Bahar ayları, doğanının uyanışına tanıklık eder… Biz de 2021'in ilkbaharında Başkent takımlarının kurtuluş mücadelesine tanıklık etmek istiyoruz.

Önce Ankaragücü'nün Hikmet Karaman ile başlattığı mücadeleye, Gençlerbirliği de Özcan Bizati ile katıldı.

Sarı-lacivertliler, Hikmet Hoca ile çıktıkları 9 maçta (4 Galibiyet- 3 Beraberlik -2 Yenilgi) 15 puan toplarken, Kırmızı- Karalar ise Özcan Bizati'nin görev yaptığı 4 hafta içinde ikisi deplasmanda (F.Bahçe- Alanya) olmak üzer üst üstte aldığı 3 galibiyet serisine evinde Erzurum maçının son saniyelerinde yediği gol ile son verdi. Özcan hoca, 4 haftada 10 puan topladı.

Bu sonuçlar aslında normal bir lig için çok önemli ama pandemi ile bambaşka bir çehreye sürünen Süper ligimizde ise ne hikmetse fazla bir şey farkettirmiyor. Böylelikle Hikmet Hocanın, 'Aşağıdaki takımların kaybetmesini istemiyorum. Güçlü olan ayakta kalır' tezi de futbol tabiriyle avuta çıkmış oldu. Konya maçında alınan beraberlikten sonra bunu kendi ağzıyla itiraf etti. 'Kazanıyoruz, puanları topluyoruz ama ancak bir sıra yükselebiliyoruz' diye acı gerçeği görmüş oldu.

Konya deplasmanında özellikle ilk yarıda rakibini çok iyi kapatarak Skubic'in pozisyonu dışında şans tanımayan Ankaragücü, 45+1'de Börven'in direkte patlayan şutundan sonra ikinci yarıya da gol bulmak için atak başladı. İstediğini de Badji ile elde etti. Ancak bu kez savunmada tehlike çanları çalmaya başladı. Hikmet hoca tam önlem için adam değiştirme hazırlığındayken Konya'nın golü geldi. Cepteki 2 puan da uçuverdi…

Gençlerbirliği'nde de durum farklı mı oldu? Elbette ki hayır. Küme düşmememe mücadelesindeki 7 takımı da ilgilendiren 6 puanlık Erzurum maçında, kırmızı -karalar tam mutlu sona ulaşacakken futbolcularının son derece acemice hareketlerinin kurbanı oldular. Özcan Bizati her şeyi kontrol altına almak için ne gerekiyorsa onu yaptı. Oyuncu değişikliklerinde de Lucas Mugni dışında isabetli kararlar verdi. Ayite'nin direkten dönen şutunda topu takip etmemesi ile son saniyelerdeki Erzurum golünden önceki köşe vuruşunda ofsayta düşme becerisini(!) göstermesiyle Mugni; 2 puan kaybında ofsayt atışındaki yaklaşık 20-25 metrelik mesafe ilhaline göz yuman hakem Suat Arslanboğa ile eşit derecede suçluydu.

Hafta içindeki süper lig mesaisinde hem Gençlerbirliği hem de Ankaragücü kaybettikleri bu puanları çok arayacaklar. Eğer hafta sonu oynanacak Başkent derbisi öncesinde bu kayıpları olmasaydı, Ankaragücü 35 puana sahip olarak çok arzuladığı yukarıya doğru sıçramasını gerçekleştirebilecek, Gençlerbirliği de bir rakibinin ümitlerini büyük ölçüde söndürecek ve puan farkını da 6'ya çıkaracaktı.

Böylelikle her iki takımda derbide olası bir beraberlikte kayıp ikişer puanları bir nebze de olsa tolere edebileceklerdi. Şimdi Pazar günü Başkentlileri kıran kırana geçecek bir derbi bekliyor. Çünkü bu maçta alınacak 3 puan oldukça değer kazandı…

Maçı kim kazanacak diye bir tahminde bulunmak oldukça zor. Derbilerde genellikle kesin favori yoktur. Yani hani o meşhur 'Top yuvarlıktır' deyiminin tam anlamıyla cuk oturacağı mücadeleye sahne olacak Eryaman Stadı…

Elimizden 'Hak eden kazansın' temennisinden başka da bir şey gelmiyor…