Ankara’nın en eski semtlerinden Ulus, müzeleri, anıtları ve sokak aralarına sinmiş hikâyeleriyle başkentin belleğini oluşturan bir açık hava arşivi. Yürüyerek keşfedilebilecek zengin bir kültür rotası sunan semtte, her durak bir döneme, bir hatıraya kapı aralıyor. İşte bir günde tamamlanabilecek 9 duraktan oluşan Ulus Kültür Rotası:
1. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ (KURTULUŞ SAVAŞI MÜZESİ)
Rota, 1. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Kurtuluş Savaşı Müzesi) ile başlıyor. 1920 yılında açılan ve Kurtuluş Savaşı boyunca meclis olarak kullanılan bu yapı, Cumhuriyet’in doğuşuna tanıklık eden en önemli adreslerden biridir. Ankara taşıyla inşa edilen iki katlı bina, tipik erken Cumhuriyet mimarisiyle sade ama güçlü bir duruş sergiler.
İçeri girdiğinizde, Atatürk’ün açılış konuşmasını yaptığı kürsü, orijinal meclis sıraları, döneme ait belgeler, gazete küpürleri ve savaş koşullarında alınan kararları gösteren detaylı sunumlar sizi bekliyor.Günümüzde müze olarak ziyarete açık. Ziyaret saatlerinde rehberli turlar da düzenleniyor. Özellikle tarih öğrencileri ve araştırmacılar için eşsiz bir arşiv niteliğinde.
2. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ (CUMHURİYET MÜZESİ)
Rotanın 2. durağında Meclisin hemen yanında yer alan 2. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Cumhuriyet Müzesi) ise Cumhuriyet’in ilanı ve ilk yıllarına ışık tutuyor.
İkinci TBMM binası olarak 1924-1960 yılları arasında kullanılman bina mimari olarak barok ve neoklasik unsurların erken Cumhuriyet anlayışıyla harmanlandığı bir yapı. Geniş merdivenleri, sütunlu girişi ve taş işçiliğiyle dikkat çeker. Meclis salonu, kabine odaları, Atatürk ve arkadaşlarının çalıştığı alanlar orijinal haliyle korunmuştur. Günümüzde müze olarak işlev gören yapıda Lozan Antlaşması’nın orijinal metni, Atatürk’ün bastonu, fötr şapkası, el yazısı notları gibi kişisel eşyalar sergileniyor.
3. ANKARA PALAS
Rotanın 3. durağında ise Ankara Palas yer alıyor. Ankara Palas, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarına tanıklık eden en prestijli yapılardan biri. 1924 yılında inşasına başlanan bina, 1928 yılında tamamlanarak dönemin “devlet konukevi” olarak kullanılmaya başlanmıştır. Mimarı, Cumhuriyet döneminin önde gelen isimlerinden Vedat Tek’tir. Neoklasik, Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemi mimarisini bir araya getiren yapı, cephe süslemeleri, yüksek tavanlı salonları ve geniş merdivenleriyle dönemin modernleşme idealini yansıtıyor.
Mustafa Kemal Atatürk, burada pek çok resmi davete katılmış, diplomatik görüşmeler gerçekleştirmiştir. Atatürk’ün yanı sıra, İsmet İnönü ve diğer Cumhuriyet kadroları da Ankara Palas’ta ağırlanmıştır. Bina uzun yıllar boyunca yabancı devlet adamlarının, elçilerin ve protokol konuklarının ağırlandığı bir diplomatik merkez olmuştur.
Ankara Palas, bugün T.C. Cumhurbaşkanlığı’na bağlı olarak hizmet vermektedir. 2021 yılında restore edilerek yeniden ziyarete açılan yapı, içindeki orijinal mobilyalar, dönemin sanatı ve objeleriyle birlikte adeta bir zaman kapsülüne dönüşmüştür.
