Bir hafta içinde ne oldu böyle…
Alanya maçındaki Ankaragücü ile Sivas maçındaki arasında dağlar kadar fark var.
O yerlere göklere sığdıramadığımız, hakkında methiyeler düzdüğümüz takım gitmiş, adeta bir acemiler mangası gelmiş…
Alanya maçında futbol adına ne kadar doğru iş varsa hepsinin altında imzası olan Sarı – lacivertlilerin yerinde yerler esmiş, 14 günde arka arkaya 2 Avrupa konferans ligi, 3 tane de Süper Lig maçı oynayan ve yorgunluktan tel tel dökülmesi beklenen rakip Sivas, çok önemli 2 silahı Max Gradel, Charisis'ten yoksun olmasına karşın sonuç odaklı oynadı ve kazanmayı bildi.
Aslında çiçeği burnunda teknik direktör Sedat Ağçay, bir hafta önce Alanya hocası Ersun Yanal'ı daha çok topla oynama tuzağına çekmeyi başarmasına rağmen, Sivas'ta da aynı şeyi denedi ama Rıza Çalımbay'a bunu yutturamadı.
Her iki maçın istatistiklerine bir bakalım. O kadar benzerlik var ki şaşar kalırsınız.
Son haftaların gündemi en fazla meşgul eden 'topu rakibe bırakma' taktiği oldu. Sarı-Lacivertliler son iki maçında da aynı taktiği uygulamaya kalktı. Alanya mücadelesinde tam bu taktiğe uygun davranıp, yani rakibe topu verip, baskı uygulayarak kapılan topları süratli forvet elemanlarıyla rakip ceza alanına göndererek istediğini elde etmişti. Topla oynama oranları yüzde 38'e 62 ve başarılı paslarda 250'ye 453 konuk takım lehine yansıdı. Buna karşın etkinlik göstergelerinde yani çekilen şut sayısında 18'e 10, şut isabetinde 6'ya 1, kaçan net pozisyonda 2'ye 0 ve gol beklentisinde 1.59'a 0,51 olarak ev sahibinin üstünlüğünde gerçekleşti.
Sivas deplasmanında ise bu kez tuzağa düşen Sedat Ağçay oldu. Topla oynama oranı bu kez yüzde 38'e 62 ve başarılı paslarda 247'e 456 konuk takım lehineydi. Buna karşın etkinlik göstergelerinde ise ev sahibi takımın ezici üstünlüğü vardı. Yani çekilen şut sayısında 24'e 7, şut isabetinde 7'ye 1, kaçan net pozisyonda 5'ye 1 ve gol beklentisinde 4.10'a 0.43 olunca Ankaragücü'nün çok daha farklı bir yenilgiden kurtulduğunun apaçık ortaya koymaktadır.
Taktiği belirleyen Teknik Direktör ama uygulayıcılar ise futbolcular… Taktiğin başarıya ulaşması, uygulayıcıların sergileyeceği performansa bağlı. Eğer takımın büyük çoğunluğu vasatın üzerinde olur, aralarından da birkaçı daha iyi oynarsa tıpkı Alanya maçında olduğu gibi, taktiğiniz başarıya ulaşır, sonuç da o derece yararlı olur. Sarı-lacivertli ekibin bu maçta kendini gösteren futbolcu sayısı oldukça fazlaydı. Milson, Ali Sowe, Zahid, Atakan Çankaya, Lamine Diack ve Gökhan Akkan'ın başarıdaki katkıları fazlaydı.
Gelin görün ki Başkent ekibi için deplasmanda her zaman ters gelen Sivas mücadelesinde ise bırakın iyi oynayanları, vasatın üzerine bile çıkan nadir futbolcular vardı. Bu durum da sonuç elbette ki hüsran olur.
Şimdi milli maç haftasına girildi… Böyle inişli- çıkışlı bir grafik çizen Ankaragücü'nde şapkanın öne konulup düşünmenin tam zamanı. Bir kere durum gerçekten çok vahim. Kaybedilen maçların telafisi son döneme yaklaşıldıkça giderek zorlaşmaya başlar. Özellikle Başkan Faruk Koca'nın teknik direktör seçimi konusunda büyük bir risk almasının gözden geçirilerek düzeltilmesi lazım.
Tüm bunları niye söylüyoruz peki… Haşa takımın içişlerine karışmak gibi bir niyetimiz yok. Ligin bitimine 12 hafta kaldı. Şimdiki puan cetveline hükmen galibiyetlerden dolayı İstanbul, Alanya, Giresun'a 6'şar, Sivas, Kasımpaşa, A.Gücü, Ümraniye ve Antalya'ya da 3'er puan eklenecek. Bir başka avantajda Antalya, Ümraniye, Kasımpaşa, Sivas ve Alanya birer haftayı bay geçecek olması.
Ankaragücü için asıl önemlisi, düşmeme mücadelesi veren takımlardan İstanbulspor, Giresun, Kasımpaşa, Antalya ile birer hafta arayla hep kendi sahasında oynaması. Üstelik ilk yarıya bakıldığında bu takımlarla deplasmanda oynadığı tüm karşılaşmalarda puan veya puanlar almış.
Tabloya genel bakıldığında Başkent ekibi hala diğer takımlara göre daha avantajlı. Böylesine 6 puanlık zorlu maçlarda takımı iyi motive edecek tecrübeli teknik adama ihtiyaç var. Bir de Eryaman'da oynanacağı karşılaşmalarda 12. Adam faktörü de buna eklendiğinde bu kritik dönemin başarıyla geçirileceğine inancım tam. Bu yüzden bu 15 günlük milli maç arası cuk oturdu. Hangi karar verilecekse bir an önce verilsin. Çünkü kararsızlık kadar kötü bir şey yoktur.