Tarımda her yıl aynı tartışmayı yaşıyoruz: Devlet fiyat açıklıyor, üretici “yetmez” diyor. Ziraat odaları maliyet hesabını ortaya koyuyor, birkaç hafta sonra tartışma gündemden düşüyor.
Oysa mesele fiyatın kaç lira olduğu değil, üreticinin o fiyatla para kazanıp kazanamadığıdır.
2026'da fındık, çay ve hububat fiyatlarına baktığımızda tablo oldukça net.
TMO, fındıkta Giresun kalite için kilogram başına 255, Levant kalite için 250 lira açıkladı. Üreticinin beklentisi ise 300-320 lira bandındaydı. Çünkü gübre, ilaç, işçilik ve bakım maliyetleri yükseldi. Özellikle eğimli Karadeniz arazilerinde makine kullanılamaması, işçilik maliyetini ağırlaştırıyor. Hasat yevmiyelerinin yaklaşık 2 bin liraya çıkması da üreticinin kazancını eritiyor.
Çayda kilogram fiyatı 2025'teki 25,44 liradan 35 liraya yükseldi. Artış yüzde 37,5.
Ama çay üreticisinin de önünde büyük bir maliyet var: İşçilik.
Günlük yevmiye yaklaşık 3 bin lira, ton başına toplama maliyeti ise 10 bin lira seviyesinde. Üretici temsilcilerinin 44-45 liralık fiyat talebinin arkasında işte bu maliyet hesabı bulunuyor.
Hububatta ise daha çarpıcı bir tablo var.
TMO buğday fiyatını ton başına 16 bin 500, arpayı 12 bin 750 lira olarak belirledi. Desteklerle birlikte buğdayda üreticinin eline geçmesi beklenen rakam 19 bin 514 lira.
Fakat Güneydoğu Anadolu'da buğday üretim maliyetinin 19 bin-20 bin 500 liraya ulaştığı hesaplanıyor. İç Anadolu'da maliyet 17 bin 500-18 bin 500 lira civarında.
Yani destek dahil gelir bile bazı bölgelerde maliyeti karşılamıyor.
Burada önemli bir ayrım var:
Destek, kâr değildir.
Çiftçinin maliyetini karşılayabilmesi, borcunu ödeyebilmesi ve gelecek yıl yeniden üretime girebilmesi için verilmektedir.
Çünkü çiftçi üretimden çekilirse sorun sadece çiftçinin sorunu olmaz.
Üretim düşer, ithalat artar, döviz ihtiyacı yükselir ve sonunda faturayı tüketici öder.
Bu nedenle artık “Çiftçiye kaç lira verdik?” sorusunu değil, “Çiftçiye gelecek yıl da üretim yapabilecek kadar para kaldı mı?” sorusunu sormalıyız.
Tarımda fiyatı değil, maliyet-fiyat makasını yönetmek zorundayız.
Çünkü bugün çiftçinin hesabı tutmazsa, yarın bunun hesabını hep birlikte daha yüksek gıda fiyatlarıyla öderiz.