Yok yok… Bu sene Gençlerbirliği sevgisi çekilecek dert değil… Bu kadro, sevenlerin kalplerini resmen test ediyor.
Sezonun en uzun süreli iyi gidişinin (7 haftada alınan 3 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 yenilgi ile elde edilen 12 puan) yaşayan ve de özellikle rahat bir nefes almasını sağlayan son Keçiörengücü mücadelesindeki galibiyet kadar,oynanan futbol da doğrusu başta ben olmak üzere tüm Gençlerbirliği sevenlerini umutlandırmıştı.
Puanların aslanın ağzında değil, midesinde olduğu bir dönemde;Başkent ekibi Tuzla karşısında öyle kötü hatta berbat bir ilk yarı yaşadı ki neredeyse kaleye her gelen top gol oldu. Hatta atılan bir gol de nizami olmasına karşın hakem tarafından ofsayt gerekçesiyle geçersiz sayıldı. İkinci yarıda da rakibin skor üstünlüğünün verdiği rahatlıktan kaynaklanan rehavet sayesinde Kırmızı- Siyahlılar, isabetli şut sayısı hariç tüm istatistiklerde rakibini geçmesine karşın bu sezon son derece önem kazanan genel averaj içinbile farkı bir türlü azaltamadı.
Tuzla faciası bu işin hiç de şakaya gelir tarafının olmadığını apaçık gösterdi… Başkent ekibi çok zorlu bir döneme girdi. Çünkü inanılmaz bir fikstür dezavantajı var.
Bir de sık sık tekrarlıyoruz. Bu ligde her takım birbirini yenebilecek güçte… Bunu da bu hafta alınan sonuçlar özellikle düşme potasındaki takımların performansı çok açık bir şekilde gösterdi.
Futbol otoriteleri tarafından, ligin zirvesi yani Süper Lige direkt olarak çıkış biletinin alındığı 'ilk 2' için buranın gediklileri lider Ankaragücü ve takipçisi Ümraniye'yi en çok zorlayacak takım olarak gösterilen Bandırmaspor'unligde kalmak için belki de son şansını kullanacak durumdaki Kocaelispor'a 1-0'lık üstünlükten 2-1 yenilmesi, 5 haftadır süren yenilmezlik serisini Manisa galibiyetiyle 6'ya çıkararak 16 puan toplayan Altınordu'nun inanılmaz yükselişi… Keçiörengücü'nün Denizli'ye evinde yenilişi, Menemen'in küme düşmesi kesinleşmiş olan Balıkesir karşısında 90+5'te penaltı golüyle beraberliği kurtarmasına rağmen ateş çemberinde kalması…
Son hafta alınan bu sonuçlar, Gençlerbirliği için hiç de hayra yorumlanacak bir durum değil. Çünkü alttaki takımlar kazandıkça makas daralıyor, düşme baraj puanı yükseliyor. Ortada daha oynanacak 6 maçta alınacak 18 puan var. Kimin bu sürede kaç puan toplayacağı konusunda kesin bir tahmin yapamayacağımıza göre hesapların şaşması kadar dengelerin de değişmesi hiç de zor olmayacak.
Düşme potasının üst sınırı olan 16.sırada bulunan Kocaelispor ile birlikte 15. Denizli ve 16. Menemen'in 36'şar puanı bulunuyor. 13. Altınordu (kalan sürede bir haftayı bay geçirecek), 14. Gençlerbirliği ile 11. Keçiörengücü 38'er puana sahip. 41 puanlı 9 ve 10'uncu sıradaki Adana ve Tuzla için de tehlike hala sürüyor.
Son zamanlarda bu kadar takımın düşme durumunun olduğu hiçbir sezon yaşanmadı. Bu nedenle her puanın, her 2'li averaj üstünlüğünün hatta genel averaj hesaplarının devrede olacağı ve büyük önem kazandığı bir sezonda kolay kolay yaşanmayacak.
Böyle bir ortamda Gençlerbirliği için bu Salı günü çok kötü günler geçiren Süper lig şampiyonluğu yaşayan 6 takımdan biri olan Bursa deplasmanı son derece zorlu gözüküyor. Burada alınacak 1 puan bile Kırmızı-siyahlılar için son derece önem taşıyacak. Ayrıca 2'li averaj üstünlüğünü de perçinleyecek.
Her halde Metin Hoca başta olmak üzere tüm takım şapkalarını önlerine koyup nasıl bir oyun kurgusu için de bu maçtan en az kayıpla çıkmalarının hesaplarını yapıyorlardır.
Ne diyelim, futbol şansı Koca Çınar'ın yanında olsun…