Göz hastalıkları uzmanlarına göre Türkiye’de her üç çocuktan birinde görme bozukluğu bulunuyor. Bu durum ise, çocukların derslerindeki başarılarını olumsuz yönde etkiliyor.
Ailelerin çocuklarının derslerdeki başarısızlığını, öğrenme yeteneklerinin düşüklüğüne bağladığını belirten uzmanlar, ancak asıl sorunun çocuğun iyi görememesinden kaynaklandığını ifade ediyor.
Görme bozukluğunun zamanında tedavi edilmemesi halinde ilerleyen yıllarda sorunun, giderilmesi güç bir hale gelebileceği de belirtiliyor.
Görme bozukluğu bizim toplumsal sorunlarımızdan biri.
Zamanında tedavi edilmeyen bozukluk ilerleyen yaşlarda neredeyse “körlük’’ seviyesine çıkabiliyor.
Çoğu erişkin doğrularla eğrileri ayırt edemez hale geliyor.
Bakıyor ama, göremiyor…
Bir Tv kanalında tanık olduğum sokak röportajı, ileri yaşlardaki körlüğün gelebileceği seviyeyi göstermesi bakımından ilgi çekiyor.
Tv muhabirinin ekonomik gidişatı nasıl gördüğüne ilişkin sorusu üzerine gözünü kapatıp ağzını açan orta yaşı geçkin vatandaş, hayat pahalılığı başta olmak üzere hemen her konuda verip veriştiriyor
Aynı vatandaş, ardından gelen soru üzerine, bu olumsuz tablonun sorumlusu olarak ana muhalefet partisini gösteriyor.
Bu da körlüğün bir başka versiyonu…
Çocuk yaşlardaki körlüğün zamanında müdahale ile tedavisi mümkün.
Ama ileri yaşlardaki körlük, kolay kolay giderilemiyor.
Ne yaparsan yap…
İstediğin kadar anlat…
“Şu eğridir” de,
“Şu doğrudur” diye tekrarla dur.
Nafile…
Yine “ak”la “kara”yı karıştırıyor…
Silleyi “kara” dan yiyor…
Kabahati “ak”ta arıyor.
Görme bozukluğu büyük sıkıntı…
Hele ilerleyen yaşlarda…
Tedavisi de öyle kolay değil…
Uğraş, didin...
Çabala…
Hatta biraz da umuda kapıl…
Tam, iyileşti diye düşünürken, o yine bildiğini okuyor.
“Ak”la “Kara”yı yine ayırt edemiyor.