Ankaragücü’de garip şeyler oluyor…

Gelişleri 4 gözle beklenen son transferler: uyum sorunundan mı yoksa yeterince hazır olamadıklarından dolayı mı bir türlü bekleneni veremediler… Bilemedik, anlayamadık doğrusu. Tolunay Hoca’nın “Maalesef bazı oyuncuların seviyelerinin altında olması, maçı kazanmamızı engelledi” şeklindeki doğru saptamasını biraz daha açalım dedik.

Morutan, bir kez Sivas deplasmanında parladı… Tamam Ankaragücü’nün beklentileri karşılanacak dedik ama Konya maçında yine yoktu.

Ya Rodrigues’e ne demeli? Aslında herkes onun Galatasaray’daki performansının yarısına bile fitken, o henüz ortaya bir şey koyamadı… Hatta ona oynayarak kendini bulma şansı tanıyan hocasını da zor duruma soktu. Üstelik tüm taraftarları heyecanlandıran Renaldo Cephas’ı da taca attı.

İlk 3 maçta attığı gollerle herkesin sevgisini kazanan Efkan Bekiroğlu, Ankaragücü yıldızını buldu diye sevinirken, son 3 maçta resmen “Aranıyor” afişlerini hak edecek konumdaydı.

Cem Türkmen ise Kaptan Tolga’nın yokluğunda eline geçen fırsatı kullanamadı gibi.

Ali Sowe gibi bir santrafor ile oynamaya alışkın Ankaragücü, Bajic’in dilinden anlamıyor… Hakkını yemeyelim Hanousek maçın başında onunla bir kez aynı dilden konuştu, o da gereğini yaptı.

Tolunay Kafkas’ın bir şanssızlığı da Ali Sowe’un yanı sıra Tolga Ciğerci, Mert Çetin ve Tasos’un sakatlık nedeniyle kadroda yer almamaları oldu. Galatasaray maçında bunlara bir de Kitsiou’nun eklenmesi G.Saray maçı öncesi hiç de hayırlı bir haber olmadı.

Maça baktığımızda tüm istatistiklerde Başkent takımı öndeydi… 2.yarıda ofansif neredeyse sıfır çeken Konya’da 2 santraforu Muhammed Demir ve Sokol Cikalleshi’inin eksikliğini çok aradı. Teknik Direktör Stanojevic, Çaykur Rize maçında sahasında aldığı yenilgiyi az da olsa telafi etmek için tüm hesaplarını beraberlik üzerine kurmuştu. Erken yedikleri golü çıkarmak için sol ve sağbeklerini kanat olarak kullanarak bu ikilinin ortak çabasıyla golü bulunca da adeta Çanakkale geçilmezi oynadı.

Seviyelerinin altında performans sergileyen sarı-lacivertli forvetlerin gücü de sonucu lehlerine çeviremeye yetmeyince bu sezon Ankaragücü’ne evinde gülmek haram oldu.

Şimdi anti Kafkasçıların eline fırsat geçti ya Başkan Koca’nın davranışlarından devreye girmeye meyilli olmasını iyi kullanarak değişim çalışmalarına hemen başlandı. G.Saray maçı öncesi de isteklerine kavuşmak için yaktıkları ateşi iyice harlamaya çalışıyorlar. Umutlarını da “bu hafta olmazsa da cumartesi akşamına” endeksli…

Haydi hayırlısı diyelim.

GENÇLER’E NE OLDU ÖYLE?

Trendyol 1.Lige süper bir giriş yapan Gençlerbirliği’ne nazar mı değdi demekte biraz hafif kalır. İlk 4 haftada 3 galibiyet 1 beraberlikle topladığı 10 puanla averajla 3’üncülüğe yerleşen Başkent ekibi önce evinde oynadığı İstanbul’un yıldızlar topluluğu Eyüp maçında Hakem Ali Yılmaz’ın gadrine uğradı. Bu konuda suçu Sinan Kaloğlu ile futbolcularına yıkmak büyük haksızlık olurdu.

Bu durumda elbette ki takımın moral – motivasyonunu kötü anlamda etkilememesi olanaksızdı. Ama doğrusu Bandırma maçındaki kötünün de ötesinde bir görüntü beklemiyorduk. Takımın iki önemli stoperinin art arda üstelik acemice kırmızı kart görmeleri affedilecek gibi şey değil. Ancak benim en çok şaşırdığım, o açıklamayı yaptığı ana kadar çok güvendiğim, maç sonlarında doğru değerlendirmeler yapan Teknik Direktör Sinan Kaloğlu’ndan kötü skoru Bandırma’nın rüzgarına bağlamasına doğrusu bir anlam veremedim.

Gençlerbirliği’nin önemli eksiklerle bu hafta sahasında oynayacağı Manisa maçında göstereceği mücadeleyi doğrusu merakla bekliyorum. Beklentim, bir teknik direktörün kısa bir sürede moral açısından dibe vurmuş bir takımı ayağa kaldırıp kaldıramayacağıdır. Bu da bana göre hocanın kalitesini büyük ölçüde ortaya çıkartacak önemli bir göstergedir.

Bekleyip göreceğiz.