Bakmayın ev sahibi Amerika’yı yenmemize, Dünya Kupasına çok kötü veda ettik.
Bir kere 24 yıl sonra katıldığımız bu dev organizasyon için beklentimiz çok büyüktü… Bunun nedeni de gruptaki rakiplerimizin bizden daha iyi olmadığı bir gerçekti. Tabi ki kâğıt üzerinde gruptan çıkma konusunda favori görünmemiz bu beklentiyi daha da artırdı. Biz daha maçlar başlamadan ABD ile birlikte kendimizi ilk 32’ye yerleştirmiştik bile…
Ama evdeki hesabın çarşıya uymadığının ilk güçlü sinyalini Avustralya maçında aldık. Tek kale gibi oynadığımız maçta rakip kaleyi 30 şutla bombardımana tuttuk, oyunda %72 oranında topun sahibi olduk ama kalemize ciddi olarak 2 kere gelen Avustralyalılar bize 2 gol atarak hatalarımızı acı bir şekilde yüzümüze çarptılar.
Öyle inadım inat diyen bir teknik adamımız, tüm bunlardan ders almamış gibi Paraguay maçına da aynı sistemle aynı takımı sahaya çıkardı. Ama rakibimiz dersini çok iyi çalışıp, bizi çok iyi analiz etmişti. Daha 2.dakikada golünü atıp, müthiş bir savunmayla 2.yarıyı da 10 kişi oynamasına rağmen bunun üzerine yatıp hayallerimizi daha ikici maçta çöpe attı. Bu arada biz hala %79 ile topla oynamamıza ve rakip kaleye 32 şut atmamıza hayıflanıp durduk.
Bizim kupanın erkenden elenmemize, beklentilerimizin altında ezilmemize neden olan Montella’nın inadı ve kapalı savunma yapan takımlara karşı ikinci bir planı ortaya koyamayışıydı.
ABD galibiyeti sonrası özellikle sosyal medyada yapılan sert eleştiriler için futbolcularına sahip çıkma çabası, aslında kendi hatalarını örtbas etmesi ve kendisiyle birlikte başkanını koruma isteğinden başka bir şey değildi… Neden Arda gibi çıkıp da delikanlı gibi, kötü oyunumuzdan dolayı tabi ki bizi eleştirecekler diyemedi… Çünkü o bizi derken hepimiz biliyoruz ki Arda, futbolcularla birlikte teknik direktörü ve başkanı da kastediyordu.
Adama sormazlar mı, “Ey Montella senin aklın daha önceleri neredeydi” diye… Allah’tan daha 3.dakikada gelen golün altında bu kez kimse kalması. Orta saha kurgusu neden Salh Özcan ve Orkun Kökçü’den yapılmadı. Salh özellikle savunma ağırlıklı ve Orkun ise iki yönlü çok olumlu işler yaptı. Oğuz Aydın neden unutuldu… Bu futbolcunun ileri-geri müthiş çabası sağ kanadı ayakta tuttu. Arda Güler’in oyun kurma, atakları yönlendirme çabası, bu kez temaslı oyunu tercih etmesiyle daha etkili olmadı mı? Kenarda unuttuğun futbolcular değil mi sana yeniden kendini savunma ve başkanını kollama gücünü sağlayan…
Ama sen erkenden elenmiş bir takımın teknik sorumlusu olduğunu unutup, bu galibiyeti nasıl 1000 zafere bedel diyebilirsin. Bu durum olsa olsa akıl tutulması diye izah edilebilir
İşin özü Amerika galibiyeti Montella’nın dilini yeniden çözdü ama 86 milyonun erken elenmenin acısını dindirmedi…