Motorin fiyatlarında son dönemde yaşanan sert yükselişin ardından, dünya petrol piyasalarında dengeleri değiştirebilecek gelişmeler yaşanıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya ve Ukrayna’dan rafinerilere yönelik saldırıların durdurulması konusunda söz aldığı yönündeki açıklamalar, akaryakıt piyasalarında kritik bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Bu gelişmenin arkasında yalnızca Rusya-Ukrayna savaşı değil, ABD’de yükselen akaryakıt fiyatlarının yarattığı siyasi baskının da bulunduğunu belirtelim.

Kaliforniya’da 1998 yılında 63 cent seviyesinde bulunan bir galon benzinin bugün 10 doların üzerine çıkması, akaryakıt fiyatlarının ABD siyaseti açısından da önemli bir sorun haline geldiğini gösteriyor.

Bu nedenle Trump yönetiminin, kasım ayında yapılacak seçimler öncesinde akaryakıt fiyatlarındaki baskıyı azaltmaya yönelik adımları hızlandırdığı değerlendiriliyor.

Bu yazının hazırlandığı saatlerde Brent tipi ham petrol 105,79 dolar/varil seviyesinde işlem görüyordu. Ancak ham petrol fiyatındaki yükseliş, motorin fiyatına aynı oranda ve aynı yönde yansımadığını hatırlatalım.

Çünkü istasyonlarda ham petrol satılmıyor. Motorin ve benzin, kendilerine özgü uluslararası piyasalarda işlem gören işlenmiş petrol ürünler olduğunu biliyoruz.

Mesela geçtiğimiz günlerde Brent petrolün yaklaşık yüzde 0,65 yükselirken, Türkiye'nin fiyatlamasında dikkate alınan Platts CIF Akdeniz (Cenova/Lavera) motorin kotasyonu bir önceki güne göre 37 dolarlar seviyesinde gerileme gösteriyordu.

Başka bir ifadeyle ham petrol yükselirken motorin yaklaşık yüzde 2,5 oranlarında bir düşüşle işlem görebilmişti. Bu tabloyu, pompa fiyatlarının yalnızca Brent petrol üzerinden okunamayacağını anlatmak için dile getirdim.

Motorin fiyatını hangi unsurlar belirliyor?

Türkiye'de motorin ve benzin fiyatlarının oluşumunda değişkenlerin başında; Platts CIF Akdeniz motorin ve benzin ürün fiyatları geliyor. Ardından ÖTV ve KDV. Yine Dolar/TL kuru ve Rafineri marjı. Bir de bunlara ayrıca dağıtıcı ve bayi marjları ile nakliye maliyetleri ekleniyor.

Burada şimdilerde motorin grubunda devreden çıkarılmış olan Eşel Mobil Sistemi'nin de dikkate alındığını hatırlatalım. Ancak düzenli dönemlerde ÖTV'nin, litre başına maktu bir vergi olduğu için ham petrol fiyatındaki yüzde 10'luk artışın pompa fiyatına aynı oranda yansımasının söz konusu olmadığını da belirtelim.

KDV'nin ise yüzde 20 oranında ve toplam fiyat üzerinden hesaplandığı için fiyat artışlarının etkisini büyüttüğünü sözlememize gerek yok sanırım.

Motorin neden petrolden daha hızlı yükseldi?

Sosyal medya hesabımızda sıklıkla sorulan bir soruydu bu.

Son birkaç yılda, özellikle son 5-6 aylık dönemde motorin fiyatlarının ham petrol ve benzinden ayrışarak daha yüksek seviyelerde fiyatlanmasının nedenlerinin başında Rusya-Ukrayna savaşı, Rus rafinerilerinin İHA saldırılarında hedef alınması ve üretim kapasitesinin zaman zaman devre dışı kalması olduğunu biliyoruz.

ABD-İran geriliminin Hürmüz Boğazı üzerinden sevkiyatlarda oluşturduğu riskler ve Körfez rafinerilerinden Avrupa'ya motorin akışının aksaması eklendi.

Artan talep karşısında rafinerilerin marjlarını olağanüstü seviyelere çıkarması da motorin fiyatlarını yukarı taşıyan en önemli unsurlardan biri oldu. Rafineri marjlarının her iki savaş öncesi 20 dolarlardan bugünlerde 100-120 dolarlara çıktığını belirtelim.

97 TL'den 80 TL'ye dönüş mümkün mü?

Bu gelişmeler ışığında, motorinin 14 Eylül gece yarısından sonra (dün) yaklaşık 97 TL seviyelerine yükseleceğini yazdık. Bu yazının hazırlandığı saatlerde ABD Başkanı Trump’ın açıklamalarının piyasalarda olumlu senaryoyu gündeme getirdiğini söyleyelim.

Buna göre fiyatları yukarı itecek bir gelişme yaşanmaması halinde, ay sonuna kadar fiyatlarda önemli bir geri çekilme ihtimali bulunuyor.

Bu nedenle 14 Eylül gece yarısı 97 TL seviyelerine yaklaşması beklenen motorinin son zam olacağını ümit ediyorum. Piyasa koşullarının normalleşmesi halinde ay sonuna doğru 80 TL'lere kadar gerilemesini bekliyorum.

Ancak bunun gerçekleşmesi; yalnızca Brent petrolün değil, motorin ürün fiyatının, dolar/TL kurunun, rafineri marjlarının ve jeopolitik gelişmelerin birlikte nasıl seyredeceğine bağlı olacak.