Dert küpü kadim dost beni görünce başladı anlatmaya…

Belli ki içini dökecek birini arıyor…

Piyango bana vurdu.

Kendi derdim yetmiyormuş gibi bir de onun derdini dinlemek işkence gibi geldi…

Ama, ne yaparsınız kaç yılın dostu işte.

İç çekerek başladı anlatmaya:

''TV kanallarının birinde hava raporunu sunan meteoroloji uzmanının nisan ayı ortalarından mayıs sonuna kadar olan yaklaşık 1,5 aylık döneme ilişkin tahminini izlerken, beklentimin çok üzerinde bir tüketim bedeli ile karşılaştığım son doğalgaz faturası geldi aklıma…

Hoş, elime ulaştığından bu yana aklımdan çıktığı da yok…

Bu konuda doğal gaz abonelerinin çoğunun durumu benden farksız''

Nezaket gösterip, soran gözlerle ''eeee…'' dedim...

Oysa, pahalılık, etiketler, faturalar herkes gibi beni de bunaltmıştı.

''Olsun'' diye geçirdim içimden.

Belli ki dertlerini kusmaya, kendisini dinleyecek bir dosta ihtiyacı vardı.

O da bendim.

Devam etti iç çekerek:

''Havaların da insafa geleceği yok. En azından şu yüklü doğalgaz faturalarından kurtuluruz düşüncesiyle sıcak günleri iple çekerken, dondurucu akşam soğukları sanki ''hemen kurtuluş yok'' dercesine musallat oldu ensemize. Meteorolojik tahminler mayıs ayının da mevsim normallerinin altında geçeceğini gösteriyormuş. Öyle diyor meteoroloji uzmanı.''

Dostuma hak vermemek elde değil.

Öyle ya…Soğuk demek, doğal gaz demek, doğal gaz demek fatura demek, fatura demek kabus demek.

Biliyorum ki bugünlerde hemen her evde kabus yaşanıyor.

Zengini de orta hallisi de dar gelirlisi de aynı dertten muzdarip.

Ekonomiyi dibe vurdurursan sonucu da bu oluyor…

Karadeniz'de doğal gaz müjdesi ver…

İnsanları beklentiye sok.

Herkes indirim beklerken, bindirimle abandone et…

İklim değişikliğine, doğa dengelerini alt-üst eden eşikteki tehlikeye ne demeli…

O da doğanın intikamı…