Kale Bölgesi’nde bir çeyrek asrı geçen çalışmalar hakkında bilgiler veren Yahnici, “Çıktığımız yolda 2000'li yıllardan beri çok zahmetli bir yol yürüdük. Yola çıkarken ‘Türkiye'nin kalbi Ankara, Ankara'nın kalbi Altındağ, Altındağ'ın kalbi Ankara Kalesi’ inancımızı ortaya koyduk. Bu işten siyasi, ticari, bir kazanç/menfaat elde etme amacıyla hareket etmedik. Hepimiz için gönüllülük esas oldu” dedi.

TÜRK TURİZMİNİN EN ÖNCELİKLİ DESTİNASYONU
Çalışmalarının temelinde tarihe, kültürel mirasa, kültür ve sanata sahip çıkma ve böylelikle Ankara Kalesi’ni Türk turizminin öncelikli destinasyonu haline getirme hedefinin olduğunu vurgulayan Yahnici, şöyle devam etti:
“Kale özelinde önceleri herhangi bir kuruluş, vakıf, dernek söz konusu değildi. Bir yandan o zamanlar yöneticisi olduğumuz Ankara Kulübü Derneği'ni bu işlerin öncüsü kılarak Ankara Kalesi'nde faaliyetlere başladık. Kale’deki And Evi'ni de o zamanlar kurmaya çalışan Rahmetli Mehmet Basman ve Vakfı (SCA Müzik Vakfı) en büyük yardımcımız oldu. Bazen ATO'yu bazen Altındağ Belediyesini yanımıza aldık. (Ancak en büyük katkılarını unutmayacağım zamanın İl Kültür ve Turizm Müdürü Doğan Acar’ı minnetle ve Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürü Hikmet Denizli rahmet ve minnetle anmak istiyorum.) Festivalleri başlattık. Yabancı folklor, müzik grupları, kukla sanatçıları, jonglörler, mehteran, yerli müzik, Seymenler başta olmak üzere folklor grupları, orkestralar, bandolar Ankara Kalesi sokaklarını şenlik alanına çevirdi. Saat kulesi meydanında yabancı misyona kış partisi verdik, İnsanlar Kale’de tango, vals yaptı. Bu anlattıklarım 20-25 sene evvel yapılanlardır.”

KALE BİLİNDİ, DUYULDU, TANINDI AMA PROBLEMLERİ HALA VAR
Kale’nin bilinmesi, tanınması, duyulması için çabalarında başarılı olduklarını vurgulayan AKK YİK Başkanı Yahnici, “Tamam da problemleri de katlanarak büyüdü...Trafik, otopark, güvenlik, sağlıklı ve devamlılık teşkil eden bir ışıklandırma hala problemlerimizin başında geliyor” sözleriyle eksiklikleri sıraladı.

Ankara Kalesi Çalışmaları Meclisi olarak bunların farkında olduklarını giderilmesi için çabaladıklarını söylerken, “Ancak, bugün insanların öbek öbek akın ettiği bir Ankara Kalesi’ndeki bütün menfiliklere ve eksikliklere rağmen Ankara Kalesi kültür ve sanat hayatımızın kalbinin attığı yer olmasını sağladık. İftihar vesilesi müzelerimizi barındıran bir büyük proje ve gelecekte vazgeçilmez bir ilk olacağına inandığımız turizm merkezi olmasında ise daha çok ‘Ankara Kalesi Dostları’nın, büyük, bitmez tükenmez sevgi ve inadı sayesinde oldu.

Bu güzelliğe sebep olan, katkı veren herkese gönül borcumuz, teşekkürümüz var... Bu nedenle ‘Sanata Evet’ diyoruz...’Kale’de Sanat’ diyoruz. Demeye devam edeceğiz. Bir gün gelecek ‘bir açık hava müzesi kalede dolaşacağız inşallah” sözleriyle temennisini de dile getirdi.





