Ziraat Türkiye Kupası, Natura Dünyası Gençlerbirliği için içinde bulunduğu koşullardan dolayı tam anlamıyla bir tercihti.

4 yıllık bir aradan sonra Süper lige geri dönen Başkent’in köklü ekibi, sezonun bitimine 4 hafta kala averajla düşme hattının bir tık üstünde yenerek tehlikeyi çok yakından hissediyor…

Ligde Beşiktaş, Konya (D), Göztepe, Başakşehir (D) ve son olarak içerde Galatasaray gibi çok zorlu 5 maçlık bir fikstür sürecini 5 yenilgiyle geçiren kırmızı-siyahlılar, ligde nispeten rahatlayan Kocaeli ve Kasımpaşa ile içerde, ateş hattında son sıradaki neredeyse mucizeye kalmış F.Karagümrük ile deplasmanda oynayacak.

Bu nedenle her zaman bu organizasyona önem vermiş ve oynadığı 5 finalin 2’sini de kazanarak kupayı müzesine götürmeyi başarmıştı. Ama bu sezon çeyrek finale kadar yükselmiş birtakım olarak, ilk tercihi ligden yana kullanmaya karar verdi.

Teknik direktör Volkan Demirel akıllı bir iş yaparak ilk 11 tercihlerinden tam 9 futbolcuya görev vermemiş, bir tek savunmada Kaptan Goutas ile Thalisson’u görevlendirmişti… Amaç 26 Nisan Pazar günü Eryaman’da oynanacak Kocaeli maçına aslarını olası bir sakatlıktan korumak ve dinlendirmekti.

Geniş ve daha güçlü kadrosuna güvenen Okan Buruk da şampiyonluk için son derece önemli Fenerbahçe derbisini düşünerek, önemli futbolcularını dinlendirme amacıyla meslektaşıyla aynı düşüncede buluşmuştu.

İşte bu düşüncelerle oynanan ilk yarıda Başkent ekibi, savunma güvenliğini ön planda tutarak topu %77 ile rakibe verdi. Amaç hızlı ataklarla gol kovalamaktı. Gençler bu yüzden fazla panik yapmadı ve kalesini başarıyla korumayı başardı. Aslında her iki takım da kaleyi tutan bir isabet de sağlayamadı. Zaten atılan toplam şut (4’e 2) sayısı oldukça düşüktü. Etkili pozisyon üretme de başarılı olamayınca soyunma odasına golsüz eşitlikle girildi.

Gençler, ikinci yarıya fırtına gibi başladı… 51.dakikada savunmadan çıkartılan hızlı topla 3 futbolcusuyla atağa kalktı. Traore, solundaki Metehan’ı gördü… Bu futbolcunun vuruşunda top Günay’ın ayağında sekip direkten sahaya döndü ve Fıratcan da bomboş durumda topu ağlara gönderdi. Böylece bu maçın ilk isabetli vuruşuyla Başkent ekibinin golü gelmiş oldu.

Bundan 2 dakika sonra ikici golü kaçıran yine Gençler oldu. Cihan Çanak’ın ortasında Oğulcan’ın kafa vuruşunda, Günay bu kez gole izin vermedi.

54’te Ahmet Kutucunun şutunda kaleci Erhan Erentürk, tehlikeyi korner ile önleyerek arkadaşlarına büyük moral verdi.

Okan Buruk her tehlikeli Gençler atağından sonra dinlendirmeye aldığı aslarını sırasıyla İlkay (46), Barış Alper (56), Yunus Akgün ve Sallai (69) en sonunda da Osimhen’i 78’de bir bir oyunu sokmasına rağmen kırmızı-siyahlılar, hem savunma kurgusunu mükemmel bir şekilde uygulamayı sürdürürken kontrataklarını da ihmal etmedi. 83’te arka arkaya kullanılan korner atışında Günay topu elinden kaçırdı. Karambolde topu önünde bulan Traore, takımdaki ilk golünü Galatasaray’a atmış oldu.

Bundan sonra ise geçen sezon takımının süper lige çıkmasında büyük pay sahibi olan kaleci Erhan Erentürk, müthiş 6 kurtarışa imza atarak skoru korumada büyük rol oynadı.

Gençlerin bu başarısı acaba Volkan Hocanın aklına, her ne kadar 90+2’de verdiği hatalı pas dışında attığı golün yanı sıra müthiş mücadele örneği veren Fıratcan Üzüm’ü, bir arı gibi çalışan Samed Onur’u, Her zaman sergilediği futbol ile ilk 11’de oynamayı hak ediyorum diye haykıran Metehan Mimaroğlu’nu, Sol bekteki başarılı savunmasıyla Abdurrahim Dursun’u son 4 kritik maçta kullanmayı getirir mi bilemiyorum…

Kendisinden 30 kat daha maliyetli Galatasaray’ı hem de sahasında yenerek en zor durumda iken yarı final getiren bu futbolcularla birlikte Goutas, Thallison, Oğulcan Cihan Çanak ve Adama Traore’yi yürekten kutluyorum.

Aslında kutlanacak biri daha var o da; en ufak bir temasta kendilerini yere atarak faul almaya alışık Galatasaraylı oyuncuları hiç korkmadan kâla almayarak adil bir maç yöneten hakem Oğuzhan Aksu’ydu. Böyle hakemler çoğaldıkça Türk futbolu kazançlı çıkar.

Dilerim ki Gençler bu moralle, pazar günkü Kocaeli mücadelesinde galibiyet hasretini dindirerek, ligde de rahat bir nefes alır…