Yıl boyu binbir emek vererek hayvanlarını besleyip büyüten besiciler, yüzlerce kilometrelik yolları aşarak Yenimahalle’de bulunan Yakacık Kurban Satış Alanı’na geldi. Çadırlarını kuran üreticiler satış yapmak için beklemeye başladı. Alanda çadır açan besicilerden biri de Hakan Pilgir oldu. 25 hayvanıyla Kars’tan Ankara’ya gelen Pilgir, verdiği emeğin karşılığını almak, hayvanlarını zarar etmeden satmak ve bayram sonunda evine umutla dönmek istiyor. Ancak pazardaki tablo üreticilerin beklentisinin oldukça altında. Hem çiftçilik hem de hayvancılıkla uğraşan Pilgir, artan maliyetlerden düşen alım gücüne kadar birçok konuda yaşadıkları sıkıntıları anlattı.

"BU SENE UMDUĞUMUZU BULAMADIK"
Kars’tan Ankara’ya 25 büyükbaş hayvan getirdiğini söyleyen Hakan Pilgir, geçen yıllara göre satışların daha durgun geçtiğini belirterek, “Bu sene umduğumuzu bulamadık. Geçen sene satışlar biraz daha iyiydi. Her sene daha kötüye gidiyor diyebilirim. İnsanların alım gücü düşüyor” dedi.
Hafta sonu pazarda yoğunluk yaşandığını ancak bunun satışa tam olarak yansımadığını ifade eden Pilgir, “Sorucu çoktu. Uygun satanlar satış yaptı. Ama çoğu üreticinin borcu, kredisi, ödemesi var. Mecbur kalıp hayvanını piyasanın altına satan oluyor” diye konuştu.

"EN DÜŞÜK FİYAT ANKARA'DA"
Ankara’daki kurban piyasasının diğer illere göre daha düşük olduğunu söyleyen Hakan Pilgir, canlı baskül fiyatlarının ciddi şekilde gerilediğini belirtti. Pilgir, “Kars’ta canlı baskül şu an daha yüksek. Biz burada hayvanı sattıktan sonra gidip aynı cüssede hayvanı yerine koyamıyoruz” ifadelerini kullandı.
Pazardaki fiyat düşüşünün üreticileri birbirine mecbur bıraktığını anlatan Pilgir, “Ankara şu an en dip diyebilirim. En düşük fiyata satış yapılan yerlerden biri. Canlı baskül burada 300 liraya kadar düştü. 400 liranın üzerine çıkan hayvan çok nadir satılıyor. Dün arkadaşlarımız sattı, hesabını yaptık. Bu rakamları ezbere söylemiyorum” dedi.
Bir çadırın fiyat düşürmesinin tüm pazarı etkilediğini söyleyen Pilgir, “Müşteri geziyor. Bir yerde düşük fiyat görünce herkes aynı fiyatı vermek zorunda kalıyor. Herkes birbirini etkiliyor” diye konuştu.
"PİYASADA BÜYÜK BİR DENGESİZLİK VAR"
Üreticilerin en büyük problemlerinden birinin maliyet dengesizliği olduğunu dile getiren Pilgir, tarım ve hayvancılıkta denetimsizlik yaşandığını savundu.
Pilgir, “Ben aynı zamanda çiftçiyim. Kendi arpamı 10 liraya sattım, buraya geldim samanın kilosunu 15 liraya aldım. Piyasada büyük bir dengesizlik var. Bunun önüne geçilmesi lazım” ifadelerini kullandı.

“KİM HANGİ İŞTEN ANLIYORSA O'NU O İŞİN BAŞINA GETİRECEKSİN"
Tarım politikalarının işin içinden gelen kişiler tarafından yönetilmesi gerektiğini söyleyen Hakan Pilgir, üreticilerin yıllardır emek verdiğini ancak karşılığını almakta zorlandığını ifade etti. Pilgir, “Tarım Bakanı bu işin içinden çıkan biri olsun. Çiftçilikten gelen biri olsun. Kim hangi işten anlıyorsa onu o işin başına getireceksin” dedi.
Türkiye’nin üretim gücüne rağmen üreticinin hak ettiği noktada olmadığını savunan Pilgir, “Biz Ortadoğu’nun göbeğinde yaşayan bir halkız. Fakir olmayı hak eden bir ülke değiliz. Herkes çalışıyor, emek veriyor. Biz artık bu memleketin kaymağını yemek istiyoruz” diye konuştu.

"BÜYÜKBAŞ HAYVAN DAHA AVANTAJLI"
Vatandaşların büyükbaşa daha fazla yöneldiğini söyleyen Pilgir, bunun en önemli nedenlerinden birinin hisseli kesim olduğunu ifade etti. Kurban satış alanında büyükbaş hayvanların fiyatı hayvanın kilosuna ve cüssesine göre yaklaşık 200 bin lira ile 450 bin lira arasında değişirken, küçükbaş hayvanlarda ise fiyatlar 25-30 bin liradan başlıyor.
Pilgir, “Büyükbaş biraz daha çok satılıyor. Çünkü 7 kişi ortak girebiliyor. Küçükbaşta 25-30 bin liranın altında hayvan yok. İnsanlar hesabını yapıyor. Dana hissesinde daha fazla et alıyor” dedi.
Koyun eti ile dana etinin tüketim alışkanlıklarının da farklı olduğunu belirten Pilgir, “Büyükbaş eti dolapta daha uzun dayanıyor. Koyun eti daha kısa sürede tüketilmesi gereken bir et” diye konuştu.





