Tarih, bazen en zor dönemlerde atılan sessiz adımları yıllar sonra çok daha büyük bir anlamla hatırlar. 14 Temmuz 1971 de Türkiye için böyle günlerden biridir. Siyasetin sert rüzgârlarının estiği, demokrasinin sancılı bir süreçten geçtiği bir dönemde kurulan Kültür Bakanlığı, devletin yalnızca güvenlik ve ekonomiyle değil, toplumun ruhuyla da ilgilenmesi gerektiğini ilan eden önemli bir adımdı.

1971 yılı Türkiye’nin en çalkantılı yıllarından biriydi. 12 Mart Muhtırası’nın ardından kurulan Nihat Erim hükümeti, ülkenin içine sürüklendiği siyasal ve toplumsal krizleri aşmaya çalışıyordu. Ekonomik sorunlar büyüyor, üniversiteler ve sendikalar siyasi gerilimlerin merkezinde yer alıyordu. Böyle bir atmosferde devletin önceliğinin yalnızca güvenlik olması beklenebilirdi.

Devamı için tıklayınız.