10 Mayıs Pazar ‘’Anneler Günü’’. Çiçekçiler dolacak, vitrinler süslenecek, art arda hediye kampanyası duyuruları yapılacak ve telefonlar daha sık çalacak pazar günü. Herkes annesine bir şeyler alma ve bir şeyler söyleme telaşında. Oysa bazı duygular vardır ki, ne bir güne sığar ne de birkaç cümleyle anlatılabilir.

Anne… Hayatın en sessiz kahramanı. Uykusuz gecelerin, bitmeyen fedakârlıkların, karşılıksız sevginin adı. Bir çocuğun ilk sığınağı, ilk öğretmeni, ilk dostudur anne. Düştüğümüzde dizimizi değil, kalbimizi okşayan odur. Büyüdükçe uzaklaştığımızı sansak da aslında her adımımızda onun izleri vardır.

Zaman ilerledikçe anlıyoruz: Anneler, biz fark etmeden kendilerinden eksilterek bizi çoğaltan insanlardır. Bir lokmayı bölüp büyüten, bir derdi sessizce yüklenen, bir tebessümle dünyayı güzelleştiren… Belki de bu yüzden, anne sevgisi hiçbir ölçüye sığmaz. Ne bir hediyeyle karşılanabilir ne de bir günle ödenebilir.

Bu pazar hayatta olan anneler için bir sarılma fırsatı. Belki uzun zamandır söylenemeyen bir “seni seviyorum” için bir vesile. Ama ya aramızda olmayanlar? Onlar için Anneler Günü, biraz daha derin bir sızı, biraz daha sessiz bir özlemdir. Bir fotoğrafa bakıp gülümserken gözlerin dolmasıdır. Çünkü bazı yokluklar, zaman geçse de eksilmez.

Devamı için tıklayınız.