Cumhurbaşkanı Erdoğan "Faizin olduğun yerde bereket olmaz" dediğine göre faizin yüksek olduğu lafları belli ki yeniden gündeme gelecek.

Biz de faizden ne anlamamız gerektiğini izah etmeye çalışalım...

Faiz kendi içerisinde nominal ve reel faiz olarak ikiye ayrılır.

Nominal faiz nedir?

Nominal faiz, bankaların açıkladığı veya kredi sözleşmelerinde yer alan faiz oranıdır. Enflasyonun etkisi dikkate alınmaz.

Örneklersek, mevduat faizi %50 ise bu %50, nominal faizdir.

Reel faiz nedir?

Reel faiz, enflasyon hesaba katıldıktan sonra elde edilen gerçek getiri veya maliyettir.

Şöyle bir yaklaşık hesaplaması olur Reel faiz ≈ Nominal faiz − Enflasyon

Buna da örneklendirirsek nominal faiz %50 iken enflasyon %35 ise reel faiz ≈ %15 demektir.

Bu durumda da paranızın satın alma gücünün yaklaşık %15 artmış olduğu anlamı çıkar.

Fisher Denklemi olarak da bilinen paranın enflasyon karşısındaki alım gücü değişiminin daha doğru hesaplaması ise şöyledir:

Yatırım ve tasarruf açısından

Bir de yatırım ve tasarruf açısından faize bakalım…

Nominal faiz %50, enflasyon %60 ise reel faiz yaklaşık -%10 anlamına gelir. Yani hesabınızdaki para miktarı artsa da satın alma gücünüzün azaldığı anlamına gelir.

Nominal faiz %50, enflasyon %35 ise reel faiz pozitif anlamı ortaya çıkar. Bu durumda da tasarruf sahibi gerçek anlamda kazançlı olduğu ortaya çıkar.

Borçlanma açısından

Bir de faizle kredi çekenlerin borçlanmaları açısından bakalım…

Özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde sabit faizli kredi kullanan kişiler, eğer enflasyon kredi faizinden daha hızlı yükselirse, almış oldukları kredi borçlarını reel olarak daha düşük bir yükle öderler. Yani paranın değeri düştükçe ödeme yükünüz de düşer. Bu durum aslında borcun "reel değeri" zamanla erimesi olarak da açılanabilir.

Gelelim “Ekonomide ne gelişti de faiz yeniden gündeme geldi?” sorusunun yanıtına…

Faizin yeniden gündeme gelmesinin temel nedenlerine baktığımızda enflasyonda bir değişim mi var, merkez bankası yeni faiz kararı mı alıyor, döviz kurlarında başlayan bir hareketlenme mi var ya da tasarruf ve kredi piyasalarında yeni oluşan gelişmeler mi diye sorulur.

Özellikle enflasyonun düşmeye başladığı veya düşmesinin beklendiği dönemlerde reel faiz daha fazla tartışılır; çünkü yatırımcılar ve tasarruf sahipleri artık nominal faizden çok paralarının gerçek getirisine odaklanırlar. Böyle bir nedenle de ekonomik gelişmeler faiz tartışmalarını yeniden ön plana çıkarabilir.

Ancak, enflasyonda bir düşüş olmadığına göre, faiz konusu bu yukarıdaki cümleden mi çıktı?

Tabi ki hayır...

Cumhurbaşkanı Erdoğan "Faizin olduğun yerde bereket olmaz" dediğine göre faizin yüksek olduğu lafları belli ki yeniden gündeme gelecek.

Biz de faizden ne anlamamız gerektiğini izah etmeye çalıştık sadece...