İstanbul Sanayi Odası’nın her yıl açıkladığı, Türkiye'nin ilk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması'nın sonuçları, ülkenin ekonomi politiğini yansıtan en iyi göstergelerden biridir. Küresel sermayeye de entegre olmuş Türkiye’nin en büyüklerinin ihracattan istihdama bütün ekonomik verilerini sunan bu araştırma, ekonominin genel gidişatını gösterdiği gibi bölüşüm sorunlarının, sermaye gruplarının yapısının da fotoğrafını çeker.
2025 yılında üretimden satışlara göre Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşu yine 698,8 milyar liralık satışla TÜPRAŞ oldu. TÜPRAŞ’ın ardından 538,3 milyar lira ile Ford Otomotiv ikinci, 327,9 milyar lira ile Star Rafineri üçüncü sırada yer aldı. İSO 500’ün ilk üç sırası, geçen yıla göre değişmedi. İSO Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açıklamasına göre, İSO 500'ün faaliyet kârı yüzde 57,1 artarak 641 milyar liradan 1 trilyon liraya yükseldi.

Bu firmaların üretimden satışları yüzde 28, ihracatı ise yüzde 8,4 artmış. Gelin görün ki, faaliyet kârları yüzde 57 artmasına rağmen istihdamda yüzde 2,5’lik bir kayıp yaşanmış ve 804 bin kişi işini kaybetmiş. Bu da demek oluyor ki, Türkiye’nin en büyükleri içinde daha da büyüyenler var ama bu büyüme istihdam dostu değil, işsizliğe çare olmuyor; tam tersine binlerce sanayi işçisi üretimden kopuyor. Daha da önemlisi, faaliyet karları artarken, işçilere ödenen brüt ücretlerdeki artış yüzde 39-42 aralığında bulunuyor; bu da emeğin aldığı payın azalması anlamına geliyor.
2025 yılına dair verilerde 152 firmanın zarar ettiği bilgisi ise ekonominin yapısal bozukluklarının ilk 500’ü de etkilediği anlamına geliyor. Bu, finansman maliyetlerinin artması, satın alma gücünün düşmesine bağlı olarak sanayi kuruluşlarının zorda olduğu anlamına geliyor. Kriz artık sadece küçük işletmeleri vurmuyor, en büyükleri de olumsuz etkiliyor artık.
Bilindiği gibi uzun yıllardır büyüme inşaat sektörüne odaklı gerçekleşti. Hem ideolojik olarak Cumhuriyet’in sembollerinden kurtulma hem de kurulan rant düzeninin devamlılığını sağlama adına büyük bir yıkım dalgası yaşadık, yaşıyoruz. Kamu binaları sağlam olduğu halde hemen hemen tamamı yıkılıp yeniden yapıldı. Okullar, hastaneler, otoyollar hep inşaat sektörünü besledi; ancak inşaat sektörü sınırlarına dayandı.
Son listede ise savunma sanayi şirketleri büyük sıçrama yaptı. İlk 10 kuruluş içerisinde dikkat çekici değişimler yaşandığını görüyoruz. Çünkü, özellikle savunma sanayi sektöründe faaliyet gösteren şirketler hızla üst basamaklara yükselmiş durumda.
Geçen yılki listede ilk 10'da bulunmayan ve 11'inci sırada yer alan TUSAŞ'ın 140,9 milyar liralık üretimden satışla yedinciliğe, 16’ncı basamakta bulunan Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı 138,8 milyar lirayla sekizinciliğe, 17’nci sıradaki Aselsan'ın 130,2 milyar lirayla dokuzunculuğa yükselmesi dikkati çekici.
Arca Savunma bu yıl ilk kez 12’inci sıradan ülkenin en büyük 500 sanayi kuruluşu arasına girmiş bulunuyor. Çorum’da faaliyet gösteren şirket daha önce ABD ile Türkiye arasında imzalanan mühimmat anlaşması ile gündeme gelmişti. 2025 yılında ise savunma ve havacılık sanayisinin ihracat şampiyonu.

ARCA’nın yanı sıra Otokar, Roketsan, sivil ve askeri havacılık ve uzay sanayi için kritik yapısal parçalar, motor bileşenleri ve alt sistemler üreten Alp Havacılık, askeri kara aracı üreticisi Nurol Makine, silah sistemleri üreticisi Samsun Yurt Savunma Sanayii, Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ, Havelsan, ticari ve askeri kara aracı üreticisi BMC Otomotiv, savunma sanayi alanında ilerleme kaydeden şirketler arasında yeralıyor.

Savunma, silahlanma harcamaları tüm dünyada artış eğiliminde bulunuyor. Aslında son yıllarda sanayisizleşme yaşayan Türkiye’de de sanayi kısmen nefes alabiliyorsa nedeni savunma sanayi. Çünkü imalat sanayinin diğer dallarında tablo pek de iyi sayılmaz. Sadece savunma sanayisinin gelişmesiyle de ekonominin ve halkın bölüşüm sorunları çözülmez.