Sefalet içinde yüzen emeklilerin çok fazla bir beklentisi yoktu; artık AKP iktidarının emekliye şaşı baktığını bildiği için açıklanacak zam oranına da şaşırmadı bu yüzden.
SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin temmuz ayında alacağı zam oranı yüzde 17,76 olarak netleşti. Her seferinde olduğu gibi bu kez de zam oranlarının düşük tutulması amacıyla TÜİK, inandırıcı olmayan enflasyon verileri açıkladı ve referans da bu oldu. En düşük emekli maaşı ise 23 bin 552 liraya çıkarıldı.
Emeklilerin yaşadığı açlık, yoksulluk, barınma, sağlık sorunlarını anlatacak artık sözcük kalmadı gibi. Hayatının sonbaharını yaşayan milyonlarca insanın feryadına aldırış eden bir yönetime sahip değiller çünkü. Emeklilere maaş verilebildiği için kendilerine şükran duymamız gerektiğini ima eden Çalışma Bakanı’nın olduğu bir ülkede emekli hangi derdine çare bulabilir ki.
İlginçtir, kök maaşlarla ilgili kapsamlı bir düzenleme yapılmadığı için 6 ayda bir zam yapılmasına rağmen emeklinin durumu iyileşmiyor, tam tersine daha da kötüleşiyor. Üstelik negatif yönlü bu olumsuzluğun toplumsal tabanı da genişliyor. En düşük maaş alanların sayısı giderek artıyor. Bildiğiniz gibi uygulama 2019 yılında bin lira ile başlatılmıştı. Bu yılın başında en düşük emekli maaşı 20 bin lira olmuştu. Kök aylığa yapılacak yüzde 17,76’lık zamma rağmen maaşı 20 bin liranın üzerine çıkmayacağı için iktidar, en düşük maaşı 23 bin 552 lira olarak belirledi.
Şu anda en düşük aylığı alanların sayısı 4,9 milyon.
En düşük emekli aylığı 23 bin 552 liraya çıktığında ise bu aylığı alanların sayısı daha da artıyor. En düşük aylıktan şimdi 5,1 milyon emeklinin yararlanacağı öngörülüyor. Aslında, 23 bin 552 lira yerine örneğin 100-200 lira fazla alanları da eklediğinde ortaya korkunç bir manzara çıkıyor.
Prof. Dr. Aziz Çelik’in hazırladığı veriler, vahim ötesi bir durumu işaret ediyor. 2019 yılında en düşük emekli alanların oranı yüzde 7 iken, ocak 2026 itibariyle bu rakam yüzde 30’a çıkıyor. Son düzenleme ile bu oran yüzde 31’e yükseliyor.
En düşük aylık alan emekli sayısı da 800 binden 4 milyon 900 bine yükseliyor.
Peki, emekli olduktan sonra çalışanlarla ilgili veriler nasıl?
Emekli olduktan sonra kayıtlı olarak çalışmaya devam edenlerin sayısı 2 milyon 139 bin 711 kişiye ulaşmış bulunuyor. Bu sayı 2017 yılında 713 bin düzeyinde iken EYT düzenlemesiyle birlikte artıyor. Emekli olduktan sonra çalışanların, kayıtlı çalışanlara oranı yüzde 8,4. Kayıt dışı çalışanlar da eklendiğinde gerçek sayının bunun çok daha üzerinde olduğu aşikar.
AKP döneminde emeklilerin milli gelirden aldığı payın düzenli olarak gerilediğini biliyoruz. Emekli aylıkları ekonomik büyüme ve enflasyon karşısında erirken, en düşük emekli maaşı alanların sayısının her yıl artması, çoğunluğun yoksullukta eşitlenmesi, milli gelirden hak ettiği payı alamaması anlamına geliyor.
Onun içindir ki, belediyeler, emeklilere, maaşı olmasına rağmen çeşitli yardımlar yapıyor. Gıda kolisi, alışveriş kartı desteği, nakdi sosyal yardım, yakacak desteği, su, ulaşım, sosyal tesislerde indirim, evde bakım ve temizlik gibi destekler sunuyorlar.
Korkunç bir adaletsizlik, dehşetengiz bir yoksullaşma almış başını gidiyor.
Ey aziz emekli okurlarım; sandık başına gittiğinde unutma bunları…