Avukat Gözde Korkmaz, sorularımıza samimi yanıtlar vererek “kira fırsatçılığına” karşı devlet tarafından atılması gereken adımları da değerlendirdi.

· Üniversiteye yeni başlayan öğrenciler için en büyük sorunlardan biri ev bulmak. Sizce barınma krizinin temel nedenleri neler?

Barınma krizinin temelinde aslında birkaç farklı faktörün birleşimi yatıyor. Öncelikle Türkiye’de üniversite kontenjanları her yıl artmasına rağmen devlet yurtlarının kapasitesi aynı oranda büyütülmedi. KYK yurtlarının sayısı artmış olsa da bu artış talebi karşılayacak seviyede değil. Büyük şehirlerde konut fiyatları zaten oldukça yüksek; buna son yıllarda artan enflasyon, kiralık daire arzının azalması ve özellikle yabancılara yapılan satışların etkisi eklenince öğrenciler ciddi bir sıkışmışlık yaşıyor. Ayrıca bazı bölgelerde apartman yönetimlerinin öğrencilere ev vermek istememesi, “öğrenciye kiralanmaz” ilanlarının artması da süreci zorlaştırıyor. Bu tablo öğrencilerin ya çok yüksek bedellerle ev tutmasına ya da sağlıksız, kalabalık ortamlarda yaşamak zorunda kalmasına neden oluyor.

Sayfa 2 Röp (4)-3

“KİRA BEDELİ ELDEN DEĞİL BANKA YOLUYLA ÖDENMELİ”

· Ev kiralamak isteyen öğrenciler kira sözleşmesinde hangi noktalara özellikle dikkat etmeli?

Öğrencilerin en çok gözden kaçırdığı konu kira sözleşmesinin detaylarıdır. Öncelikle mutlaka yazılı sözleşme yapılmalı ve her iki taraf imza atmalıdır. Sözleşmede kira bedeli, ödeme günü, depozito miktarı, aidat ve apartman giderlerinin kime ait olduğu açıkça belirtilmelidir. Eğer ev eşyalıysa, eşyaların listesi tek tek yazılmalı ve durumu fotoğrafla kayıt altına alınmalıdır. Ayrıca öğrenciler kira bedelini elden değil, banka yoluyla ödemelidir; çünkü ileride doğabilecek uyuşmazlıklarda banka dekontu çok güçlü bir delil olur. Öğrencilerin sözlü anlaşmalara güvenmemesi, her şeyi yazılı hale getirmesi büyük önem taşıyor.

· Ev sahiplerinin fırsatçılık yaparak yüksek kira istemesi veya kısa süre içinde zam talep etmesi hukuken nasıl değerlendiriliyor?

Hukuken ev sahibinin istediği gibi kira artırması mümkün değildir. Türk Borçlar Kanunu’na göre kira artış oranı, bir önceki yılın 12 aylık TÜFE ortalamasını geçemez. Hatta geçen yıla kadar devlet, kiracıyı korumak amacıyla yüzde 25’lik kira artış sınırı getirdi, bu oran geçen yıldan itibaren aylık TÜFE oranlarına endekslendi. Bu durumda ev sahibi, sözleşme bitmeden zam yapamaz ve keyfi şekilde kirayı artırmayı dayatamaz. Öğrenciler bu tür durumlarla karşılaştığında noter aracılığıyla itiraz edebilir, hatta gerekirse sulh hukuk mahkemesine başvurarak hakkını arayabilir. Yani ev sahibi “ya zammı kabul et ya da çık” dediğinde öğrenci bu baskıya boyun eğmek zorunda değildir. Ancak ne yazık ki öğrenciler çoğu zaman hukuki haklarını bilmedikleri için ev sahiplerinin taleplerini kabullenmek zorunda kalıyor.

“DEPOZİTO BANKADA YASAL GÜVENCEYE ALINMALI”

· Öğrenciler ev tutarken depozito konusunda nelere dikkat etmeli?

Depozito en çok yanlış uygulanan konulardan biridir. Kanuna göre depozito bedeli en fazla üç aylık kira tutarı olabilir. Bu para kesinlikle ev sahibine elden verilmemelidir. Yapılması gereken, bir banka hesabı açıp bu tutarı vadeli hesaba yatırmak ve her iki tarafın da bunu bilmesini sağlamaktır. Bu yöntem, kira ilişkisi sona erdiğinde depozitonun geri alınmasını güvence altına alır. Aksi durumda öğrenciler çıkışta “boya yapılmadı, eşya zarar gördü” gibi bahanelerle depozitoyu geri alamıyor. Hatta bazen ev sahipleri depozitoyu haksız şekilde kullanabiliyor. Bu nedenle öğrenciler, bankada depozito hesabı açtırarak yasal güvence elde etmelidir.

