 'farkındalık' yaratma şansları yok...

O nedenle iş yine 'büyükler'e düşüyor!

***

Çocuk Hakları Günü dolayısıyla Birleşmiş Milletler (BM) Özgürlüklerinden Mahrum Bırakılan Çocuklar Üzerine Küresel Çalışma adlı araştırma yaptırmış... Araştırmaya göre 5,4 milyon çocuk, çeşitli kurumlarda, 1,4 milyonu gözaltında merkezlerinde, 330 bini göç merkezlerinde, 35 bini çatışma bölgelerinde, 19 bini ise tutuklu bulunan aileleriyle birlikte 'nezaret altında' tutuluyor...

Uluslararası Gıda Politikaları Araştırma Enstitüsü'nün (IFPRI) yayınladığı bir raporda dünya genelinde 6 çocuktan birinin açlık çektiği bildiriliyor... Raporda, her yıl 1,1 milyon çocuğun yetersiz vitamin ve mineral alımına bağlı 'gizli açlık' nedeniyle yaşamını kaybettiği bilgisi yer alıyor...

Suriye'de 5 buçuk milyon çocuğun savaş nedeniyle sağlık, eğitim ve psikolojik yönden yıkıcı bir şekilde etkilendiği tahmin ediliyor...

'Çocukları Kurtarın' isimli yardım kuruluşunun hazırladığı bir rapora göre yalnızca Yemen'de savaş nedeniyle açlık çeken çocukların sayısı 5,2 milyonu geçiyor... Suudi Arabistan'ın uyguladığı ambargo nedeniyle geçen yıl açlıktan ölen çocuk sayısı 85 bini geçmiş durumda...

Dünya Gıda Programı İcra Direktörü, dünyada yoksulluğun ve gıda fiyatlarının artmaya devam etmesi nedeniyle her 5 saniyede bir çocuğun açlıktan öldüğünü söylüyor...

***

Sorun Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor...

Üstelik 'göçmenler' nedeniyle bu sorun 'katmerleniyor'...

Türkiye'de bulunan 3 milyon 682 bin kayıtlı Suriyeli göçmenin yaklaşık yüzde 47'sini çocuklar oluşturuyor... Çocukların yüzde 52'den fazlası okul çağında olmasına karşın okula gidemiyor... Kamplar dışında yaşayan çocuklar arasında okula gitme oranı yalnızca yüzde 26... Bir de refakatsiz göçmen çocuklar var ki, onların durumu tam anlamıyla içler acısı...

Bu çocukların önemli bir bölümü 'suça sürüklenme' ve cinsel istismar tehdidi ile karşı karşıya...

Çocukların önemli bir kısmı sokaklarda yaşadıkları için göçmenlere karşı biriken hoşnutsuzluk onlara yönelebiliyor.

***

Ülkemize gelen göçmenlerin büyük bir bölümünün bundan sonra kendi ülkelerine dönmeyecekleri ya da başka bir ülkeye geçemeyecekleri gerçeğini kabullenmemiz gerekiyor...

Eğer bundan sonra onların önemli bir bölümüyle birlikte yaşayacaksak, bize düşen en önemli görev, öncelikle çocukları korumak ve kurtarmak...

Çünkü onlar geleceği temsil ediyor.