1700'lerin sonunda İspanya'nın en ünlü ressamı olarak Kral IV Carlos'un himayesinde sanatının en başarılı eserlerini veren Francisco Goya, ilham perisi Ines’in Kilise tarafından hapse atılmasıyla Engizisyon Mahkemesi'yle ters düşer. İspanyol Engizisyonu, Napolyon Savaşları, bir keşiş ve bir tüccarın kızı ve bunların Francisco Goya'yı nasıl etkilediğinin öyküsü 2005 yılında sinemaya uyarlanmıştı.

www.baskentgazete.com.tr’ye çalışmalarını anlatan Sanatçı Kadınlar Derneği yönetim kurulu üyesi sanatçı Sinem Öney, dernek olarak çalışmalarında “Goya’nın Hayaletleri” filminden yola çıktıklarını kaydediyor.

Fransız düşünür ve sosyolog Jean Baudrillard’ın. medya teorisi, postyapısalcı felsefe ve postmodernizm üzerine çalışmalarına vurgu yapan sanatçı Öney, “Onun teorik sisteminde gerçek ile kurgusal, kopya ile orijinal arasındaki tüm ayrımlar ortadan kalkar" değerlendirmesi yapıyor. Öney, “Baudrillard'a göre simülasyon, simülakrın mevcut aşamasıdır. Her şey göndergeleri olmayan referanslardan, bir hipergerçeklikten oluşur. Baudrillard bunun tarihsel bir ilerlemenin parçası olduğunu savunur” diyor.

“SIMÜLAKRLAR VE SIMÜLASYON”

Sanatçı Baudrillard’ın, özellikle “Simülakrlar ve Simülasyon” (2010) adlı eserinde, modern toplumun gerçeklik algısının nasıl çarpıtıldığını ve yerini simülasyonların aldığını açıklar ve gerçeğin yerini alan bir ‘görünüm’ yarattığını kaydediyor.

Günümüzdeki her şeyin sahte olduğunu, yapay zekanın etkisiyle her şeyin yanıltıcı olduğunu ve gerçekliğin ve hakikatin yön değiştirdiğini savunuyorum” diyen sanatçı Öney, “Bu yüzden baktığınız şey, aslında baktığınız şey değil, daha sonra arkasında başka bir şey görebileceğiniz bir durum. Ben bunu anlatabilmek için benim hayaletim ve korkutucu bu anda bu zamanda yaşadığım hayalet ve benim için korkutucu şey, gerçekliğin yitirilmesi. Bu sebeple yerleştirmemde iki zıt renk kullanarak bir hayalet tasarladım. Görünen ile görünmeyenin hep hayatımızda olduğu ve artık her anlamda, hiçbir şey güvenemeyeceğimiz anlatmak istedim. Hakikatin yerini alan simülakrların, inandırıcılığı da yok ettiğini söyleyebiliriz. Bu yüzden de iki taraflı heykel çalışması yaptım” sözleriyle sanatını anlatıyor.

SİNEM ÖNEY KİMDİR?

1980 yılında Ankara’da doğdu. 2003 yılında Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Resim-İş Ana Bilim Dalından mezun oldu. 2009’da Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünü kazanarak, 2012’de “Günümüz Sanatında Portre ve Uygulamalar” adlı teziyle “Yüksek Lisans” derecesini aldı. Çalışmalarında insanı portre konusu çerçevesinde inceleyerek, farklı teknikler denedi. Kavramsal sanata daha çok eğilim göstermeye başladı. Ankara’da resim öğretmenliğini de sürdüren sanatçı Öne, resim dilinin yanında fotoğraf, video ve heykel çalışmaları da yapıyor. 3 kişisel, 8 online, 5 yurtdışı olmak üzere 70’dan fazla sergiye katıldı. 5 yıl süre ile Prof. Zafer Gençaydın atölyesinde derslere katıldı. Ziraat bankası, Çağdaş Sanatlar Merkezi ve özel koleksiyonlarda resimleri bulunuyor. Çalışmalarına Ankara’daki atölyesinde devam eden sanatçı Öney’in, Birleşmiş Ressamlar Derneği ve Sanatçı Kadınlar Derneği yönetim kurulu üyeliği bulunuyor.

Muhabir: Cemil Cahit Saraçoğlu