Türkiye şampiyonluklarının yanı sıra Avrupa ve dünya dereceleri bulunan paralimpik atıcılık sporcusu Hakan Abakay, iki yıldır Ulucanlar Sanat Sokağı'ndaki atölyesinde el işçiliğiyle deri ürünler üretiyor. Fiziksel engeliyle hem spor kariyerini sürdüren hem de deri sanatını yaşatan Abakay, deri işçiliğini "Benim için aynı zamanda bir terapi." sözleriyle anlatırken, kişiye özel tasarımlarla üretmeye devam ediyor.

ANKARA'DA DERİ SANATINA YÖNELDİ
Abakay, yaklaşık dokuz yıl önce Ankara'ya yerleştikten sonra çocukluk yıllarından gelen ilgisini deri sanatına dönüştürdüğünü söyledi. Etimesgut Halk Eğitim Merkezi'nde aldığı eğitimin ardından kendi atölyesini kuran Abakay, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yaklaşık dokuz yıl önce Ankara'ya taşındım. Eşim öğretmen olduğu için buraya yerleştik. Ben de Iğdır'da sağlık sektöründe taşeron olarak çalışıyordum. Oradan emekli olduktan sonra Ankara'ya yerleştim. Şu anda hem spor hem de deri işiyle ilgileniyorum. Çocukluğumdan beri deriyle ilgim vardı. Babam sayesinde eyer ve benzeri deri işlerini görerek büyüdüm. Ankara'ya geldikten sonra bu alanda kurs olduğunu öğrendim. Etimesgut Halk Eğitim Merkezi'nde haftada iki gün eğitim almaya başladım. Zamanla çok sevdim ve kendimi geliştirdim. Ayrıca tüfek sporunda sürekli aynı antrenmanı yaptığınız zaman bazı hatalarınızı fark edemeyebiliyorsunuz. Deri işiyle uğraşıp biraz ara verdikten sonra yeniden antrenmana döndüğümde eksiklerimi daha rahat görebiliyorum. Bu da bana olumlu katkı sağlıyor.”

DERİYLE TANIŞIP KENDİ ATÖLYESİNİ KURDU
Abakay, deri işçiliğine halk eğitim merkezlerinde aldığı eğitimlerle başladığını belirtti. Dört yıl süren eğitimin ardından kendi atölyesini kuran Abakay, iki yıldır Ulucanlar Sanat Sokağı'nda üretim yaptığını ve günlük hayatta kullanılabilecek el emeği deri ürünler hazırladığını anlattı. Abakay, şu ifadeleri kullandı:
"Dört yıl halk eğitim merkezlerinde deri üzerine eğitim aldım. Ardından yaklaşık iki yıl kendi atölyemi kurarak deri işiyle uğraştım. Sanat Sokağı'nda iki yıldır faaliyet gösteriyorum. Ondan önce de dört yıl Etimesgut Halk Eğitim Merkezi'nde deri kursuna devam ettim. Genellikle çanta, cüzdan ve kemer üretiyoruz. İnsanların günlük hayatta kullanabileceği deri ürünler yapıyoruz. Aynı zamanda müşteriler kendi tasarımlarını da oluşturabiliyor. Beğendiği bir çantanın deri versiyonunu istiyorsa onu hazırlayabiliyoruz. Rengini, modelini ve tüm detaylarını birlikte belirliyoruz. Biz de onların hayalindeki ürünü deri üzerine uygulayıp teslim ediyoruz.”
KİŞİYE ÖZEL TASARIMLAR ÜRETİYOR
Başlangıçta hobi olarak başladığı deri işçiliğini zamanla mesleğe dönüştürdüğünü belirten Abakay, atölyelerinde tamamen kişiye özel üretim yaptıklarını söyledi. Abakay, bu konuda şunları dile getirdi:
"Başlangıçta hobiydi ama zamanla profesyonel olarak yapmaya başladım. Yaklaşık dört yıldır bu işle uğraşıyorum. Evet. Müşterimizle birlikte tasarımı oluşturuyoruz. Hayalinde nasıl bir çanta varsa birlikte planlıyor, deriyi kesiyor ve tamamen kişiye özel olarak üretiyoruz. Birlikte tasarlıyoruz. Önce hayalindeki ürünü konuşuyoruz. Sırt çantası mı istiyor, göğüs çantası mı, bilgisayar çantası mı, tablet çantası mı, seyahat çantası mı; buna birlikte karar veriyoruz."
GÜNLÜK KULLANIMA YÖNELİK ÜRÜNLER TASARLIYOR
Abakay, atölyelerinde çanta, cüzdan ve kemerin yanı sıra günlük yaşamda kullanılabilecek birçok deri ürün ürettiklerini belirtti. Müşterilerden gelen özel talepleri de değerlendirdiklerini ifade eden Abakay, şunları söyledi:
"Çanta, cüzdan ve kemerin yanı sıra aklımıza gelen birçok deri ürünü üretebiliyoruz. Biz süs amaçlı ürünlerden çok günlük hayatta kullanılabilecek tasarımlar yapıyoruz. Kulaklık pedi, saat kordonu, gözlük kılıfı, evrak çantası gibi farklı ürünler de hazırlıyoruz. Hatta müşterilerimizin özel isteklerine göre daha önce hiç yapmadığımız ürünleri bile deniyoruz."
ÜRETMEK KENDİSİ İÇİN TERAPİYE DÖNÜŞTÜ
Abakay, deri işçiliğinin kendisi için sadece bir meslek olmadığını, aynı zamanda üretmenin ve insanlarla bir arada olmanın önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu söyledi. Abakay, şu ifadeleri kullandı:
"Bu işi yapmak benim için aynı zamanda bir terapi. Evde oturarak hiçbir şey çözülmüyor. Hayatın içinde olmak, üretmek ve insanlarla iletişim kurmak gerekiyor. Burada yaptığım iş sayesinde çok güzel insanlarla tanışıyorum. Gün içinde birçok kişi geliyor, sohbet ediyor. Bu da bana ayrı bir mutluluk veriyor."

