Kitap okurum, yazı yazarım, gazeteleri atlamam TV izlerim kısacası antenlerim sürekli çalışır. Bu bende rutin hale gelmiştir. Onlar beni yönlendirir. Bu sorumluluk duygumdan, bilinçli ve yurtsever yurttaş olmamdan ülkeme ve topluma ödeyemediğim borcumdan dolayı da görevim benim.

Bu girişten şu sonuç çıkar:

Okumuş olmamın bana yüklediği sorumluluk…

Bu sorumluluğu duymak kadar duyurmak da önemli; çünkü yüreklilik istiyor.

Toplumcu gerçekçi, demokrat, laik, hukuka saygılı, bilgili, birikimli her yurttaşın da yapması gereken budur.

***

Her yiğidin yoğurt yiyişi gibi benim de kendi okuma-yazma biçemim var. Burada bakmak, görmek ve yorum katmak öne çıkar.

Yazmanın en önemli öğesi, okumaktır. Yazarsanız, okumak- yazmak da gelişiyor. Koyverdiniz mi ipin ucunu hepsi bitiyor. Nice önemli yazarlar bu yanlışı yapmış; kaybolup gitmişlerdir.

Beni izleyen okurlarım anımsarlar sıkça yazdım bunu:

Üniversiteyi bitirdiğimde, bir akrabam şöyle uyarmıştı beni: 'Okul bitti, okumak da bitti deme'. Ne yazık ki, 15 yıl gazete dışında hiçbir şey okuyamamıştım (Devrek Dergisi macerası hariç). Bu yıl gazeteci-yazarlıkta 41. yılım. Yayıncılık, dergicilik daha da sorumluluk yükledi bana. Hem okuyorum, hem yazıyorum.

***

Okul yaşamımdan bu yana geçen sürede saptadığım bir konu var. Eğer bugün ülkede bir yozlaşma, kültürde gerileme, siyasette çürüme oluşmuşsa; bunda okumuşlarımızın duyarsızlığı ve sorumsuzluğu etken olmuştur. Kentleri bir rant alanı olarak görenlere; kentlerini sahiplenmeyenlere, halkını sevmeyenlere bir bakın; çoklarının okumuşlar olduğunu göreceksiniz.

40 yılı aşkın süredir, okulunu bitirip gelen gençlerimize hep şu öğüdü verdim. 'Sizden önce gelenlere bakın; ama onlar gibi olmayın. Kentinizi ve toplumunuzu sahiplenin. Yarınlarınızın güçlü, geleceğinizin güvenli olması için buna mecbursunuz. Ne yazık ki, boş sözlermiş söylediklerim. Ülke bugün bir çıkmaz içinde ise giderek daha da sorumsuzluk ve bir inat uğruna badireden badireye, çöküntüden çöküntüye bir çözüm bulunamıyorsa tek neden aydınların duyarsızlığı ve sorumsuzluğu sonucudur.