Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın ardından milyonlarca aday sonuçların açıklanmasını beklerken, tercih dönemiyle ilgili uyarılar da gelmeye başladı. Psikolojik Danışman Eğitimci Oğuzhan Asil Yücesan, tercih sürecinin yalnızca üniversite ve bölüm seçmekten ibaret olmadığını belirterek, öğrencilerin aslında gelecek yaşamlarını doğrudan etkileyecek önemli bir kararın eşiğinde olduklarını söyledi. Tercih döneminin sabır, araştırma ve bilinçli değerlendirme gerektirdiğini vurgulayan Yücesan, adayların tercih kılavuzunu dikkatle incelemeleri, bölümlerin kontenjan durumlarını, özel koşullarını ve mezuniyet sonrası sunduğu imkanları ayrıntılı şekilde değerlendirmeleri gerektiğini ifade etti.
“TERCİHLERİNİZİ BÜTÇE PLANLAMASINA UYGUN YAPIN”
Üniversite tercihinde şehir faktörünün son yıllarda daha belirleyici hale geldiğini kaydeden Yücesan, öğrencilerin yalnızca akademik programları değil, yaşayacakları şehrin sunduğu sosyal, kültürel ve ekonomik imkanları da değerlendirdiğini söyledi. Büyükşehirlerin staj, iş bağlantıları, sosyal yaşam ve teknik altyapı açısından önemli avantajlar sunduğunu belirten Yücesan, buna karşılık şehir dışında eğitim görecek öğrencilerin ve ailelerin bütçe planlamasını doğru yapmaları gerektiğini ifade etti. Barınma, ulaşım ve temel yaşam giderlerinin yanı sıra öğrencilerin kişisel, sosyal ve mesleki gelişimlerini destekleyecek etkinlikler, kurslar ve eğitim faaliyetleri için de kaynak ayırmasının önemine dikkat çekti.
“EĞİTİM PLANINIZI TEKNOLOJİK GELİŞMELERLE BİRLEŞTİRİN”
Teknolojik dönüşümün meslekleri ve iş dünyasını hızla değiştirdiğini belirten Yücesan, yapay zeka, veri analizi ve dijital teknolojiler alanında açılan yeni bölümlerin gençler için önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Ancak bu alanların sadece popüler olduğu için tercih edilmemesi gerektiğini söyleyen Yücesan, öğrencilerin kendi ilgi ve yeteneklerini teknolojik gelişmelerle birleştirebildikleri ölçüde başarılı olabileceklerini kaydetti. Gelecek kaygısının tercih döneminde birçok aday tarafından hissedildiğini belirten Yücesan, bu kaygının öğrencileri durduran değil harekete geçiren bir motivasyon aracına dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı. Adaylara son tavsiyesinde ise çevrenin beklentileriyle değil kendi hedefleri doğrultusunda hareket etmeleri çağrısında bulunan Yücesan, “Tercih dönemi bir üniversiteye yerleşme yarışı değil, gelecekte nasıl bir yaşam sürmek istediğinize karar verdiğiniz bir yaşam planıdır” dedi.
Devamı için tıklayınız.





