Dostlarım;

Yıllardır şuu sorunun yanıtını arıyorum; Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı batı emperyalizmine karşı kazanan bir ülkeden, savaşmadan aynı emperyalistlere ülkenin kaynaklarını teslim eden bir millet haline nasıl geldik?

Bir küresel haydut, ahlaksız, pedofilinin özel temsilci olarak atadığı başka bir bunak her gün Türkiye’ye don biçiyor.

Bir gün krallık diyor, bir gün monarşi, başka bir gün demokrasinin bu coğrafyaya gereksiz olduğunu söylüyor..

Bu tür açıklamalar yalnızca diplomatik teamüllerin ihlali mi sizce?

Türkiye’nin egemenlik haklarına ve siyasal tercihine yönelik dolaylı bir müdahale niteliği taşımıyor mu?

Onurlu bir iktidar hangi yabancı temsilcinin, görev yaptığı ülkenin yönetim biçimine ilişkin yönlendirici, kıyaslayıcı ya da küçümseyen konuşma yapmasına izin verebilir?

Bu günkü iktidarı eleştirebiliriz, övebiliriz ama bir sapık anlayışın temsilcisinin Türkiye Cumhuriyeti’ni, halkını ve siyasal tercihlerini küçümsemesine izin veremeyiz.

Diplomasi; karşılıklı saygı, eşitlik ve iç işlerine karışmama ilkeleri üzerine inşa edilir. Bu ilkelerin ihlal edildiği bir zeminde sağlıklı ilişkilerin sürdürülmesi mümkün olabilir mi?

Devamı için tıklayınız.