4. ULUS MEYDANI VE ATATÜRK ANITI
Rotanın 4. durağında Atatürk Anıtı yer alıyor. Başkent'in simgesi haline gelen bu anıt, Cumhuriyet'in gençlik yıllarında Türkiye'nin Batı’ya dönük yüzünü ve Atatürk’ün liderliğini yansıtmak amacıyla yapılmıştır. Atatürk burada hem mareşal üniformasıyla hem de sivil kıyafetli bir devlet adamı olarak betimlenmiştir. At üzerindeki Atatürk heykeli, cesaret ve liderliği simgelerken, çevresindeki diğer figürler halkı, askerleri ve mücadeleyi temsil eder.
Günümüzde ulusal törenlerde çelenk bırakma noktası olarak da işlevini sürdüren anıt, Ankara'nın kamusal belleğinde önemli bir yer tutar.
5. ANKARA KALESİ
Rotanın 5. durağında Ankara Kalesi bulunuyor. Ankara'nın en eski yapılarından biri olan kale, hem savunma hem de yerleşim amaçlı kullanılmıştır. İçinde taş döşeli sokaklar, geleneksel evler, çeşitli sanat atölyeleri ve kafe gibi mekânlar yer alır. İç surlara çıkarak Ankara’nın 360 derece panoramik görüntüsü izlenebilir.
Günümüzde kaleyi ziyaret ücretsizdir.
Özellikle gün batımında fotoğrafçılar için popüler bir noktadır. Kale çevresindeki evler koruma altındadır ve kimi evler sanatçılar tarafından atölye olarak kullanılmaktadır.
6. ERİMTAN ARKEOLOJİ VE SANAT MÜZESİ
Rotanın 6. durağında Erimtan Müzesi bulunuyor. Bu özel müze, ağırlıklı olarak Roma, Urartu ve Bizans dönemine ait yaklaşık 2.000 eserden oluşur. Roma dönemi cam eserleri, mühürler, bronz aletler ve ziynet eşyaları dikkat çeker.
Ayrıca müze, modern sergi salonları ve mimarisiyle klasik yapıların arasında dikkat çeker. Günümüzde Sanat etkinlikleri, film gösterimleri ve caz konserleri gibi çağdaş etkinliklere de ev sahipliği yapar. Müzeye giriş ücretli ve müze kart geçerlidir.
7. RAHMİ M. KOÇ MÜZESİ
Rotanın 7. durağında Rahmi M. Koç Müzesi yer alıyor. Çengelhan, 16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman döneminde inşa edilen bir kervansaraydır. Ve Rahmi Koç tarafından restore edilerek sanayi, ulaşım, denizcilik, oyuncaklar ve iletişim teknolojileri gibi çok sayıda tematik koleksiyona dönüştürülmüştür.
Günümüzde müze, hem çocuklar hem yetişkinler için ilgi çekici, interaktif bir müze olarak işlev görmektedir. Müze içindeki kafede nostaljik atmosferde dinlenme imkânı da bulunur.
8. PİRİNÇ HAN
Rotanın 8 durağında ise tarihi Pirinç Han bulunuyor. İki katlı avlulu yapısıyla klasik Osmanlı ticaret hanı örneklerinden olan han uzun yıllar atıl durumda kaldıktan sonra restore edilerek yeniden işlevlendirilmiştir.
Günümüzde antikacılar, el sanatları atölyeleri, gümüşçüler, minyatür ustaları gibi esnafların mekânı haline gelmiştir. Avlusunda çay-kahve içilebilecek açık alanlar da bulunur. Ziyaret için herhangi bir ücret alınmaz.
9. HAMAMÖNÜ
Ve rotanın finali: Hamamönü. Restore edilen cumbalı evleri, taş sokakları ve ahşap panjurlu yapılarıyla nostalji vadeden bir bölgedir. El işi atölyeleri, minik sanat galerileri ve geleneksel lezzetler sunan kafelerle çevrilidir.
Günümüzde: Şehrin en popüler turistik bölgelerinden biri olan Hamamönü'nde özellikle Ramazan'da canlı müzik dinletileri, sokak sanatları etkinlikleri de düzenlenmektedir.