Ankaragücü'ne Süper Lig hedefi için söylenecek çok şey var ama en önemlisi denizi hatta okyanusu geçip derede boğulmamak olmalı…

Geçtiğimiz sezon Süper ligden düşme travmasının ardından yönetim değişikliği, kapalı olan transfer tahtasının son günlerde açılmasıyla adeta 'Yangından mal' kaçırırcasına oldukça yaşlı bir kadro oluşturulması, takımın emanet edileceği teknik direktör konusunun camiada çok tartışılması, hedeflenen noktaya ulaşmak için arka arkaya 2 beraberlikle yapılan kötü başlangıç, yönetimsel problemler, basın ile ilişkilerin sağlıklı olmaması gibi badirelerin atlatılması Sarı-lacivertliler için kolay olmadı tabi ki….

Her şeyden önce önemli olan şaşaalı futbol yerine sonuçodaklı olunmalıydı. 2.haftadaki 11'ncilikten sonra yakalanan istikrar sonucu 7 galibiyet- 1 beraberlik alan Ankaragücü, 11.haftada Eyüp'e yenilerek hem namağlup unvanını hem de zirve ortaklığını kaybedip 3'ncü sıraya indi. Hemen akabinde lider Ümraniye'yi farklı yenip travmayı atlattı gibi görünse de lig başından beri tehlike hattında olan Adana ve Altınordu'ya karşı alınan yenilgiler taraftarlarına 'eyvah! dedirtti. Balıkesir galibiyeti, Samsun yenilgisi derken Sarı-Lacivertlileri kendine getiren 3 içerde, 3 deplasmanda arka arkaya alınan 18 puan oldu ve onları zirveden kopartmadı.

Asıl zorlu viraj olarak adlandırılan Erzurum (D), Bandırma, Manisa (D), Eyüp ve son olarak cumartesi günü oynanan Ümraniye maçlarının 8 puanla yani az hasarla atlatılması,denizi geçme olarak tanımlanabilir.

Ümraniye deyince bu maça ayrı bir parantez açılmalı. Geri dönüşlerin takımı olan Başkent ekibi 42.dakikada kırmızı kart gören Owusu gibi bir silahtan yoksun kalmasına rağmen tüm riskleri alarak ofans gücünü artırıcı değişiklikleri yapan Mustafa Dalcı hocanın cesur davranışıyla büyük bir olasılıkla Süper Ligin kapısını aralamayı başardı.

Hem de karşılaşmanın önemi nedeniyle Süper Lig klasmanından atanan Ümit Öztürk'ün çok ciddi hakem hatalarına daha açıkçası Ümraniyeli futbolcuların; Sinan Osmanoğlu, Murat Uçar ve Yasin Güreler'e bariz şekilde yapılan faullere karşı kayıtsız kalmasına, tüm takdir haklarını ev sahibi ekibin lehine kullanmasına, Owusu'nun kırmızıya dönen 2.sarı kartı Ümraniye yedek kulübesinin ayaklanarak sahanın içine kadar girmesinden ürkerekgöstermesine rağmen…

Buraya bir not düşmem ve Ankara'nın çok önemli iki spor adamını rahmetle anmadan geçemeyeceğim. Herkes çok iyi hatırlar, İlhan Cavcav ve Cemal Aydın zamanlarında bırakın hakemleri Futbol Federasyonu ve büyük kulüpler bile Ankaragücü ve Gençlerbirliği ile uğraşmayı göze alamazlardı. Alanlar da bunun bedellerini ödeyerek silinip gittiler…

Ankaragücü ve Gençlerbirliği yöneticilerine sesleniyorum… Konumlarınız ayrı olsa da çok zorlu dönemden geçiyorsunuz. Cazgırların boy gösterdiği böyle durumlarda bunlara meydanı boş bırakmamanız gerekir. Sessiz kalındığında asırlık çınarları sahipsiz sanırlar… Rahmetli Cavcav ve Aydın gibi federasyonda da kurullarda da etkin ve söz sahibi olmalısınız ki böyle birkaç yıllık semt takımlarına biri 99, diğer 112 yıllık takımlarını yedirmeyin… Vallahi vebalıboynunuza kalır.

Lider Ankaragücü, mutlu sona ulaşmak yani ilk 2'nin içinde olmak için, kalan 7 hafta içinde yapacağı 6 maçın 5'ni Ankara'da oynama avantajına sahip. Tek deplasmanı ligden düşmesi bu hafta kesinleşen Balıkesir… Ankara'da oynayacağı takımlar ise Adana, Altınordu, Samsun, Bolu ve Keçiörengücü… Gerçi çoğu tehlike hattında ve kötü rüya görmek isteyen takımlar olduğu için daha dikkatli olunmalı…

Bu arada Başkent ekibi takipçileri; 2'nci sıradaki Ümraniye'nin 3, son haftalardaki çıkışı ile 3'ncü basamağa yükselen Bandırma'nın 5 puan önünde. Hatta bu iki ekip ile oynanan maçlarda 2'li averajlarda yarım puan olarak da değerlendirilebilecek üstünlüğü de elde etmiş durumda. Bu nedenle Ankaragücü'nün zirvedeki rakiplerinin her maçlarını kazanması durumunda bile işi zora sokmaması için6 maçta alınacak18 puandan 13 puan toplaması yeterli olacaktır. Yani Başkent ekibinin rakiplerine oranla 1 yenilgi ve 2 beraberlik opsiyonu cepte bulunuyor.

GENÇLERBİRLİĞİ RAHAT BİR NEFES ALDI

Haftalardır tehlike bölgesinin hemen üzerinde yer alan Gençlerbirliği, son 7 haftada 3 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 yenilgi alarak 12 puan toplamasına rağmen Keçiörengücü karşısında aldığı galibiyetle ilk defa rahat bir nefes aldı.

Kırmızı-siyahlılar için son derece önemli olan bu karşılaşmayla birlikte genel değerlendirmesini de sonraki yazımda ayrıntılı bir şekilde değerlendireceğim.