Ankara Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Hande Kaya'nın katılımıyla açılan sergide, 20 kadının birlikte hazırladığı ay yıldızlı Türk bayrağındaki son taş yerine yerleştirilerek açılış gerçekleştirildi. Çubuk Kadınlar Lokali'nde eğitim alan kadınların eserlerinden oluşan "Sanatın Binbir Hâli" sergisi, 20 Temmuz'a kadar Zafer Çarşısı Güzel Sanatlar Galerisi'nde ziyaret edilebilecek.

KADIN EMEĞİ EKONOMİK KAZANCA DÖNÜŞÜYOR
Ankara Büyükşehir Belediyesi Kadının Güçlenmesi Şube Müdürü Şenay Yılmaz, "Sanatın Binbir Hâli" sergisinin kadınların üretimlerini görünür kılmanın yanı sıra ekonomik hayata katılımlarını desteklemeyi amaçladığını söyledi. Kadın lokallerinde verilen eğitimlerin ücretsiz olduğunu belirten Yılmaz, kadınların ürettikleri ürünleri Kadın Emeği Pazarları aracılığıyla gelire dönüştürebildiklerini ifade etti. Yılmaz, konuşmasında şunları ekledi:

"Bugün burada 'Sanatın Binbir Hâli' sergisi için bir aradayız. Çubuk'ta yaşayan 20 kadının birlikte çalışarak ürettiği Türk bayrağını Ankara'da sergiliyor olacağız. Burada, Çubuk'ta yaşayan kadınların son bir yıl içerisinde atölyelerde ürettiği ürünlerin de sergisini yapıyor olacağız. Biz, Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak kadınların sadece hobi amaçlı kurslara geldiği bir modele karşı çıkıyoruz. Bunun yerine kadınların yaptığı ürünleri satabileceği, gelir elde edebileceği Kadın Emeği Pazarları kurarak kadınları destekliyoruz. Önümüzdeki dönemde de kadınların gelirlerini artıracak bu projelere devam edeceğiz. Çubuk'ta yaşayan, diğer ilçelerde yaşayan bütün kadınlar kadın lokallerine gelerek mesleki becerilerini geliştirebilir ve Kadın Emeği Pazarlarında ekonomik gelirlerini artırabilir. Tüm bu hizmetleri ücretsiz olarak sunuyoruz.”

20 KADININ EMEĞİYLE HAYAT BULAN BAYRAK
Çubuk Halk Eğitim Merkezi usta öğreticisi Dilek Yücel Sarıkavak, sergide yer alan ay yıldızlı Türk bayrağı projesinin fikrini geliştirdiğini, çalışmanın 20 kadın kursiyerin ortak emeğiyle tamamlandığını belirtti. Sarıkavak, sergide yer alan eserlerde kursiyerlerin emeğinin bulunduğunu, kendisinin ise onlara yol gösterdiğini belirtti.

Sarıkavak, konuşmasına şöyle devam etti:
"Çubuk Halk Eğitim Merkezi'nde usta öğreticisiyim. Kadınlar Lokali'nde de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 20 kadınla birlikte hazırladığımız bayrak projesinin fikri bana aitti. 20 güçlü kadının emeğiyle ortaya çıkan bu projeyle gurur duyuyorum. Vatan duygularımızı en güzel şekilde temsil ettiğini düşünüyorum. Sadece bayrak değil; mozaik taş çalışmaları, kağıt rölyef, çini ve birçok farklı alanda eğitim veriyoruz. Bayrağı da 20 kursiyerimizle birlikte hazırladık."
Kursiyerleriyle uzun yıllardır birlikte çalıştıklarını belirten Sarıkavak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"19 branşım var. Çini, seramik ve dekoratif el sanatları alanlarında usta öğreticiyim. Buradaki eserlerde ben sadece yol gösteriyorum. Bütün emek kursiyerlerimizin. 2016'dan bu yana birçok kursiyerimizle birlikteyiz. Biz artık bir aileyiz. Belki bu sanatları her yerde öğrenebilirler ama ben onlara mutluluk vaat ediyorum. Her zaman söylüyorum. Çubuk küçük bir yer. Çubuk'un dışında açtığımız bu sergi bizi çok mutlu etti.” dedi.

