Dostlarım;
Türkiye siyasi tarihi, yargı ile siyasetin iç içe geçtiği pek çok davaya sahne oldu. Ancak son dönemde belediyeler üzerinden Cumhuriyet Halk Partisi’nin hedef alındığı temelsiz, belgesiz, kanıtsız iddialar üzerinden itibarsızlaştırma operasyonuna tanık olunmamıştı. Bu soruşturma-gözaltı ve tutuklamaların merkezinde ise 15 milyondan fazla insanın oyu ile Cumhurbaşkanı adayı gösterilen Ekrem İmamoğlu yer alıyor.
Silivri’de görülen davada 18 kişinin tahliye edildiği ara karar duruşması, yalnızca hukuki değil, siyasi etkileri açısından da dikkat çekiciydi. Duruşmada İmamoğlu’nun yaptığı konuşma, klasik bir savunmanın ötesinde adeta bir “manifesto” gibiydi.
İmamoğlu, konuşmasında hem kişisel olarak hedef alındığını hem de Türkiye’deki yargı sisteminin getirildiği durumu gözler önüne serdi.
İmamoğlu kamuoyunda hâlâ tartışılan diplomasının iptal edilmesindeki hukuksuzluğa vurgu yaparken “Benim helal bir diplomam var, gösteremeyeceğim bir üniversite arkadaşım yok. Üniversite arkadaşlarımla stadyum doldururum. Başkası tavla oynayacak birini bile bulamaz. Öfkem artık saklanamaz bir vaziyette. Bir tane AK Partili belediyeyle ilgili hiç mi soruşturma olmaz?” diye isyanını dile getiriyordu.
Devamı için tıklayınız.