Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçenlerde, her akşam yatmadan önce şifa niyetine yediği manda yoğurduna karıştırılmış Medine hurması, kestane balı ve yulaf ezmeli tarifi paylaştı. Birkaç gün önce de gençlere tavsiyelerde bulundu.

'Kağıda basılı kitabı çantanızdan asla eksik etmeyin. Düzenli olarak her gün spora vakit ayırın. Demli bir çay ve kahve eşliğinde yapılan sosyalleşmeyi ihmal etmeyin. Ülkemizi, dünyayı gezmek için şartlarınızı zorlayın.'

Biz sıradan kulların asla erişemeyeceği manda yoğurdunu nereden temin ettiğini öğrendiğimiz Erdoğan, keşke gençlere öğüt vereceğine düzenli bir gelir elde edeceği iş verseydi, kredi temin etseydi, onların yurt sorununu çözüp yıllardır çaresizlik içinde kıvranan, üniversiteyi bitirdiği halde hala annesinin babasının verdiği harçlıkla idare eden gençler olduğunu hatırlasaydı.

Anlıyoruz ki, kredisini ödeyemediği için haciz takibine uğrayan binlerce gencin çığlığı külliyenin duvarlarına çarpıp dönüyor. Atanamayan öğretmenlerin intihar haberleri duyulmuyor bile. Oysa gençler değil dünya turuna çıkmak, değil Ankara'dan İstanbul'a gitmek, Kızılay'a inecek dolmuş parasını bulamıyor. Sosyal medya hesaplarında paylaşılan mesajlara bakılırsa pek çok üniversitelinin akşam aç yattıkları, günde bir öğün ucuz yemekle idare ettikleri anlaşılıyor. Arkadaşlarıyla mütevazi bir kafede oturup çay-simitten oluşan bir menünün ücretini dahi ödeyemeyecek kadar sefil hepsi.

Aslında milletçe sefilleştik ve milletçe 'tıp' oynamaya başladık.

Hani şu ebenin yüzünün duvara dönük olduğu, aniden döndüğünde herkesin olduğu yerde susup donmuş gibi kaldığı, tüyü bile hareket edenin yandığı oyun olan tıp oyunu…

Akaryakıt zamları gelince halk, arabasına binemez oldu ve olduğu yerde bıraktı. Benzin istasyonları 'tıp' dedi, Petrol Ürünleri İşverenleri Sendikası'nın açıkladığı verilere göre, azalan kar marjı ve artan maliyetler nedeniyle 800'e yakın akaryakıt istasyonu kapandı. Memleketim olan Sivas'tan İstanbul'a otobüsle yolculuk yapmanın bedeli bir kişi için 450 lira, gidiş-dönüş 900 lira olunca halk, olduğu yere çivi ile çakıldı adeta… Yazın ailecek bir memleket havası almak istenilirse, bir yolculuk için bir maaş harcanacağından bir yere kıpırdamak da imkansızlaştı. Otobüs firmalarının yeterli yolcu olmadığı için seferleri iptal ettiğini de söylemeliyim.

Otomobil satışları azaldı.

Cep telefonu ithalatı geriledi ve 2019'da 12 milyon adet telefon ithal edilirken bu rakam 2021'de 4,3 milyona düştü. Böylece, sokak röportajlarında sıkça rastladığımız şekilde AKP'li seçmenin 'çıkart şu telefonunu' diyeceği bir durum kalmadı.

Ev-araba hayali bitti. Beyaz eşya alınamaz, eskiyen mobilyalar yenilenemez oldu. Tatil planları iptal edildi. Kombiler, elektrikler kısıldı, giysiler eskidi, ayakkabılar delindi, kitaplar basılamaz hale geldi. Sinemaya, konsere, tiyatroya gitmek unutuldu. Dostlarla bir akşam yemeğinde buluşup sohbet etmek maziye ait fotoğraflarda kaldı.

Daha az yer, daha az gezer olduk.

Hasılı kelam, hareketli olan fiyatlar, nerede duracağı bilinmez şekilde yükselmeye devam ediyor; biz ise şoktan şoka girdiğimiz için buzdan ademlere dönüştük.