Afganistan’da Taliban yönetimi, kısa mesafeler dışında bir kadının yanında erkek olmadan seyahat edemeyeceğini ilan etmişti. Kadının tek başına gidebileceği mesafe en fazla 72 kilometre. Bizim Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bir yetkilisi de Diyanet TV’de yayınlanan programda “Kadınların yalnız başına 90 km'den fazla seyahat etmesi caiz değil” demişti.
Taliban ile Diyanet arasındaki fark, işte bu kadardı; sadece 18 kilometre. Bu fark başka alanlarda da giderek kapanıyor. Bir gün “karma eğitim” tartışılıyor, birgün içki yasakları genişletiliyor, biri “şeriat gelsin” diyor. Konserler, festivaller iptal ediliyor, dizilere dini ayar çekiliyor.
Kadına, eğlenceye, müziğe, sanata her şeye yasak koyan zihniyet, her fırsatta kinini kusuyor ve yasakların genişletilmesine yönelik adımlar atıyor veya iktidarı bu yönde tazyik altında tutuyor.
Avrupa Şampiyonu olan Türkiye A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın başına gelenler, seküler yaşamın nasıl bir karanlık tarafından teslim alınmak istendiğinin apaçık kanıtı... En son İstanbul’da Eminönü’ndeki bir camide görevli imam, sporcuları ve onları takdir eden herkesi hedef gösterdi. Yolsuzluğa, arsızlığa, yağmaya, talana, harama sesini çıkarmayan imam, iş kadınların varlık göstermesi sözkonusu olunca ağzına geldiği gibi konuşuyor; aklı sıra ahlak dersi veriyor hepimize:
"Bu mu ahlak? Filenin Sultanları... İsme bak... İşte böyle böyle din törpüleniyor, iman gidiyor. Sen harama ne yapıyorsun, şak şak tutuyorsun. (…) Peygamberin yaptığı sporu yap. Güreş tut, ata bin ok at, denizde yüz. Tabii mahrem yerlerini göstermeden. Başörtülü futbolcuymuş, futbolun batsın senin. Allah böyle mi istiyor? Milletin önünde top oyna oranı buranı göster mi diyor? Allah tüm bedenini ört diyor. Ayetle sabittir, karşı gelirseniz kafir olursunuz”
Zavallı imam; seyirci kaldığı adaletsizlikler ve zulüm nedeniyle insanların dinden soğuduğunu bilmiyor da kızların şortlu hali karşısında çizgiden çıkıyor. Aslında kadınların şortlu olmalarına da gerek yok; çünkü bu zevat nerede bir saç teli görse tahrik oluyor. Öyle ki, annenin diz kapağı bile tahrik unsuru…
Dünyaya iki bacak arasından bakmayı bir gelenek haline getirdikleri için bir kadını cinsiyetinden bağımsız bir varlık olarak görmeyi başaramayan bu dini güruh ve özdeşlik kurdukları iktidar arasındaki ideolojik örtüşme Türkiye’yi bir felakete sürüklüyor.
Çünkü, laiklik zemininden kopuluyor. Muhalefet partilerinin dindarlardan oy alma pahasına sessiz kalarak bir nevi onayladıkları bu selefileşme rüzgarı çürütüyor bizi.
Kültürel hayatın çoraklaşmasından gerileyen eğitime, çürük ekonomiden yargı sorunlarına kadar neyi tutsan elde kalan ülkenin neredeyse Pakistan, Afganistan gibi ülkelerden farkı kalmadı.
Başınıza filenin sultanları kadar taş düşsün
Kelime ATA
Yorumlar