Her ne kadar ağırlıklı olarak Başkentimizin spor olaylarını gündeme getirmekle yükümlüysek de, birkaç kendini bilmez dışında tüm ulusumuzu sevice boğan, bu zorlu yaşam koşullarında biraz olsun mutluluk yaşatan Cumhuriyet kadınlarımızın tarihe damga vuran başarılarını göz ardı edemezdik.
Evet Filenin Sultanları, Ulu Önder Atamızın onlara açtığı yoldan, Türk kadınlarının neler başarabileceklerini herkese gösterdiler. 2026 yazında tıpkı 2023’te yaptıkları gibi inanılmazı gerçekleştirdiler. Hem Milletler Ligini zirvede tamamladılar hem de Avrupa şampiyonluğunu elde ettiler. Santarelli ile çıktığımız 6 finalden 5’ini kazandık. Ayrıca geçen yılki Dünya Kupası finalinin de rövanşını İtalyan ekibinden aldık.
Bu yaz kazandıklarımız sadece bu 2 kupa ile kalmadı… Ay-yıldızlı ekibimiz, 2028 Los Angeles Olimpiyat Oyunlarına gidiş biletini şimdiden cebimize koydu ayrıca 2027 Dünya Kupasına hakkını da elde etti.
KOCA ÇINARLARIN KARA PAZARI
Gelelim Başkentin futboldaki koca çınarlarına…
Süper ligdeki tek temsilcimiz Gençlerbirliği, tüm olanaksızlıklar ve kadro yetersizliğine rağmen yaptığı muhteşem girişle, dikkatleri üzerine çekerek zirvede kendine yer bulmuştu.
Sürekli takviye diye diye dilinde tüy biten Metin Diyadin’i susturmak için 12 transfer ile sayısal olarak sorumluğu üzerinden atmak, kadro yetersizliğini gidermiş gibi görünse de kalite açısından sınıfta kaldı. Koca sezonları 3-4 gol katkısıyla tamamlayan santraforlar, Metin Hocanın hangi yarasına merhem olacak Allah aşkına… Tam savunma takviye edilsin diye beklerken sen kalk Zan Zuzek’i göndererek, göbekteki uyumlu ikiliyi boz, İrfan Can’ı 3 haftanın en başarılı kalecisi iken bir maçta 5 gol yemeye mahkûm et… Bakmayın siz Trabzon maçında yediği gollere, yaptığı 8 kurtarışla takımının en iyi futbolcusuydu.
Hangi akılla bu transfer politikası gündeme geldi. Transferlerde nicelik kadar nitelik de önemli diye birilerin başkana söylemesi şart.
Trabzon maçındaki asıl sorun hakem vakasıydı… İnanılmaz ama bir takımın bel kemiği olan bir oyuncuya daha 2.dakikada hem de orta sahadaki bir faulden dolayı sarı kart göstermesi dünyanın hiçbir yerinde hiçbir hakem tarafından verilmez. A be Çağdaş Altay sen hiç mi dünya kupası maçı seyretmedin… Bunun gibi sana 30 örnek gösterilebilir.
Zaten niyeti en başta belli olmuştu. Daha bu pozisyonun üzerinden 1 dakika 30 saniye geçmemişti ki bu kez Ozan Tufan, Traore’yi adeta biçiyor, üstelik hakemin gözü önünde… Bu pozisyon sonrası da kaybedilen top, 30 saniye sonra gol oluyor hem de haftalarca gol atamayan Onachu’yu hayata döndürüyor… Trabzon için ballı kaymak… Bitmedi 13.dakikada bu kez bir de yaratılan bir penaltı pozisyonu gelmez mi? Bu da VAR’ın hediyesi oldu.
Eee hadi bakalım 13’te skor 2-0 aleyhine dönmüş, rakip tüm handikapları atlatmış, üstelik dünya yıldızına da sahip gel de maçı döndür. Bu maçtaki hakem yönetimi, bir takımın nasıl bu kadar kısa sürede doğranmasına en bariz örnek değil mi ey MHK, ey federasyon.
Ben yine de Metin Diyadin ile elinde kalan 4-5 oyuncudan hala ümitliyim… Hakemlerin her türlü engellemelerine rağmen 5-0 galip gelen bir takımın kalecisi, 5 net kurtarış yapmışsa bu umut da sürer.
Başkent’in 116 yıllık öbür koca çınarı, 2. Lig Kırmızı gruptaki mücadelesi için start aldı.
Rakip de Ankaragücü kadar olmasa da 1932’de kurulmuş Ankara Demirspor…Üstelik üst düzey liglerde de mücadele vermiş köklü bir kulübümüz.
Ankaragücü, 3 aydır bir kısmı Sırbistan’da ciddi bir hazırlık dönemi geçirmiş, geçen sezon sergilediği futbol ile herkesin beğenisini kazanmış, üstelik play-offu kıl payı kaçıran ve büyük ölçüde iki sezondur birlikte oynayan tecrübeli ve genç yeteneklerden oluşmuş bir oyuncu grubuna sahip… Olanakları ölçüsünde mütevazi kadrosu olan Ankara Demirspor’a oranla daha hazır ve güçlü bir görünümünde.
Ancak sarı-lacivertli ekibin sergilediği futbol beklenin aksine olunca taraftarlarını oldukça üzdü. Doğrusu takım adına yazılacak doğru dürüst tek pozisyonu yoktu. Kaleci Görkem’e dua etsinler en az 4 net atakta rakibe geçit vermedi. Uzatmada yenilen golde de yapacağı bir şey yoktu.
İlk maçta koca çınar oyunu ile hayal kırıklığı yarattı. Ama hemen umudu kesmeyelim. Ankaragücü içinde bulunduğu durumlardan kurtulmak için tek çaresi var o da bu sezon 1.lige yükselmek… Bu yüzden daha ilk maçta bu yenilgiden dersler çıkartılıp üzerlerindeki bu ölü toprak atılmalı.
Çünkü kurtuluş için başka çare yok.