Ezgi, 18 yaşında gencecik bir kadındı. Otopsisinde 3 kişi tarafından t*cavüze uğradığı ortaya çıktı, ellerinden kaçarken bir aracın çarpması sonucu hayatını kaybetti. Katilleri halen bulunamadı. Adalet arayışımız devam ediyor!

Kadın cinayetleri/ istismarları sadece fiziksel şiddetle değil, toplumun sessizliğiyle de işleniyor. Mahalle baskısı, susan komşular, ilgisiz kolluk kuvvetleri, yetersiz yasalar… Kadınlar korunmuyor; tam aksine, çoğu zaman sistematik olarak yalnız bırakılıyor. İstanbul Sözleşmesi gibi uluslararası belgelerden çıkmak, kadınları sadece hukuken değil, sembolik olarak da korumasız bırakıyor.

Bu davanın peşini kadın hareketinin bırakmayacağına emin olabilirsiniz. Türkiye'nin katledilmiş kadınlar ordusuna bir nefer daha eklendi(!), bu utançla yaşaması gereken pek çok sorumlu karar alıcı var mı şüphesiz.

Suçluların yakalanma sürecini hepimiz izliyor, takip ediyor olacağız. Bakın haklarımız konusunda endişelerimiz devam ediyor ancak öte yandan Türkiye'de kadınlar gün geçtikçe daha da bilinçleniyor, birbirlerine sahip çıkıyorlar. Kendileri için ayağa kalkıyorlar. İşte tam bu noktada o ünlü söz akıllara geliyor: "Bir kadın kendisi için ayağa kalkarsa tüm kadınlar için ayağa kalkar." Bizler hiçbir hakkımızdan da hak arayışımızdan da vazgeçmiyoruz.

Ezgi'yi de diğer hiçbir kız kardeşimizi yalnız bırakmadığımız gibi yalnız bırakmayacağız.