Son günlerde sosyal medyada birçok sporseverlerin dikkatini çeken bir turnuva ismi dolaşıyor.

Bu turnuva, gerçekten ilginç bir spor dalı ve amatör branşların tanınmış bir spor adamının ismiyle anılıyor.

Erol Bülbül Pickleball Turnuvası…

İlk bakışta yıllarını eskrim sporuna adamış, sporculuğundan başkanlığına kadar her kademede bu branşa hizmet vermiş Erol Bülbül’ün, ülkemizde yeni gelişen bu ilginç isimli Pickleball spor dalı ile ne ilgisi var sorusu akla geliyor.

Öncelikle bu son yıllarda dünyada hızla yayılan Pickleball; tenis, badminton, masa tenisinin eğlenceli bir kombinasyonu olarak tanımlanmakta ve kolay öğrenilebilir kuralları, herkesin rahatlıkla oynayabileceği yapısı ile kısa sürede geniş kitlelere ulaşmayı başaran yeni bir spor dalı.

Erol Bülbül Pickleball Turnuvası, 31 Temmuz- 2 Ağustos 2026’da Ankara’da “Spora adanmış bir ömür, vefayla yeşeren bir gelecek” ve “Geçmişin emeğine vefa, geleceğin yıldızlarına ilhamla…” mottolarıyla Başkentli sporseverlere duyurulmaktadır.

"Vefa" Pickleball Turnuvası Serisi 1 olarak yansıtılan bu anlamlı organizasyonun ilkinde neden Erol Bülbül ile başlandığı da “Spor ve Vefa” açısından kalplere kazınan tümcelerle böyle yansıtılmış;

“Vefa; geçmişte verilen emekleri unutmamak, değer üreten insanlara hak ettikleri saygıyı yaşarken göstermek ve onların bıraktığı mirası gelecek nesillere taşımaktır. Türk sporuna uzun yıllar boyunca hizmet eden, spor yöneticiliği alanında örnek çalışmalara imza atan, deneyimlerini ve birikimini her zaman cömertçe paylaşan Erol Bülbül, spora adanmış yaşamıyla bugün de birçok spor insanına ilham vermeye devam ediyor. Türk sporunun gelişimine sunduğu katkılar, gençlerin önünü açan vizyonu, insan odaklı yaklaşımı ve spor sevgisi; bugün Pickleball kortlarında buluşan sporcuların heyecanında ve enerjisinde yaşamaya devam ediyor.”

Peki sevgili Başkan Erol Bülbül, bu yeni spor dalı için neler yapmış öyle bir araştırdık… Bu sporun kuruculuğuna öncülük etmiş… Padel ve pickleball’ın Tenis federasyonunun bünyesine alınmasına katkı yapmış… Antalya’da Avrupa Open şampiyonasının yapılmasının organize edilmesinde büyük rol oynamış…Spor liselerinde ve okul sporlarında ayrıca 81 ilde ve ilçelerinde tanıtımında bulunmuş… Üniversitelerin Spor Bilimleri Fakültelerinde seçmeli ders olarak konmasını sağlamış.

Ne kadar ilginçtir ki, Erol Bülbül, 15 Mart 2025 tarihinde gerçekleştirilen Türkiye Milli Olimpiyat Komitesinin (TMOK) olağan genel kurulunda başkan seçilen Ahmet Gülüm’ün kurum bünyesinde oluşturduğu, Anma ve Onurlandırma Komisyonunda görev almış bir isimdi. Şampiyon atletimiz Necdet Ayaz’ın başkanlığındaki bu komisyon, TMOK’un 117 yıllık mazisinde bir ilk konumundaydı ve amacı da olimpiyat madalyalı sporcularımız ile olimpizm kültürüne katkı sunan kişi ve kurumların vefanın gereği olarak organize edilen törenlerle anılacak, onurlandıracak ve gelecek kuşaklara rol model olarak aktarılmasını sağlamaktı. Yapılan geniş kapsamlı törenlerle “Vefa” olgusunun zirveye taşınması da TMOK’un tarihine altın harflerle yazılacak nitelikteydi. Erol Bülbül de bu anlamlı komisyonun önemli bir bir üyesiydi.

Ne yazık ki her olumlu çalışmayı da yok etmek bizim şanımızda olduğundan bu son derece önemli ve anlamlı komisyon da yeni yönetim tarafından yok hükmünde sayıldı.

İşte Erol Bülbül başkanın bu yaşadıkları, ülkemizde maalesef sadece beddua anlamıyla kullanılan “İnsanlar yaşattıklarını yaşamadan ayrılmamalı” deyiminin iyi versiyonunu da bizlere anımsattı.

Nasıl ki kötülerin yaşattıklarını yaşamaları dileniyorsa, iyilerin de yani ömürlerini iyi ve yararlı işlere adayanlara da bunun karşılığını da manevi olarak görmeleri sağlanmalı…

Erol Bülbül Başkan da bu deyimin olumlu versiyonunu yaşayan şanslı insanlardan biri olarak Türk Spor Tarihine hak ettiği şekilde anılıp, onurlandırılmış olacak.

Organizasyonu gerçekleştirenlerin emeğine sağlık…