Almanya'da düzenlenecek olan 2024 Avrupa Kupası eleme grubundaki siftah maçımızı zor bela kazandık

Oysa grup belirlenince çok umutlanmıştık. Eşleşmelerde, bize rakiplerinizi siz belirleyin deseler daha iyi bir grup seçemezdik. Amaç; grubu ilk 2'de bitirip tarihimizde ilk defa 3 şampiyona üst üstte finallere katılmak olunca Hırvatistan ile kol kola Almanya'nın yolunu tutmak pek de zor değil gibi görünüyordu.

Ta ki kalite ve güç olarak bizden fersah fersah geride olan Ermenistan maçında millilerimizi görünceye kadar. 3'lü savunmayı tercih eden, orta alanı Orkun Kökçü ve Hakan Çalhanoğlu'na bırakan Kuntz, yerliler dururken tarihimizi tam olarak bilemeyen yabancıların tercih edilmesinin yanlışlığını bir kez daha gün ışığına çıkardı.

Yeni Teknik Direktörleri Ukraynalı Petrakov bile iki ülke ilişkilerini müsabaka öncesi 'Türkiye'ye her yerde olduğu gibi futbolda da cevap vereceğiz' şeklindeki açıklamasıyla kısa sürede çözümlediğini kanıtladı. Gerçi çapları yetmedi ama bize ufak bir ders verdi. Gençleştirdiği takımıyla millilik duygularını ön plana çıkararak varını yoğunu ortaya koyarak maça başlayan Ermenilerin, savunma güvenliği için mücadelelerini oldukça sertleştirerek maça başladılar İspanyol hakemin buna müsamaha göstermesini fırsat bilerek Enes başta olmak üzere forvetimize kasıta kadar müdahalelerini bir tık daha artırdılar.

10. dakikada da yakaladıkları ilk ciddi pozisyonda Ozan Kabak'ın topu kendi kalemize göndermesi de onları biraz daha cesaretlendirdi. Bizim de moral bozukluğuyla bir türlü organize olamamamız ve beraberlik golüne kadar bir tek Merih ile pozisyon bulamamız onların ekmeğine yağ sürdü. Üstelik sol kanadımızdan rakibe 3 de net pozisyon da ikram edince de iştahlarını kabarttık. İşin ilginç yanı Orkun'un golünden sonra daha da sertleşen Ermeni futbolcularına karşılık veren Çağlar, Onur ve Merih'e İspanyol hakem 4 dakika içinde sarı kart göstererek bize karşı iyi niyetini (!) göstermiş oldu.

Takımın kendisine gelebilmesi ve Avrupa Uluslar Ligi maçlarında Fareo Adaları ve Lüksemburg karşısında yaşadığımız hayal kırıklığı tekrarlamamak için Kuntz'un mutlaka bir hamlesi gerekiyordu. İkinci yarıda Merih'in yerine Dortmund'un önemli silahı Salih Özcan'ı alarak savunma hattımızı dörtledi ve orta alanımıza da güç kattı. Hücumda da Cenk'i de Kerem Aktürkoğlu ile değiştirerek, Cengiz'in iyi gününde olmaması nedeniyle pek işlemeyen kanatlarımıza biraz hareket getirdi. Enes'in maç boyunca rakiplerinden yediği tekmelerin intikamını alırcasına verdiği müthiş pasla Kerem'i topla buluşturması ve bu futbolcunun da mükemmel driplingle üstünlük sayımızı yapması, Almanya yolundaki ilk mücadelemizi kayıpsız kapatmamızda başrol oynadılar.

Evet bu maçı kazandık ama bu futbol anlayışıyla grupta işimizin pek o kadar kolay olmadığını da gördük.

Hırvatistan mücadelesinde hem kendi sahamızda oynayacak olmamız hem de Ermenistan galibiyetinin verdiği moralle çıkmamız lehimize bir olay ama çok yetenekli orta saha oyuncularına sahip bu takım karşısında 3'lü savunma ile çıkarsak sonumuzun iyi olmayacağı da bir gerçek. Galler'e son dakikada yediği golle berabere kalan rakibimiz karşında alacağımız bir galibiyet, başlangıca 5 puanlık fark avantajını da beraberinde getirir

Alman teknik adamının 'Hami'leri umarız ki bu konuda onu uyarmayı ihmal etmezler.