· Sözleşme yapılmadan eve yerleşmek veya sadece elden para vermek gibi hatalarla sık karşılaşıyor musunuz?

Maalesef bu hatalar çok sık görülüyor. Öğrenciler bazen “nasıl olsa kısa süre kalacağım” diyerek sözleşme yapmadan eve taşınıyor. Hatta bazıları sadece ev sahibine elden para vererek oturmaya başlıyor. Ancak bu durumda öğrenci hiçbir hukuki hak iddia edemiyor. Ev sahibi “çık” dediğinde çıkmak zorunda kalıyor, depozitoyu alamıyor, hatta kira bedelini artırmak istediğinde hiçbir şekilde itiraz edemiyor. Yazılı sözleşme, öğrenci için hem hukuki koruma sağlar hem de ev sahibinin keyfi uygulamalarını engeller. Dolayısıyla öğrencilerin mutlaka yazılı ve detaylı bir kira sözleşmesi yapması gerekiyor.

Sayfa 2 Röp (2)-6

“AİLELER ÇOCUKLARINA HUKUKİ BİLİNÇ KAZANDIRMALI”

· Aileler çocuklarının barınma sorununu çözmek için hangi hukuki adımları atmalı?

Aileler çocuklarını tek başına bu süreçte bırakmamalı. Öğrencinin yaşı küçükse veya hukuki süreçlere hâkim değilse kira sözleşmesine ebeveynlerden birinin de imza atması güvence sağlar. Bu durum, ev sahibinin gözünde de güven yaratır. Ayrıca aileler, çocuklarına kira bedelini banka üzerinden ödemesi, elden para vermemesi ve her evrakı saklaması gerektiğini öğretmelidir. Kira sözleşmesini birlikte incelemeleri, detayları kontrol etmeleri ileride doğabilecek anlaşmazlıkların önüne geçer. Yani aslında ailelerin, çocuklarına sadece ekonomik destek vermesi değil, aynı zamanda hukuki bilinç kazandırması da büyük önem taşıyor.

“FIRSATÇILIK YAPANLARA AĞIR YAPTIRIMLAR UYGULANMALI”

· Barınma krizinde devletin rolü nedir? Sizce hangi adımlar atılmalı?

Devletin barınma sorununu çözmek için çok daha kapsamlı adımlar atması gerekiyor. Öncelikle devlet yurtlarının kapasitesi artırılmalı, öğrencilerin barınabileceği uygun fiyatlı alternatifler yaratılmalıdır. Ayrıca öğrenciler için özel bir kira desteği fonu oluşturulabilir. Belediyelere öğrenci evleri açma ve işletme yetkisi verilmesi de bir diğer çözüm olabilir. Bunun yanı sıra, kira artış sınırının öğrencilere özel daha da sıkı uygulanması, fırsatçılık yapan ev sahiplerine ağır yaptırımlar getirilmesi gerekiyor. Devlet, sadece kira artışına sınırlama getirmekle yetinmemeli; öğrencilerin güvenli, sağlıklı ve uygun fiyatlı konutlara erişimini bir sosyal hak olarak görmelidir.

· Son olarak öğrenciler barınma konusunda kendilerini nasıl koruyabilir?

Öğrencilerin yapabileceği en önemli şey bilinçli davranmaktır. Öncelikle aceleyle ev tutmamaları, kira bedellerini piyasa ile karşılaştırmaları ve sözleşme imzalamadan önce mutlaka bir büyüğüne veya bir avukata danışmaları gerekir. Banka üzerinden kira ödemek, depozitoyu bankada saklamak ve sözleşmenin her maddesini okumak onların en güçlü koruma kalkanıdır. Ayrıca bir problem yaşadıklarında “nasıl olsa çözülmez” diyerek susmamaları, haklarını aramaları önemlidir. Çünkü hukuken öğrenciler sanıldığının aksine çok güçlü bir korumaya sahiptir. Bilinçli adımlar atılırsa fırsatçılık yapan ev sahiplerinin mağduriyet yaratması büyük ölçüde engellenebilir.

Kaynak: BAŞKENT GAZETESİ - Tolga ALCA