Doğrusu Ankaragücü için mutlu sona varmak konusunda en çok zorlanacağı rakibin Adanaspor olacağına hiç ihtimal vermezdim… Adana maçını bu konuma, saha içi değil saha dışındaki etkenler getirdi.
Aslında biraz düşününce, avantaj ve dezavantajları sıralayınca, gerçekten Adana maçının her kesimi bu kadar derin düşüncelere daldırmasına, başkan ve yöneticilerin korkulu rüya görmelerine neden olmasına ben de hak verdim.
Çünkü Ankaragücü'nün son 3 haftadır neler yaşadı neler…
28. haftadaki Bandırma galibiyeti ile öyle bir havaya girmişti ki sormayın gitsin… En yakın takipçisine 3, ilk 2'liyi zorlayacak Bandırma'ya da tam 12 puan fark atmıştı. Yani Süper lige çıkma konusundaki 3.sıradaki takıma karşı tam 2'li averajda önde olması nedeniyle 4 yenilgi opsiyonu vardı
İşte bu koşullarda Manisa deplasmanına gidilmişti. Rehavet tabi ki vardı. 1-0 yenik duruma düşmelerine karşın en güçlü oldukları 'duran top' organizasyonunda Erdem'in asistiyle 90+1'de yine geri dönüşlerin takımı unvanına helal getirmedi. Bir puan kazanılmıştı ama alttan gelen tehlike Bandırma ile fark 10 puana indi.
Asıl beklenmeyen ise, ligde Sarı-Lacivertlilerin namağlup unvanına son veren Eyüp'ten Eryaman'daki intikam maçında gerçekleşti. Ara transferin hızlısı, Rusya-Ukrayna savaşının sağladığı ekstra transferde de 2 oyuncu daha kadrosuna kattı. Can acıtan tarafı da Başkent'ten sorunlu bir şekilde ayrılan Gerson Rodrigues'in inanılmaz performansı ile gelen mağlubiyet oldu. Bir önemli nokta da Sarı-Lacivertlilerin kurtarıcı rolü üstlenen savunmasının ilk kez bu kadar kötü oynamasıydı. Bu maçtan sonra lider Ankaragücü ile 3.sıradaki Bandırma ile aradaki fark da 7'e düştü.
Ve bu sezon zirveden aşağı hiç düşmeyen iki ekibin kapışması gelip çatmıştı. Ümraniye, 1-0'dan yenilgiden, Owusu'nun 42'de oyundan atılmasından yararlanarak 2-1 öne geçti. Ancak 83'de Solbek Yasin ile gelen gol ile 1 puanı zor kurtardı. Ama Bandırma, zirve ikilisinin kapışmasından yararlanarak 3.galibiyetini de alıp farkı 12'den 5'e kadar düşürdü.
İşin gerçeği ise A.Gücü bu bir puanla çok şey kazandı. Yenilseydi eşit puana gelip genel averajla 2.sıraya düşecekti. Ancak alınan o puanla hem liderliği hem de Ümraniye ile 3 puan farkı korudu hem de inanılmaz bir moral kazandı.
3 haftada gelinen tablo, hiç de iç acıcı değildi. Üstelik takımın 2 silahı Owusu ve kaptan Erdem de cezalıydı. A'dan Z'ye bir tedirginlik oluşmuştu. Buna başkan ve yöneticiler de dahildi.
Adana karşısında beklenen olmadı. Ankaragücü daha tecrübeli bir kadroya sahip olmanın avantajını kullanarak iyi bir kriz yönetimi gösterdi. Mustafa Dalcı'nın kadrosuna inanmışlığı ve güveni boşa çıkmadı. Oyuncuların sergilediği futbolu bir maestro gibi yönetti. Sarı-Lacivertliler uzun süredir futbol adına bu kadar olumlu bir tablo içinde olmamışlardı.
Bir de futbol ilahlarının da etkisini unutmayalım. İstim üzerindeki Bandırma'nın olmak ya da olmamak maçına gittiği Kocaeli deplasmanından eli boş dönmesi, Ümraniye'nin haftayı bay geçmesi de işin içine girince puan sıralaması Sarı-lacivertlilere rahat bir nefes aldırdı. Tehlike arzeden 3. İle fark yine 8 puana çıktı.
Üstelik bugün yine sahasında oynayacağı Altınordu maçı öncesi opsiyonuna opsiyon katmış durum da… Birincisi, kalan 6 haftada oynayacağı 5 karşılaşmadan sadece 24 Nisan Pazar günü Balıkesir deplasmanına çıkacak olması. Sonraki Samsun, Bolu ve Keçiörengücü ile Ankara'da karşı karşıya gelecek.
İkincisi; 3.sırada bulunan 8 puan geriye düşen Bandırma, kalan 5 maçın tamamını kazanarak 15 puan toplasa bile Sarı- lacivertliler alacakları 2 galibiyet ve 1 beraberlikle Süper lige yükselen 2 takımdan biri olacak. Çünkü puan eşitliğinde ilk önce 2'li averaja bakılacağı için Başkent ekibinin Bandırmaspor ile yaptığı 2 maçta (2-1 ve 1-0) galip geldiği için üstünlüğe sahip.
Daha açıkçası Ankaragücü'nün bugün oynayacağı Altınordu maçı öncesi Süper lige yeniden yükselmek için sadece 7 puana ihtiyacı var.