Süper ligde son haftalardaki başarılı sonuçlarıyla kurtuluş yolunda umut veren Başkent ekiplerinin 31.haftadaki mücadelelerinde bir sevinç, bir hüzün yaşandı.
Gençlerbirliği- Kasımpaşa
İstanbul deplasmanındaki Fenerbahçe galibiyeti ile büyük sükse yapan Gençlerbirliği, tam 11 hafta sonra galibiyet elde etti. Bunun bir kurtuluş mücadelesine dönüşmesi için aslında 6 puanlık bir maç olan Kasımpaşa'yı da evinde mutlaka yenmesi gerekiyordu.
Bilgisine, taktik anlayışına, çalışkanlığına yürekten inandığımız Özcan Bizati ile teknik kadroda yaşanan kan değişikliğinin olumlu yöndeki etkisinin devamlılığı, bu maçtaki sonuca bağlıydı. Kasımpaşa'nın kadro kalitesi daha iyi olduğu bir gerçek. Üstelik Gençler karşısında psikolojik üstünlüğü de vardı. İşte bu faktörler, Kırmızı – Siyahlıların haddini bilerek oynamasını gerektiriyordu. Nitekim de böyle oldu. Topa sahip olmada üstünlüğü bile isteye (%30'a-%70) rakibine verdi. Savunma güvenliğini ön planda tutarak ilerde süratine güvendiği sadece 1-2 futbolcunun yaratacağı kontrataklara sığındı. İşte bunlardan ikisini oyuna sonradan giren Sefa Yılmaz değerlendirdi. Tecrübeli futbolcu birbirinden çok farklı ama muhteşem güzellikteki gollere imza atarak takımına katkı açısından 6 puan değerindeki galibiyeti getirdi. Sefa Yılmaz ile birlikte sivrilen diğer isimler, biri penaltı olmak üzere 5 net pozisyon kurtaran kaleci Nordfeld ile yakaladığı her fırsatı oldukça efektif kullanma gayreti içindeki Candeias oldu. Portekizli futbolcu ilk golün asistini yaptı, 2.golün de hazırlayıcısıydı.
İstatistik veriler açısından rakibinden geri kalmasına rağmen, az sayıdaki pozisyondan skoru değiştirme becerisini gösteren Gençlerbirliği futbolcuları, hocaları Bizati'nin dediği gibi iki maçta da karakter koyarak, varoluşun ışığını, ateşini yaktılar.
Arka arkaya gelen bu umut verici galibiyetler, Gençlerdeki yönetim krizinin geçici bir süreyle buzluğa kaldırılmasına neden oldu. Daha doğrusunu şimdilik görüntü bu.
Trabzonspor- Ankaragücü
Oyunu; tam olarak seyretmeyip skora göre değerlendirilmeye kalkışanlar, Ankaragücü yine eski günlerine döndü yanılgısını yaşarlar. 3 hafta üst üste elde edilen galibiyetlerle ilgi odağı haline gelen ve haftalardır ilk kez tehlike hattının üzerinde yer alan Ankaragücü, Trabzon karşısında yaşadığı özgüven patlamasının kurbanı oldu.
Aslında topla oynama yüzdeleri dışında istatistikler çoğu zaman maçın gerçeğini ifade eder. Bakıyorsunuz Başkent ekibi, topladığı 55 puanla lig dördüncüsü ve hala şampiyonluk şansı süren rakibi karşısında kafa kafaya mücadele vermiş hatta çok önemli detaylarda rakibine bariz üstünlük sağlamış. Örneğin Trabzonspor kalecisi Uğurcan'ın karşılaşma boyunca çoğu 2.yarıda olmak üzere tam 7 kurtarış yaptı. Bu arada istatistiklere geçmeyen, topun direği sıyırıp geçtiği 3 pozisyon da çabası.
Maçın kısa özeti, Ankaragücü savunmada dikkatsiz, ofansta beceriksiz ve şanssızdı. Yoksa bu maç asla Başkent ekibi adına böyle üzücü bir skorla bitmezdi.
Trabzon maçının Sarı-Lacivertliler adına ne gibi sonuçlar doğuracağı konusunu da gelecek yazımıza bırakalım.
Bu iki ekipten umutsuz muyum asla… Ankaragücü daha şanslı ama Gençler de yeni hocasıyla sağladığı uyumla neden olmasın dedirtiyor.