Ümraniye'nin Bandırma'ya kaybettiği hafta Gençlerbirliği'ni 3-0'la geçerek liderlik koltuğunu puan farkıyla ele geçiren Ankaragücü, bu avantajın verdiği moral-motivasyonu sezon sonuna kadar sürdürerek farkı koruma amacındaydı.
Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Bu kez rakip dişliydi. Son haftalarda aldığı sonuçlarla dikkat çeken ve istim üzerindeki İstanbulspor, şampiyonluktaki iddialı Samsun ve Ümraniye'yi devirmiş Bandırma ile deplasmanda berabere kalmıştı.
Her ne kadar İstanbulspor, Mustafa Dalcı'nın çok yakından bildiği takım olsa da oyun anlayışı ve rakibinden tam 5 yıl daha genç oluşuyla (A.Gücü ilk 11'nin yaş ortalaması 30.1- İstanbul'un ise 25.1) fark yaratıyor, emin adımlarla zirveyi zorluyordu.
İstatistiklere baktığımızda her şey çok bariz bir şekilde Başkent ekibinin lehineydi… Topla oynamada 64'e 36, şutlarda 24'e 5, başarılı paslarda 372'ye 186, kornerde 10'a 1, ortada 38'e 2 üstündü.
Ama etkinlikte ise İstanbul fark yarattı. Bulduğu az fakat öz 5 şuttun 4'ü isabetliydi ve bunlardan da kendisine altın değerinde 3 puan getiren golü de bulmayı başardı.
Karşılaşma Ankaragücü'nün lehine başladı gibi gözükse de aslında İstanbulspor'un arzuladığı oyun sistemine dönüştü. Sahasında kalarak hızlı kontrataklarla sonuca gitmeyi amaçlayan konuk takım bu isteğine 23'üncü dakikada Etemi'nin golüyle ulaştı.
Sarı-lacivertliler, baskılı gözükse de ilk ciddi atağını 45.dakikada buldu. Eren Derdiyok'un kafa vuruşunda kaleci Alperen ters eliyle tehlikeyi kornerle önledi.
İkinci yarıda 55'ten sonra her şey Ankaragücü'nün lehine gelişti. Ologo, Eren'i ceza alanı dışında iterek düşünce takımın 10 kişi bıraktı. Bundan sonra tamamen kapanan rakibi aşmak için sarı-lacivertli ekibin en önemli silahı olan duran top organizasyonları için bir fırsattı. Ancak İstanbulspor, ceza alanı içinde santrafor Eren kadar tehlikeli olan stoperler Sinan ve Yusuf'un da topla buluşmasına rahatlıkla engel oldu. Daha önceki maçlarda son dakikaları çok iyi değerlendiren Ankaragücü, bu kez 90+5'te kaleci Alperen'in de kırmızı kart görmesiyle 9 kişi kalan rakibine karşı en azından beraberlik için tüm gücüyle saldırdı ama başarılı olamadı.
'Bu bizim için bir tecrübe oldu' diye maçı değerlendiren Mustafa Dalcı'ya cevabımız; 'Kadrolarını ciddi bir şekilde güçlendiren rakipler karşısında umarız ki sonu hüsran olmasın' demekten başka elimizden bir şey gelmiyor.
Neyse ki Ümraniyespor'da zirve mücadelesi veren Erzurumspor ile berabere kalarak, Ankaragücü'nün üzüntüsünü biraz olsun azalttı.
GENÇLER 2. KEZ ALTINORDU İLE AYAĞA KALKTI
Gençlerbirliği belki de bu sezonun en ilginç takımı… Oldukça kısıtlı bütçe ve dar kadrosuna rağmen çok inişli -çıkışlı bir grafiğe sahip.
3'lü- 5'li bloklar halinde ya üst üstte kazanıyor ya da arka arkaya yenilgiler alıyor. Ama işin iyi tarafı, kötü biten her dönemden sonra ayağa kalkmasını biliyor.
Aslında asıl nedeni kadronun çok kısıtlı olması… Deneyimli Teknik Direktör Metin Diyadin, gecesini gündüzünü yetiştiği ve geliştiği bu takım için harcayarak, önce geç kurulmadan dolayı iyi bir hazırlık döneminden geçirmemenin dezavantajlarını ortadan kaldırdı, sonra bir kadro istikrarı sağladı. 5 haftada alınan 1 puandan sonra ne tesadüftür ki ilk ayağa kalkış 3-2'lik Altınordu galibiyeti ile gerçekleşti.
Sakatlıklar, cezalılar ve hastalıklar nedeniyle son 5 haftada aldığı sonuçlarla çok sıkıntıya düşen Gençlerbirliği, galibiyete hasret kalmasının yan ısıra beraberlik bile alamadığı gibi attığı 2 gole karşın kalesinde 13 gol görmesi doğrusu taraftarlarını kadar Cumhuriyetimizle yaşıt bir kulübün içine düştüğü bu durum gerçek futbolseverleri de endişelendiriyordu.
Son derbi yenilgisinden sonar Diyadin hocanın 'Bu takım ayağa kalkacak' diye iddialı maç sonu demeci pek de ümitkar karşılanmadı. Kadro yine çok eksikti, iyileşerek esame listesinde olanlar da henüz tam olarak hazır değildi.
Üstelik genç yeteneklileri Türk futboluna kazandırmakla ünlenen Altınordu, içine düştüğü kötü durumdan kurtulmak için takımını tecrübeli futbolcularla yaşlandırmıştı. Kırmızı-siyahlıların 25.2'lik yaş ortalamasına karşın futbolun altyapısı konumundaki İzmir ekibinin ilk 11'nin yaş ortalaması 26.2'ye yükselmişti.
Maça hızlı başlayan ve 25.dakikada öne geçen rakibi karşısında Gençlerbirliği için ilk yarının sonu kırılma noktası oldu. Sandro Lima'nın muhteşem golüyle eşitliği yakalayan Başkent ekibi bu skorla soyunma odasına moralli girdi. İkinci yarıya da hızlı başlayan Kırmızı-siyahlılar, 56.dakikada Eleke ile 2-1 öne geçti.
Altınordu'nun son anlardaki baskısını savunmasının başarısıyla geçiştiren Başkent ekibi, maçı kazanarak kötü seriyi sona erdirdi. Şimdi bu galibiyetin anlam kazanması ve takımının rahat bir nefes alması için Salı günü oynayacağı Samsun maçı büyük önem taşıyor. Hem Gençlerbirliği, ilk yarıda deplasmanda oynadığı ve son dakikada yediği golle beraber kalmasının acısını hala içinde yaşıyor.