AKP iktidarı, ana muhalefet partisi CHP’yi parçalamak üzere geçen yıldan beri sistematik ve zaman ayarlamalı operasyonlarla yürüttüğü sindirme politikasının her bir adımında bir başka aşamaya geçiyor. Seçme ve seçilme hakkını neredeyse ortadan kaldıran, sandığı anlamsızlaştıran, siyasal rekabeti tümden yok eden bu zihniyet, CHP açısından dokunulmaz gözüken ne varsa dokundu ve hiçleştirdi.
Çankaya Belediyesi, çok uzun yıllardır Beşiktaş, Kadıköy gibi CHP için dokunulmaz, fethedilemez kalelerden biriydi. AKP bu belediyeyi kazanabilmek için çok uğraştı, farklı politik stratejiler geliştirdi; seküler çevrelere şirin gözükmek, bölgede yoğunluklu Alevi oylarını çekebilmek için bu profillere uygun adaylar peşinde koştu ama yine de başarı elde edemedi. Beşiktaş, Çankaya, Kadıköy gibi ilçeler, siyasal İslamcılar ile seküler çevrelerin mücadele alanına dönüştü.
AKP, sandıkla elde edemediği bu ilçelere şimdi tek tek operasyon düzenliyor. Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner de dahil olmak üzere pek çok bürokrat tutuklandı. Oysa yolsuzluk yapılmış olsa bile belediye başkanlarının yargılama süreçleri belli ve AKP yargısı bu süreçleri zerrece önemsemiyor.
Çankaya Belediyesi, bir aşil topuğu idi, CHP, son operasyonla aşil topuğundan vuruldu ve ölümcül darbeyi yedi. Böylece siyasal İslamcılar, muhalif seçmene yüzde 90 oyla bile seçseniz ben o belediye başkanını tanımam mesajını vermiş oldu ve neredeyse CHP’nin elinde belediye kalmadı.
AKP, sanırım altın vuruşunu Mansur Yavaş’la yapmak istiyor. Şu anda hafif dokundurmalar, açılan kimi soruşturmalar bu vuruşa hazırlık gibi gözüküyor. Ancak tepkisini hesaplayamadığı bir milliyetçi kesimin olduğunu söylemek de gerekiyor.
Mansur Yavaş, milliyetçi çevrelerin doğal adayı olma konumunu sürdürüyor. Her ne kadar Ekrem İmamoğlu ısrarla ve sistematik biçimde Erdoğan’ı yenebilecek isim olarak sunulsa da Mansur Yavaş’ın oy oranı birçok ankette İmamoğlu’na göre daha fazla çıkıyor.
İmamoğlu biraz da Yavaş’ın adaylığını engelleme düşüncesiyle kendi adaylığını erkenden kesinleştirmek istedi. Dayatmacı bir tavır sergileyerek, resmi olmayan bir önseçim manevrası ile partililerin tercihinin kendisi olduğunu göstermeye çalıştı.
Üstelik, seçimin ne zaman yapılacağı belirsizliğini korurken ve normal seçim takvimi işletilse 3 yıl bir gibi bir zaman var iken… Yavaş ise erken adaylık tartışmalarından uzak durdu ve halkın kendisini belediye başkanı seçtiğini, dolayısıyla belediyeciliğin öncelik taşıdığını ifade ederek daha temkinli bir tutum sergiledi.
Gelinen noktada çatışmalardan kaçınsa bile iktidarın hedefinden kurtulduğunu söylemek zor. AKP, Mansur Yavaş’a gelinceye kadar belki de CHP’de operasyon yemeyen belediye bırakmayacak ve sonrasında Ankara BB’ye dokunacak.
Fakat, Türk milliyetçilerinin doğal adayı konumundaki Mansur Yavaş’a operasyon yapmak ne kadar mümkün? İktidar, bana göre bu sorunun yanıtını tam olarak veremediği için biraz zamana bırakmış gibi gözüküyor.
Nitekim milliyetçi çevreden Avukat Afşin Hatipoğlu’nun “Mansur Yavaş’a operasyonu zor yaparsınız” demesi, iktidar açısından Mansur Yavaş’a dokunmanın zorluğuna işaret ediyor.