Başkent’in önemli değerlerinden birisi olan Ankaragücü’nün şampiyonluk iddiasıyla başladığı yeni sezona 2 yenilgi ile başlaması, Demokles’in kılıcı gibi başında sallanan 500-600 milyonluk FIFA dosyaları, süresi içinde yapılandıramadığı vergi ve SGK borçları yüzünden alamadığı ulusal lisansı, gittikçe alevlenen taraftar- yönetim kavgaları nedeniyle, güncel yazıma tam “Başkent’in Ankaragücü sorunsalı” başlığıyla başlayacaktım ki, 1980-81 döneminin efsane takımının efsane başkanı Sabri Mermutlu’nun yaşamını yitirdiği haberini aldım.

1977 ile 1981 yılları arasında başkanlık yaptığı dönemde Ankaragücü, o yıllardaki efsane kadrosuyla alt ligden gelerek 1981 yılında Türkiye Kupasını kazanan ilk takım ardından Trabzonspor’u yenerek de Devlet Başkanlığı Kupasını da alması üzerine TFF tarafından yapılan tüzük değişikliği ile koca çınar yeniden 1.lige alındı.

O devre, gazeteciliğimin ilk yıllarında tanık olmaktan büyük mutluluk duymaktayım.

İmalat-ı Harbiye ruhuyla mücadele ederek futbol tarihimize önemli bir başarıya imza atan ve hala ezbere saydığım “Adil Erinç- Hikmet Hancıoğlu, Fuat Akyüz, İhsan Kavak, Haluk Kargın- Cüneyt Memişoğlu, Taner Kalander, İrfan Ertürk- Nazmi Erdenerin, Mehmet Şahin ve Sadık Akgöz”den oluşan o efsane takımın, 2 İstanbul devi Beşiktaş ve Fenerbahçe’yi çift maç üzerinden oynanan mücadelelerde elemelerini de izleme şansına sahip oldum. Finalde Boluspor’u 2-1 ve 0-0 skorlarla geçerek kupayı almasıyla yaşanan sevinçte, futbolcuların, taraftarların üzerine uçarak atlama enstantaneleri tarihin en ilginç fotoğrafları arasında kendine yer edindi.

İşte o efsane takım; dün Ankaragücü tarihine adını altın harflerle yazdıran, camiaya yaptığı katkılar, yaşattığı gurur ve sevinçlerle gönüllere taht kuran, taraftarlar ve camia tarafından “efsane başkan” olarak anılan çok değerli ismini, başkanını yitirdi.

Sabri Mermutlu’nun adı koca çınarın tarihinde özel bir yere sahip olacak. Merhum başkana Allah’tan rahmet, ailesine, yarattığı o efsane takım futbolcularına ve Ankaragücü camiasına başsağlığı diliyorum.

Tek dileğim, Mermutlu ve Cemal Aydın’dan sonra görev yapan yöneticilerin, o değerli başkanların yaptıklarından utanıp, kötü duruma düşürdükleri Başkent’in 116 yıllık koca çınarına sahip çıkmalarıdır.

Yoksa emin olsunlar ki onların adını hayırla anan tek bir Ankaragücülü çıkmayacaktır