Evden birkaç dakika önce çıkmıştım ki köşe başında kadim bir dostla karşılaştım.

Yüzünden düşen bin parça…Selamlaşmanın ardından derin bir iç çekti.

'' Bu pahalılık nereye kadar gidecek? Ne olacak halimiz? şeklindeki girizgahtan sonra başladı anlatmaya;

''Posta kutusuna bırakılmış doğal gaz faturasını elim titreyerek aldım. Keşke almaz olaydım.

Kısa süre önce gelen yüklü elektrik ve su faturalarından sonra ''bakalım doğalgaz ne kadar gelecek'' diye günlerdir kara kara düşünüyordum.

Korku dolu gözlerle faturaya bakınca, gördüğüm rakam karşısında betim benzim soldu.

Oysa, geçen bir aylık sürede tüketim bedeli zamlanmamış, havaların nispeten daha ılık geçmesi üzerine de doğalgazın ısı ayarını bir iki derece düşürmüştüm.

Ona rağmen faturadaki tüketim bedeli düşmemiş, aksine daha da yükselmiş''

Sinirleri yatışsın diye, söze girip, ''Bize de beklentimizin çok üstünde gelmiş. Hemen herkes şikayetçi'' diyecek oldum ama nafile…

Daha da kızgın bir ifadeyle söylenmeyi sürdürdü:

''Cebime indirdiğim faturayı evde uzun uzun inceledim…

Alt alta dizilmiş rakamlar…

Karşılığında da rakamların neyi gösterdiğine dair bilgiler.

Aslında bunlara 'neyi göstermediğine…'dense daha anlaşılabilir olurdu.

Faturanın en altında da tüketim karşılığı ödenecek miktar.

Tabii bir de ödemenin yapılabileceği tarih aralığı…''

Yutkunarak soluklanmasını fırsat bilip, ''Bu kadar da canınızı sıkmayın'' diyerek yatıştırmak istemem de kar etmedi.

''Sinirli halim epey sürdü'' diyerek, devam etti:

''Akşam olup da sofraya oturduğumuzda bile faturada alt alta dizili rakamların anlamını çözmeye gayret ediyor, kendimce bazı hesaplar yapmaya çalışıyordum.

İşin içinden sıyrılamayacağımı anlayınca da hırsımı bizimkilerden çıkardım:

'Bu sıcakta bu kadar yakılırsa fatura da böyle olur. Sekiz-on derecede millet ceketle dolaşıyor, siz sıkılmadan üşüdüğünüzü söyleyebiliyorsunuz.''

Kimse çıt çıkarmadı…

Yalnızca kızım, 'ama baba' diyecek oldu…

Nasıl baktıysam, sözünün gerisini getirmedi.

Elimde fatura televizyon karşısına geçtiğimde, hala sakinleşmemiştim...

Spiker, Karadeniz'de bulunan doğalgaz rezervleriyle ilgili gelişmeleri aktarıyordu…

Dinlerken tünediğim koltukta uyuya kalmışım.''

Teselli edecek söz bulamadım.

Vedalaşıp evin yolunu tuttuğumda o hala bir şeyler mırıldanıyordu.