Banu Avar'ın konuk olduğu bir televizyon programında, 'Bu kitap bir üniversitedir. Kim, hangi üniversiteyi bitirirse bitirsin, bu kitabı okumadıysa olmaz.' dediğinde, kitabın ismini hemen hafızama kaydetmiştim. Kitap Bartın gazetesi sahibi Esen Aliş'in armağanıydı. Yı1 1990'dı.

***

'Her sırtını sıvazlayanı dost sanma! Belki de bıçak saplayacağı yeri yokluyordur' sözünü duysanız, aklınıza ilk olarak hangi ülke gelirdi? Ben Amerika derim. Marshall yardımıyla kanımıza girmiştir. Nato'ya girmemiz, Kore'ye asker göndermemiz onun eseriydi. Sonraki yıllarda ise hem güzel ülkemizi, hem de tüm dünyayı yöneten bir devlet oldu.

***

Ne ile karşı karşıya olduğumuzu bilmeden, düşmanı tanımadan, onun stratejilerini ve geçmişte yaptığımız hataları görmeden, düşmanla nasıl mücadele edebiliriz? Önce düşmanı tanımalıyız ki, onunla mücadele edebilelim. Bu kitap, tam da bu sorulara cevap veriyor işte, Asıl düşmanı tanımamızı istiyor! Siyasileri ve medyayı dahi avucunun içine almış istediği gibi kanalize edebilen, içimize kadar sızmış bir düşman! Amerikan emperyalizmi anlaşma ve yardım adı altında, ülkemizi nasıl avucunun içine alan dost, müttefik devlet. Siyasilerin (özellikle 1947 yılı itibariyle) geçmiş dönemde verdikleri hatalı kararları gözler önüne seriyor. Maalesef ülke olarak nasıl bir bataklığın içinde olduğumuzu içim yanarak okudum.

***

Bu acıma Nelson Rockefeller'in, Türkiye'min 'Oltadaki Balığı'nı yemeye ihtiyacı yoktu. 'Sadece ABD'ye bağımlı kalacak şekilde kısıtlı yardımları yeterliydi.' Nitekim bugün gerçek yüzünü de gösteriyor. Atatürk'ün ölümünden sonra ülkemizin kapitalizmin tuzaklarına nasıl düşürüldüğünü belgeleriyle anlatıyor kitap. Dış politika, ABD ve Ortadoğu konularında analizler içeriyor. Konular biraz dağınık ve akıcı olmasa da bu konulara meraklıysanız bu kitaptan öğreneceğimiz çok şey var.

***

Kitap konusunda o dönemin önemli ve yurtsever kalemlerinden bazılarının değerlendirmelerini yazıma kanıt olarak aktarmak isterim:

1-Prof. Türkkaya Ataöv: 'Emin Değer, Milli Savunma Bakanlığı Hukuk Danışmanlığı gibi yetkili koltuklardan yabancılarla olan ilişkilerimizi yakından izleyebilmiş ve bir Türk Subayı'na yaraşır biçimde tepki göstermesini bilmiştir.'

2-Server Tanilli: 'Emin Değer'i CIA-Kontrgerilla ve Türkiye adlı kitabından hatırlayacaksınız. Yeni eseri 'Oltadaki Balık Türkiye' bir bataklığa saplanışın öyküsü... Büyük bir ilgiyle, ama yine de hüzünle okuyorsunuz. Çünkü Emin Değer, o hengamede aymazlıkları yer yer ihanetleri de sergiliyor. 'Bu kadarı da olmaz' diyorsunuz; olmuş ama'

3-İlhan Selçuk: 'Türkiye nasıl oltadaki oluyor? Bu ne biçim benzetmedir?.. Benzetme, kitabın yazarı Emin Değer'in değil, bütün dünyanın adını bildiği bir Amerikalının, Nelson A. Rockefeller'in... ABD Başkanı Eisenhower'a yazdığı bir mektupta Rockefeller, bu benzetmeye başvuruyor... Bilinçsizliğin kör güdüsünde benliğini dış güdüme teslim etmiş bir toplum düzeyindeyiz. İnanmayan 'Oltadaki Balık Türkiye'yi okusun.'

4-Uğur Mumcu: 'Devletimizin temelindeki ilk harç, bağımsızlık bilincidir. Bu bilinç nasıl yok edilmiş? İşte bunun yanıtlarını veriyor Emin Değer. Bu gerçekler sadece geçmiş olayları değil, ileride yaşayacağımız CIA damgalı oyunları da sergilemektedir.'

***

Son çeyrek yüzyılda ABD, gerçek yüzünü göstermeye devam ediyor.