Gelecek yıl dalya diyecek olan Gençlerbirliği; yeni sezona transfer tahtası kapalı, borç-harç içinde, yönetimsel sıkıntı, Başkent'in kendi değerine sahip çıkmaması gibi bir sorun sarmalı içinde yeni sezona başladı.
Tüm yükün bu camianın içinden gelen, formaya bağlılığı yüzünden elini taşın altına koyan, yasağın açılması, gerekli paranın bulunması için adeta çalmadık kapı bırakmayan bir avuç Gençlerbirliği sevdalısından oluşan yeni yönetimi eleştirmeye doğrusu kimsenin yüzü olmamalı... Asıl hesap vermesi gerekenler, bu güzide kulübü bu hale düşürenler nasıl hala rahat gezebiliyorlar, doğrusu aklım almıyor.
Sezonun ilk maçını kendisi ile aynı yıl kurulan ve altyapı takımı özelliğini taşımasından dolayı kapılarını yabancıya kapatan Altınordu ile yapan Gençlerbirliği, rakibine zorunluluktan da olsa kadrosunda kalan tek yabancı ile nispet yaptı.
Başkent ekibi, 21 kişilik esame listesinde (ki kulüp tarafından sadece 22 futbolcu federasyona bildirilip lisansı çıkarılabildi) altyapısından tam 16 futbolcu bulunduran tüm liglerin tek takımı olarak tarihe geçti. Altyapı takımı olarak yaşamını sürdüren İzmir ekibi bile 21 kişilik esame listesinde altyapısında çıkan sadece 11 futbolcu yer aldı.
Gençlerbirliği'nin bu bağlamda rakibine oranla iki açıdan üstünlüğü daha göze çarpıyordu. İlki, 11'lerde kırmızı-siyahlıların altyapıdan yetişmiş 6 futbolcusu yer alırken, rakibinde ise sadece 2 oyuncu bulunuyordu. Her iki ekibin kulübesinde görev bekleyenler açısından eşitlik vardı. 10 kişilik bençlerdeki 10 oyuncudan 9'u altyapıdan gelmeydi.
Yaş ortalamasında ise Başkent ekibinin ilk onbirinde rakibine oranla 24,5'e 26,8, kulübede de 19,7'e 21,3'lük adına uygun bir gençliği vardı… İki kadronun da İhtiyar delikanlıları Ahmet İlhan Özek (34 -Altınordu) ve Muhammed Bayır (33 -Gençler) yaş ortalamasının yükselmesinde rol oynamalarına rağmen, tecrübelerini öne çıkararak sergiledikleri futbolla takımlarına büyük katkı sağladılar.
Sergilenen futbola gelirsek; ilk 45 dakikada bir müsabakada yaşanabilecek ne varsa yaşandı… Tam 6 gol, biri kaçan 2 penaltı, mükemmel aşırtma vuruşlardan gelen seyir zevki güzel goller, çok kısa sürelerde cevap verme, maçın tek sarı kartı, tüm bunlar bir devrede yaşandı bitti. Her ne kadar 2, yarıda Gençlerbirliği daha baskılı, daha atak, daha çok pozisyon bulan ve toplamda 9'u isabetli olmak üzere 18 şut çeken taraf olmasına karşın sonucun değişmemiş olması, bu saptamamızda bizi haklı çıkardı.
Bu maçta, kendini adeta Gençlerbirliği'ne adayan Teknik Direktör Metin Diyadin ve futbolcularını formalarına olan saygılarından ve bulundukları tüm olumsuzluklara karşın verdikleri onurlu mücadeleden dolayı kutluyorum. Dilerim ki Başkan Talip Çankırı ve yöneticilerin, Diyadin Hocanın belirttiği gibi, Gençlerbirliği için hayati önem taşıyan transfer yasağının kaldırılması için daha yoğun çaba gösterirler. Çünkü takımın takviyeye ihtiyacı var… Yoksa 100.yılının kutlanacağı bu 2023 yılı gerçekten çok sıkıntılı geçer.
KEÇİÖRENGÜCÜ RİZE'DEN BİR PUANI SÖKTÜ ALDI
Geçen yıl Süper ligden düşmesine karşın tecrübeli Teknik Direktörü Bülent Korkmaz ile yola devam eden ve güçlü kadrosuyla şampiyonluğa oynayıp yeniden dönme hesapları yapan Çaykur Rize deplasmanına giden Ankara Keçiörengücü, 1 puanı adeta söküp aldı.
Başkent'in 1.ligdeki diğer temsilcisi Mor-beyazlılar, yeni sezonda ciddi anlamda bir değişim yaşadı. Transferde çok hareketli bir süreç geçirdi. Tam 24 futbolcu ile yollarını ayırdı ve 2'si altyapıdan tam 15 oyuncu transfer edildi. Böylelikle eskilerle birlikte 24 kişilik bir kadro oluşturuldu.
Keçiörengücü, her takım için çok zor bir deplasman olan Rize'de 10 dakikalık bir süreçten sonra oyunda denge kurmayı başardı. Ancak 2.yarının hemen başında yapılan bireysel bir hatadan gelen golü yemesine karşın Mor-beyazlılar, oyundan kopmadı ve Rashad Muhammed ile puan ile dönmeyi başardı.