2002 yılında tanıştığı tezhip sanatını yaşamının merkezine taşıyan Tuğba Mendi, Osmanlı'dan günümüze uzanan bu geleneksel sanatın eğitimler ve atölyeler aracılığıyla yaşatılmaya devam ettiğini söyledi. Mendi, tezhip sanatının emek, sabır ve istikrar gerektirdiğini belirterek, bu sanata ilgi duyanların vazgeçmeden çalışmasının önemine dikkat çekti.

TEZHİP SANATINI EĞİTİMLE BİRLEŞTİRDİ

Tezhip sanatçısı Tuğba Mendi, 2002 yılında belediye kursunda tanıştığı tezhip sanatını akademik eğitimle geliştirdiğini belirtti. Mendi, bugün hem yüksek lisans çalışmalarını sürdürdüğünü hem de Ulucanlar Sanat Sokağı'ndaki atölyesinde üretim yapmaya devam ettiğini söyledi. Mendi, "Bu sanatı çok sevdiğim için Kastamonu Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü'nü okudum ve 2023 yılında mezun oldum. Hâlihazırda aynı üniversitede yüksek lisans yapıyorum. Ulucanlar Sanat Sokağı'nda tezhip atölyemde çalışmalarımı sürdürüyorum. Tezhip sanatı çok derin ve keyifli bir sanat. Çoğu insan hobi olarak başlıyor ancak zamanla hayatının bir parçası hâline geliyor.” diye konuştu.

HAMAMÖNÜ'NDEN ULUCANLAR'A UZANAN SANAT YOLCULUĞU

Mendi, 2010 yılında Hamamönü Sanat Sokağı'nda açtığı ilk atölyesinin ardından iki yıldır Ulucanlar Sanat Sokağı'nda çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Akademik eğitimin kendisine sanatın tarihini ve teorik yönünü daha iyi kavrama imkânı sunduğunu belirten Mendi, yüksek lisans çalışmalarına da tezhip alanında devam ettiğini ifade etti. Mendi, şunları söyledi: "Ulucanlar Sanat Sokağı'nda iki yıldır çalışıyorum. Ondan önce 2010 yılında Hamamönü Sanat Sokağı'nda atölyem vardı. Oranın kapanmasının ardından hocamla birlikte burada çalışmalarımıza devam ettik. İlk tezhip eğitimimi farklı hocalardan aldım, ardından 2019'da Kastamonu Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü'ne başladım. Dört yıllık eğitimin ardından yüksek lisansa devam ediyorum. Akademik eğitim bana sanatın tarihini, teorisini ve farklı geleneksel sanat dallarını daha yakından tanıma fırsatı verdi. Minyatür, çini ve ebru alanlarında da eğitim aldım ancak tezhip üzerine yoğunlaşmayı tercih ettim. Yıllar geçse de bu sanattan kopamıyorum. Birçok kişi ara verse bile yeniden tezhibe dönüyor. Bu sanat insanın hayatının bir parçası hâline geliyor.”

"YETENEK DEĞİL, ÇALIŞMAK ÖNEMLİ"

Mendi, tezhip sanatında yetenekten çok emek ve istikrarın belirleyici olduğunu söyledi. Sanata ilgi duyanlara ise erken vazgeçmemeleri tavsiyesinde bulunarak, "İlk başta bir yeteneğe gerek yok. Ben ve hocam da aynı şeyi düşünüyoruz. Biz yetenekli öğrenci değil, çalışkan öğrenci alıyoruz. Bu sanatlar zaman, emek ve sabır istiyor. Bir şeyi yapabiliyorum diyebilmek için de vakit gerekiyor. Bir işi sevmek, çalışmak ve ona emek vermek her zaman karşılığını veriyor. Bu sanatla uğraşmak isteyenlere en büyük tavsiyem, hemen vazgeçmemeleri.” ifadelerini kullandı.

"BU SANAT SİZİ HER ŞEYDEN UZAKLAŞTIRIYOR"

Mendi, tezhip sanatının kendisi için bir üretim alanının ötesinde, zihinsel bir dinlenme imkânı sunduğunu söyledi. Sanatın emek isteyen ancak insanı mutlu eden bir süreç olduğunu vurgulayan Mendi, şöyle devam etti: "Burada birçok kişi sıkıntılı dönemlerinde bu sanatla uğraşmaya başlıyor. Fırçanın başına geçmek, tasarım yapmak sizi o dünyanın karmaşasından uzaklaştırıyor. Saatlerce çalışabiliyorsunuz ama sonunda yorgunluğu hissetmiyorsunuz. Bir işi severek yapmak çok önemli. Tezhip olsun, başka bir sanat olsun ya da farklı bir uğraş… Emek vererek ve severek yapılan her işin güzel sonuçlar ortaya çıkardığını düşünüyorum.”

"SANATTA ÖĞRENME HİÇBİR ZAMAN BİTMİYOR"

Tuğba Mendi, yaptığı her çalışmanın kendisini yeni arayışlara yönlendirdiğini belirtti. Sanatta hiçbir zaman tam anlamıyla doyuma ulaşılmadığını vurgulayarak şunları ekledi: "Üniversitede yaptığım geometrik desenli bir tasarım beni en çok etkileyen çalışmalarımdan biriydi. Ama bugün dönüp baktığımda o işin üzerine çok daha fazlasını koyabildiğimi görüyorum. Bir çalışma bittiğinde 'şurası da böyle olabilirdi' diyorsunuz. Sanat öyle bir şey; her defasında yeni bir ayrıntı keşfediyor, bir sonraki çalışmanız için yeni fikirler üretiyorsunuz. Bu yüzden öğrenme ve gelişme hiçbir zaman bitmiyor.”

"SANATI DAHA FAZLA KİŞİYE ULAŞTIRMAYA ÇALIŞIYORUZ"

Mendi, Ulucanlar Sanat Sokağı'ndaki atölyesinde eğitim verdiğini ve farklı şehirlerde düzenlenen çalıştay ile sergilere katıldıklarını söyledi. Geleneksel sanatların daha fazla kişiye ulaşması için ekip olarak çalışmalar yürüttüklerini ifade ederek, "Haftada iki gün atölyemde öğrenci yetiştiriyorum. Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi hocalarının bir araya geldiği 'Sanatçı Çalışıyor' ekibiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bienaller, sergiler ve çalıştaylar düzenliyoruz. Türkiye'nin farklı şehirlerinde çocuklarla ve yetişkinlerle bir araya geliyor, geleneksel sanatları daha fazla kişiye ulaştırmaya çalışıyoruz." dedi.

Muhabir: Melahat TAŞ