72 YAŞINDA SEKİZ ESERLE SERGİYE KATILDI
Sergiye sekiz eseriyle katılan 72 yaşındaki kursiyer Nazife Özen, altı yıldır kurslara devam ettiğini belirterek en çok kağıt rölyef çalışmalarını sevdiğini söyledi. Sanatın kendisini hem mutlu ettiğini hem de genç hissettirdiğini ifade eden Özen, herkesi kurslara katılmaya davet etti. Özen, konuşmasına şöyle devam etti:
"72 yaşındayım. Dilek hocamın yaptırdığı resimler çok hoşuma gittiği için kağıt rölyefi çok sevdim. Hocam da bana 'Kağıt rölyefte birincisin.' diyor. Altı yıldır kursa geliyorum. Hocamızı çok sevdiğimiz için bırakamıyoruz. Sergide sekiz eserim var. Kağıt rölyef çalışıyorum ama çini de yaptım, ahşap boyama da yaptım. Şimdi de taş işi yapıyorum. Buraya gelince kendimi genç hissediyorum. Sanki bütün gençlerle aynı yaştayım gibi, hiç yaşlı hissetmiyorum."
Özen, sözlerinde şunları vurguladı:
"Benim için burası tam bir terapi. Herkese tavsiye ederim. Herkes gelsin. Buraya gelen kendini genç hisseder. Dilek hocamı çok sevdiğim için geliyorum. Hocamız iyi olunca öğrenciler de akın ediyor. Kursa katılmak isteyenler bile yer bulmakta zorlanıyor.”
"OSMANLI'YA BİR İLGİM VAR"
Sergide eserleriyle yer alan kursiyer Ayşe İbişoğlu, beş yıldır kurslara devam ettiğini belirterek kurs sayesinde hem yeni eserler ürettiğini hem de keyifli bir sosyal ortamın parçası olduğunu söyledi. Sergide sekiz eserle yer alan İbişoğlu, kursa eltisinin teşvikiyle başladığını anlattı. İbişoğlu, şunları aktardı:
"Beş senedir kursa gidiyorum, ev hanımıyım. En çok Osmanlı tarzını seviyorum. Osmanlı'ya bir ilgim var. O tür eserleri işlemeyi çok seviyorum. Hocamız gösteriyor, biz de yapıyoruz. İki elti birlikte geliyoruz. Önce eltim başladı, sonra beni de sürükledi. İyi ki de sürüklemiş. Çok eğlenceli bir ortamımız var. Yazın beş gün, kışın dört gün kursa geliyoruz. Sergide sekiz resmim ve çeşitli objelerim yer alıyor. İlk yaptığım rölyefler de var, son yaptığım çalışmalar da var. Bunları sergilemek çok güzel bir duygu."

"RÖLYEF YAPMAK TAM BİR TERAPİ"
İbişoğlu, kursların yalnızca yeni beceriler kazandırmadığını, aynı zamanda günlük yaşamın stresinden uzaklaşmasına da katkı sağladığını belirterek kadınlara kurslara katılmaları çağrısında bulundu. İbişoğlu, şunları kaydetti:
"Evde oturmasınlar. Özellikle rölyef yapmak tam bir terapi. Kağıdı tek tek işlerken insanın kafası dağılıyor, o an bütün düşünceler gidiyor. Herkes kurslara gelsin. En küçüğümüz 27 yaşında, en büyüğümüz ise 73 yaşında. Sergimize herkesi bekliyoruz. Ev hanımlarına destek olunmasını istiyoruz. Biz Çubuk'tan geliyoruz.”





