Dünya genelinde yaklaşık 850 milyona yakın kronik böbrek hastası mevcut. Diyabet, hipertansiyon ve obezitenin giderek artması böbrek hastalıklarının görülme sıklığını da artırıyor ve bu durum nefrolojiyi sağlık sistemi açısından kritik bir branş haline getiriyor. Türk Nefroloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Özkan Güngör nefroloji uzmanı sayısının mevcut ihtiyacın oldukça altında olduğunu belirterek şunları söyledi: “Ülkemizde yaklaşık 500 erişkin nefroloji uzmanı bulunuyor ve bu oran Avrupa ülkelerine kıyasla oldukça düşük. Artan hasta yükü ve azalan uzman sayısı önümüzdeki yıllarda ciddi bir sağlık hizmeti sorunu yaratabilir. Bu nedenle nefroloji branşının güçlendirilmesi ve uzmanların çalışma koşullarının iyileştirilmesi büyük önem taşıyor.”

Güngör, nefroloji branşının durumuna dikkat çekerek özellikle son 10-15 yıl içerisinde hem ülkemizde hem de dünyada nefrolog sayısının giderek azaldığını hatırlattı. Güngör, nefrolojinin az tercih edilebilir bir branş haline geldiğini ifade ederek şunları söyledi: "Normalde beklediğimiz şey nedir? Böbrek hastalıkları ya da herhangi bir konuda bir hastalık artınca onunla ilgilenen branş hekiminin de artmasını bekliyoruz. Ama ne yazık ki Şöyle ki yaklaşık 15-16 yıldır yandal uzmanlık sınavıyla bu branşa giriliyor. 15 yıl önce yandal sınavında derece yaparak nefroloji branşını tercih etmek için çalışan hekimlerimiz şimdi açılan kadrolarda yüzde 80-85 oranında boşlukla yerleşim oluyor. Yani 80 kadro açılıyorsa en fazla 10-12 kişi tercih ediyor bu branşı. Neden? Bunun nedenleri çok çeşitli.”

Güngör, nefrolojinin zor bir branş olduğunun altını çizerek "Bir kere nefroloji gerçekten zor bir branş. Ama şu an zor değil, eskiden de zordu. Yani nefrolojinin zorluğu giderek artmıyor aslında. Eskiden hocalarımız çok daha zor şartlar altında çalışmışlar. İmkanların çok daha kısıtlı olduğu dönemlerde çalışmışlar. Biz şu an teknolojik açıdan çok daha rahat ortamlarda çalışıyoruz.

008 2024 09 Mart 23 Mart 06 20240313 2 62976361 98738724

BÖBREK HAYATİ PEK ÇOK GÖREVİ ÜSTLENİYOR

Türk Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şükrü Ulusoy ise kronik böbrek hastalığının sinsi bir hastalık olduğunu birçok kişinin yıllarca herhangi bir belirti hissetmeden yaşamına devam ettiğini dile getirdi. Böbreklerin kan basıncının düzenlenmesinden, kemik sağlığına, kan yapımına kadar yaşam için hayati pek çok görevi üstlendiğini aktararak şunları dile getirdi: “Böbrekler yalnızca vücuttan zararlı maddelerin atılmasını sağlamaz; sıvı ve elektrolit dengesinin korunmasından kan basıncının düzenlenmesine, kemik sağlığından kan yapımına kadar yaşam için hayati pek çok görevi üstlenir. Bu nedenle kronik böbrek hastalığı yalnızca böbrekleri değil, kalp-damar sağlığını, kemik yapısını, yaşam kalitesini ve hatta yaşam süresini etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunudur. Ancak sevindirici olan şu ki hastalık erken dönemde basit kan ve idrar testleriyle saptanabilir. Erken tanı sayesinde tansiyon ve diyabet kontrolü, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve uygun tedavi yaklaşımlarıyla hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir, komplikasyonlar azaltılabilir ve hastaların yaşam kalitesi korunabilir. Biz nefrologlar sadece böbrek yetmezliğini tedavi etmek istemiyoruz; böbrek hastalığını erken fark etmek, ilerlemesini önlemek ve toplumda böbrek sağlığı bilincini güçlendirmek istiyoruz. Dünya Böbrek Günü’nün bu açıdan çok önemli bir farkındalık fırsatı olduğuna inanıyoruz. Çünkü böbrek hastalığı sessiz ilerleyebilir; ama toplumun, hekimlerin ve sağlık sisteminin bu konuda sessiz kalmaması gerekir.”

Muhabir: Nursel DİLEK MANAVBAŞI