Emlak vergilerinde önümüzdeki yıldan itibaren 10 katına varan oranlarda takdir komisyonlarınca belirlenen tutarlara geçtiğimiz iki yazımızda dikkat çekmiştik. Emlak vergilerindeki rekor artışların ülke ekonomik realitesi ile bağdaşmadığını anlatmıştık. Şehir merkezine uzaklığından geçmişte tercih edilemeyen ancak son yıllarda gözde merkez haline gelen yerlerdeki konut fiyatlarının ise spekülatif şekilde arttığını da belirtelim.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) ilk kez yayımladığı, “Sosyoekonomik Seviye 2023” araştırması ise CHP’nin elindeki belediyelerin ekonomik profilini ortaya çıkardı. Mesela (A+) ile en üst ve (A) ile üst sosyoekonomik seviye gruplarındaki hane halkları Türkiye sıralamasında yüzde 28,6 ile İstanbul, yüzde 11,5 ile Ankara, yüzde 6,7 ile İzmir, yüzde 3,9 ile Bursa ve yüzde 3,3 ile Antalya çıktı. İlçeler ise sırasıyla yüzde 4,1 ile Çankaya (Ankara), yüzde 2,4 ile Kadıköy (İstanbul), yüzde 1,9 ile Yenimahalle (Ankara) olarak belirlendi. İlçeler, ortalama sosyoekonomik seviyeye göre sıralandığında, skoru en yüksek 7 ilçe sırasıyla Çankaya (Ankara), Kadıköy (İstanbul), Beşiktaş (İstanbul), Etimesgut (Ankara), Nilüfer (Bursa), Bakırköy (İstanbul) ve Güzelbahçe (İzmir) oldu. Bu ilçelerin hepsi CHP’nin belediyeleri.
Mesela Ankara’da CHP’nin kalesi Çankaya İlçesi’ndeki Yaşamkent, Çayyolu’ndaki konutlaşmanın en az 20 yıllık olduğu, İncek bölgesinin ise daha yeni yeni yerleşime açıldığı düşünüldüğünde emlak rayiç bedelleri 6 bin liralardan 60 bin TL’lere çıkmasının anormalliğine iyi bakılması gerekiyor. Bu kapsamda 2012 yılında yerleşime açılan Yaşamkent, son 10 yılda ulaşımın rahatlatılmasıyla yüzü gülen semtlerden oldu. 10 yıl öncesine kadar sabah ve akşam olmak üzere günde birer sefer belediye otobüsü ile ulaşımın olduğu bir semtti. Konut fiyatları Ankara merkeze yakın yerlere göre oldukça düşük tutarlardaydı. 2014 yılında faaliyete geçen metro o bölgede yaşayan kesimlerin ulaşımına ancak derman olabildi. Bütün bu gelişmelerin ardından söz konusu semtte konut fiyatları spekülatif şekilde arttı. 2004 yıllarında köy statüsünde olan İncek bölgesi ise halen metroya ring otobüslerinin 45 dakika ile bir saat aralığında ulaşım sağlayan bir bölge oluşuna karşın, son yıllardaki konutlaşma fiyatlarında spekülatif artışların yaşandığı bir bölgeye dönüştü.
Yine bir başka CHP’li Yenimahalle Belediyesinde ise 210-530 TL arasında olan emlak vergisinin 3 bin lira ile 10 bin lira arasında arttırıldığını belirtelim. Ankara’nın en eski yerleşim yerlerinden Yenimahalle 3 katlı eski Ankara evlerinin yenilenmesiyle yeni bir görünüme kavuşan semtlerden.
Gelecek yıl hem ekonomik hem de siyasi olarak büyük bir gürültü koparacak bu rekor artışlar konusunda CHP’li Çankaya, Yenimahalle, Etimesgut ile Ak Partili Sincan belediye başkanları sorularımıza dönüş yapma nezaketi göstermediler. Ancak, CHP’nin kurmayları hassasiyet göstererek, yazılarımızda dile getirdiğimiz yaşanacak sıkıntılarla ilgili belediyelerle görüştüklerini belirttiler. Emlak rayiç bedellerinin piyasa rayiç bedellerinin yüzde 50’sini geçmemesine özen göstermelerini istediklerini vurguladılar.
CHP’nin kurmaylarının emlak vergileri konusunda başka bazı yaklaşımlarını da burada anlatmakta fayda var. Kurmaylar şunu da vurguladılar: “Bazı yerlerde emlak rayiç bedellerinin piyasa rayiçlerinin yüzde 5’le 10’u arasında olduğunu da dikkate almak gerekir. Bu durumda belediyeden alınan rayiç bedel belgesi üzerinden yapılan satışlar ile gerçek satış bedeli arasındaki fark elden ve açıktan ödendiğinde de hukuki sorunlar çıkmaktadır. Başka bir açıdan devletin de vergi alacağından vazgeçmesi anlamına gelmektedir. Bir başka üzerinde durulması gereken konuda özellikle müteahhitlerin düşük rayiç bedel üzerinden yaptıkları gayrimenkul satışından elde ettiği gelirleri gizlenmesi gibi bir durum ortaya çıkmaktadır. Hepsini beraberce değerlendirmek gerekir. Zaten tek evi olan emekliler emlak vergisinden muafdır.”
Uzun yıllardır Türkiye’deki konutların gerek deprem statiğine uygunluğundaki merkezi yönetimlerin ‘adam sendeciliği’, gerekse de “her imar yeni ranttır” belediyecilik bakış açısına kurban edildiği de bir gerçek. Geçmiş dönemde Ankara’nın 30 milyon nüfusa ulaşacağı planlamasıyla imar ruhsatları dağıtıldığını Ankara’da bilmeyen yoktur. Şimdi elinde ruhsatı bulunduran müteahhit ‘rant bölgesi’ hesabıyla yüksek katlı yapılaşmaya giderek, kenti beton yığınına boğmayı sürdürüyor. Buna dur diyen de yok…
“Zaten tek evi olan emekliler emlak vergisinden muaf” sözünü de açmakta fayda var. Ülkenin son yıllarda içerisine sokulduğu ekonomik zorluk karşısında, emekli olanların yeniden çalışmak zorunda kaldığını biliyorsunuz. Emlak vergisinden muafiyetin, emeklilikte ayrıca bir ücret geliri alınması halinde kalktığını, CHP’li kurmayların bilmemesi mümkün değil.
Kurmayların masum görünen gerekçelerle işin biraz kolaycılığına kaçtıklarını görüyoruz!