"Cezasız bırakılan her erkek şiddeti bu toplumun geneline verilmiş bir mesajdır: Yapabilirsin, yanına kalabilir, cezalandırılmayabilirsin. Bu yüzden şiddeti konuşurken onu mümkün kılan düzeni hedef almak zorundayız."
Tam da böyle aslında, cezasız bırakılan her suç toplumsal normlara uyan vatandaşa korku verirken suçluları arsızlaştırmaktan başka ne işe yarıyor? Bu hafta gündem adeta kanımızı çekti, dumura uğradık... Peki neden? Bu şiddet ve cezasızlığın bedelini öylesine ağır ödüyoruz ve uygulanan politikalar o kadar yetersiz ki... Ne bekliyordunuz Allah aşkına? Bu kadar rezil mafya dizisinin çekildiği bir toplumdan, sürekli birbirini vuran insanların kahraman ilan edildiği bu asalak dizilerden çıkacak toplumdan ne bekliyordunuz? Çocukların video oyunlarına laf etmeden önce evde izlediğiniz o şiddet dolu programlara bir baksanız nasıl olur mesela?
Yıllardır eril şiddet, akran zorbalığı gibi toplumu derinden etkileyen konuları feministler bas bas bağırıyor. İstanbul Sözleşmesi'ne neden ihtiyacımız var, bu tip şiddet dolu bir medyayı ilkesel ve yasalar yoluyla nasıl arındırmalıyız yıllardır kadınlar bağırıyorlar halen anlaşılmıyor çok korkunç.
Bu hafta iki okul saldırısı gerçekleşti. Gülistan Doku cinayetinde kilit gelişmeler elde edildi. İşin içinde emniyet müdürleri, Tunceli eski valisi Tuncay Sonel, valinin oğlu Türkay Sonel'in olduğu kabarık bir dosya var. Bu toplum nasıl böyle iğrençleşti biliyor musunuz? Tanıdıklar silsilesi ile suçun üzerini kapama, şiddeti normalleştirme, herkesin çeyrek mafya olduğu dizilere övgüler yağdırma, her durumda kadını haksız çıkaracak bir sebep arama (o ne giymiş, oraya neden gitmiş, o saatte ne yapıyormuş, haketmiştir gibi söylemler) ve daha nicesi böyle bir toplum yarattı işte. Eserinizle gurur duyun, cezasız bıraktığınız her erkek toplumun başına böyle bela oldu işte.
Hergün kadına şiddet faillerinin serbest bırakıldığı, dosyalarda delillerin karartıldığı, koruma kararlarının işlemediği bir ülkede cezasızlığın yol açtığı o hadsiz cani özgüveni kadınları, çocukları, işinde gücünde düzgün insanları tehdit etmeye ve canını almaya devam ediyor. Her şeye yetkisi olan siyasetçiler bu kadar insan ölümünün sorumluluğunu neden almıyor?
Çürümüşlük, her şeyde çürümüşlük işte ülkeyi bu hale getirdi...