Muhalefet sözcülerinin özellikle seçim kampanyalarında dillerinden düşürmediği bir söz vardır:
'Bu düzen değişecek'
Son kelime daha dudaklardan yeni dökülmüştür ki bir alkış tufanı kopar…
Ardından da miting alanını dolduran kalabalık, hançereleri yırtınırcasına bağırmaya, sloganlar atmaya başlar:
'Zulme son'
'Yeter artık'
Ekonomik durumu, hayat pahalılığını eleştiren sloganlar ağırlıktadır.
Açılan pankartlar da bu konudaki yakınmaları yansıtır çoğunlukla:
'Geçinemiyoruz.
'Açız aç'
'İşçi-memur üvey evlat mı?
'Yeter, söz milletin''
'Vekile kepçeyle, vatandaşa kaşıkla''
Alkışların ve pankartların gazına gelen politikacı hızını alamaz, konuştukça konuşur.
Sözlerinin çoğu atılan sloganlardan, alkışlardan duyulmaz…
O nedenle zaman zaman konuşmasına ara verir.
Gülen gözlerle, coşkulu kalabalığı izler.
O bakışlarda hep ''Bu kez tamam'' inanmışlığı gizlidir.
Hele etrafa gülücükler saçarak kürsüden inmeye hazırlanırken ''iktidarın ömrünün tükendiğini ima etmek için'' ünlü şarkı sözlerinin miting alanını inletircesine hep bir ağızdan söylenmesi:
'Güle güle sana/Yolun açık olsun…''
Bugünlerde seçimlerle ilgili konulardan fazlaca söz eder olduk.
Ülkede işler ne zaman yolunda gitmemeye başlasa doğal olarak 'sandık'' tartışmaları da gündemin baş köşesine oturuyor.
Yüksek oranlı zamlar art arda gelip de hayat pahalılığı dayanılmaz noktalara ulaşınca muhalefet partileri sözcülerinin de dar gelirli yurttaşların da dilinden düşmez oluyor seçim sözcüğü.
Art arda gelen zamlar vatandaşı bıktırmış durumda.
Açlığın simgesi ''kuru ekmek'' bile çok nüfuslu pek çok aile için önemli bir gider kalemini oluşturuyor.
Doğal gaza yapılan yüzde 35'lik zam yeni ayın ilk şoku oldu.
Zamanlama mükemmel…
Radyatör vanaları kapatıldı, kapatılacak.
Isınma giderleri de havaların soğuyacağı son bahara kadar can yakmaya ara verecek.
Haydi bakalım, şimdiden geçmiş olsun…