MİLLİ FORMAYLA ULUSLARARASI BAŞARILAR ELDE ETTİ
Abakay, deri işçiliğinin yanı sıra aktif olarak paralimpik atıcılık sporuyla da ilgilendiğini söyledi. Havalı tüfek branşında uzun yıllardır mücadele eden Abakay, bireysel ve takım kategorilerinde elde ettiği başarıların yanı sıra milli takıma seçilme süreci ile yarışma sistemine ilişkin de bilgi verdi. Abakay, şunları söyledi:
"Bunun yanında aktif olarak sporla da ilgileniyorum. Paralimpik atıcılık branşında havalı tüfek yarışmalarına katılıyorum. Bireysel kategoride dünya üçüncülüğüm ve Avrupa üçüncülüğüm var. Takım olarak da dünya ikinciliği elde ettik. Yaklaşık dokuz yıldır da Türkiye şampiyonuyum. Havalı tüfek branşında yarışıyoruz. Paralimpik atıcılık olarak geçiyor. Yılda bir veya iki kez Türkiye Şampiyonası yapılıyor. Burada elde ettiğimiz derecelere göre milli takıma seçilip yurt dışındaki organizasyonlara katılma hakkı kazanıyoruz. Uluslararası yarışmalarda alınan derecelerle kota elde edilirse olimpiyatlara katılım yolu açılıyor. Hem bireysel hem takım hem de miks kategorilerinde yarışıyoruz. Ayrıca iki farklı tüfek branşında mücadele ediyorum. Desteksiz atış ve destekli yatarak atış kategorilerinde yarışıyorum.”
TESADÜFEN BAŞLADIĞI SPORDA MİLLİ TAKIMA UZANAN BAŞARI
Abakay, paralimpik atıcılıkla tesadüfen tanıştığını belirterek, ilk kez Giresun'da düzenlenen bir festivalde havalı tüfek atışı yaptığını söyledi. İlk denemesinde derece elde etmesinin ardından spora yöneldiğini ifade eden Abakay, Iğdır'da poligon kurulmasına öncülük ettiklerini, daha sonra milli takıma kadar uzanan bir spor kariyeri oluşturduğunu anlattı. Abakay, sözlerine şöyle devam etti:
"Tamamen tesadüf oldu. Giresun'da düzenlenen bir festivale davet edilmiştik. Festival kapsamında havalı tüfek atıcılığı etkinliği vardı. İlk kez gerçek spor tüfeğiyle orada atış yaptım ve üçüncü oldum. Sporu çok sevdim. Daha sonra Iğdır'da poligon kurulmasına öncülük ettik ve çalışmalarımıza başladık. Bir grup arkadaşla başladık ama zamanla sadece ben devam ettim.”





